Doç. Dr. Handan Çipil Açıklaması 'Anemi Tedavi Edilebilen Bir Rahatsızlıktır'
Erişkin Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Handan Çipil, halk arasında kansızlık olarak da bilinen anemi hastalığının nedenlerine göre değiştiğini belirterek, kansızlığın tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu söyledi.

“Aneminin en sık rastlanan belirtisi halsizliktir”
Anemi belirtileri hakkında bilgi veren Doç. Dr. Handan Çipil, “Yeterince demir, folik asit veya B12 vitamini içermeyen bir beslenme tarzı vücudunuzdaki alyuvar yapımını engelleyebilir. Vücudunuz alyuvar üretebilmek için ayrıca C vitamini, riboflavin ve bakıra da gereksinim duyar. Vücudunuzda besin maddelerinin emilimini zorlaştıran durumlar da alyuvar yapımını engelleyebilir. Aneminin en sık rastlanan belirtisi halsizliktir. Kişi kendini yorgun ve bitkin hisseder. Kişi, günlük normal işlerini yapabilmekte dahi zorlanabilir. Bunlar dışında nefes darlığı, baş dönmesi, baş ağrısı, el ve ayaklarda soğukluk, soluk cilt, göğüs ağrısı görülebilir. Hafif ve orta derecedeki anemiler de belirtiler hafiftir veya hiç olmayabilir” dedi.
“Kansızlık tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır”
Hastanın tıbbi ve ailesel geçmişi, muayene bulguları ile laboratuvar tahlilleri anemi tanısı koymak için yeterli olduğunu belirten Doç. Dr. Çipil, kansızlığın tedavi edilebilen bir rahatsızlık olduğunu kaydetti.
Doç. Dr. Çipil, “Anemi tanısında ilk yapılan test genellikle hemogram olarak adlandırılan tam kan sayımıdır. Hemogram da kanın birçok bölümü ölçülür. Anormal sonuçlar anemi dışında başka bir kan hastalığı, enfeksiyon veya başka bir durumun habercisi de olabilir. Yani anemi bazı durumlarda belirti olarak da ortaya çıkabilir. Hematolog gözüyle altta yatan sebeplerin ayırıcı tanısı çok iyi yapılmalıdır. Anemi tedavisi, nedenlerine göre değişir. Tedavide, aneminin nedeni ve şiddetine göre beslenme değişiklikleri, takviyeler (destek vitamin ve mineraller) ve bazı ilaçlar, kan nakli veya kemik iliği nakli ile cerrahi, başvurulan yöntemler arasındadır. Tedavide amaç, kanın taşıyabileceği oksijen miktarını artırmaktır. Bu da alyuvarların sayısını ve hemoglobin düzeylerini artırarak yapılır. Tedavide diğer bir amaç, aneminin altında yatan nedeni ya da durumu tedavi etmektir. Enfeksiyon tedavisi için antibiyotikler, aşırı adet kanamasını önlemeye yönelik hormonlar, daha fazla alyuvar yapımını uyarmak için yapay eritropoietin hormonu, bağışıklık sisteminin kendi alyuvarlarını yok etmesini önleyecek ilaçlar, kan veya ilik kök hücre nakli, anemiye neden olan ve hayati tehlike oluşturan ciddi bir kanama varsa cerrahi müdahale bunlar arasındadır” diye konuştu.
Doç. Dr. Handan Çipil ayrıca, “Yeterince demir, folik asit veya B12 vitamini içermeyen bir beslenme tarzı vücudunuzdaki alyuvar yapımını engelleyebilir. Vücudunuz alyuvar üretebilmek için ayrıca C vitamini, riboflavin ve bakıra da gereksinim duyar. Vücudunuzda besin maddelerinin emilimini zorlaştıran durumlar da alyuvar yapımını engelleyebilir” şeklinde konuştu.
