Doç. Dr. Baçcıoğlu Açıklaması 'İnsanların 3'Te 1'İ Verem Mikrobu İle Karşılaşmışlardır'
Dünyadaki insanların 3’te 1’inin hayatının bir döneminde verem mikrobu ile karşılaştığına dikkat çeken Doç. Dr. Ayşe Baçcıoğlu, “Verem mikrobu vücuda girdiğinde hastalık oluşturmadan akciğerlerde yıllarca uyur durumda kalabilir” dedi.

“Hastalık en sık hava yoluyla bulaşır”
İnsanların hastalığa yakalanma yollarına dair Doç. Dr. Baçcıoğlu, “En sık olarak veremli kişiden sağlıklı kişiye öksürme, hapşırma ve konuşma yoluyla saçtığı damlacıklar yani hava yoluyla bulaşır. Tedavi olmamış bir verem hastası yılda 3-10 kişiye bulaştırır. Verem hastalığının belirtileri bronşit veya zatürreye benzeyebildiği için tanı gecikebilmektedir. Akciğer vereminin belirtileri en sık olarak 3-4 haftadır geçmeyen öksürük, balgam, kan tükürme, göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır. Ayrıca gece terlemesi, istemeden kilo kaybı, halsizlik ve iştahsızlık da genel belirtilerdir. Bu belirtilerin antibiyotikler, nefes açıcı ve diğer ilaçların kullanımına rağmen gerilememesi tipiktir. Ayrıca akciğer dışında vücudun diğer organlarında da verem gelişebilir ve o organa özgü belirti görülebilir” şeklinde konuştu.
“Verem karakter değiştiriyor”
Son 15 yıldır verem hastalığının karakter değiştirmeye başladığına değinen Ayşe Baçcıoğlu, “Verem hastalarının önemli bir kısmında ilaçlara karşı direnç geliştiği saptanmıştır. Bu durumlarda yüzde 98 olan tedavi başarısı yüzde 50’lere, bazı durumlarda çok daha aşağılara düşer. Direnç gelişiminin en önemli nedeni ilaçların düzensiz alınmasıdır. Buna karşılık ‘Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisi’ ile hastaların ilaçlarının her dozunu mutlaka bir tıp personelinin gözetimi altında alması sağlanmaktadır. Ülkemizde de ‘Doğrudan Gözetimli Tedavi’ uygulanmaktadır. Dünyadaki insanların üçte biri verem mikrobu ile karşılaşmışlardır. Verem mikrobu vücuda girdiğinde, ya hastalık oluşturmadan akciğerlerde yıllarca uyur durumda kalabilir veya kişinin vücut direncinin azaldığı durumlarda hastalık oluşturabilir. Tüberkülin Deri Testi (PPD) ile kişinin daha önce tüberküloz mikrobuyla karşılaştığı anlaşılabilir, ancak bu sonuç kişinin hasta olduğunu göstermez ve çevresine karşı bulaştırıcılığı yoktur. Küçük yaşta olan çocuklar ve bağışıklığı baskılanmış erişkinlerde test sonucu pozitif çıktığında tüberküloz koruyucu tedavisi verilerek hastalık riski önlenebilir” diye belirtti.
