Memur-Sen'den Referandum Değerlendirmesi
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, anayasa değişikliği referandumuna ilişkin, “16 Nisan’da milletimiz, içerideki vesayet mahfilleri yanında dışarıdaki vesayet destekçisi ülkeleri de tekrar tevessül edemeyecekleri şekilde devre dışı bırakmıştır” dedi.

“Hiç kimse ama hiç kimse, milletin kararını yanlış yorumlama, kararlılığına duyarsız kalma hatasına düşmemelidir”
“Yaşlısından gencine, kamu görevlisinden işçisine, kadınından erkeğine, tercih ’evet’ diyenden demeyenine fert fert bütün milletimiz; iradesine ket vurulamayacak, özgürlüklerin önüne set çekilemeyecek, vesayetin esamesine, ihanetin zerresine tahammül edilmeyecek bir gelecek ve Türkiye noktasında milli mutabakatını ortaya koymuştur” diyen Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:
“16 Nisan, bu yönüyle bir uyanış, diriliş ve şahlanış miladı olarak tarihe kaydedilmiştir. 17 Nisan, milletimizin hem kendisinin hem ülkesinin hem de dünyanın yarınlarına yön verme noktasındaki hür iradesini haykırışının ilk günüdür. 16 Nisan’da yaşanan ve 17 Nisan’dan itibaren yola çıkan milletin, tarihin akışını değiştirme gücüdür. Hiç kimse ama hiç kimse, milletin kararını yanlış yorumlama, kararlılığına duyarsız kalma hatasına düşmemelidir. Türkiye’deki herkes, her kesim, her kurum, her parti, her sivil örgüt bu karara sadece saygı duymamalı, milletin iradesinin gereklerini yapmak konusunda referandumda tercihi ne olursa olsun sorumluluk almak heyecanını, birikimini bütün samimiyetiyle ortaya koyacağını da milletin huzurunda deklare etmelidir. Milletimiz tarafından onaylanan anayasa değişikliğinin gövdesini oluşturan cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bütün kural ve kurumlarıyla yürürlüğe gireceği 3 Kasım 2019 tarihine kadar geçecek iki yılı aşkın süreç, siyaset kurumunun bütün taraflarının, sivil toplum mecrasındaki bütün kuruluşların, toplumun farklı siyasi ve ideolojik fikirlere sahip bütün katmanlarının sözünü, fikrini, eleştiri ve görüşlerini yansıtacağı katılımcılığı ve katkıyı esas alan demokratik paylaşım sürecine dönüştürülmelidir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine yönelik ikincil mevzuatın oluşturulmasında, fikirleri, birikimleri ve tepkileriyle bütün toplumun söz söylemesi, sistemin ortak akılla, bihakkın kurulmasının ilk şartı olarak görülmeli ve bunun gereği yerine getirilmelidir.”
“Birbirine sırt dönmenin bize ödettiği faturaları unutmadan, geleceğe dair güvenli adımlarla yol almalıyız”
Anayasa değişikliğiyle vesayet sisteminin, millete rağmenci anlayışın bertaraf edildiğini ortaya koymak adına en net irade beyanının, yeni hükümet sisteminin fiili uygulama zeminlerini ve bunun hükümlerini barındıracak kuralları, kurumları hep birlikte oluşturduğunu kaydeden Yalçın, “Doğrudan millet tarafından onaylanan anayasa değişikliğinin gereği olarak, siyasetin pratikleri ve devlet yönetiminin işleyişi noktasında yeni bir devir başlamıştır. Bu devrin hayat bulmasını, vesayetin yok olmasını engellemek adına referandum sürecine doğrudan müdahil olan ülkelerin, uluslararası platformların tutumları, millet tarafından hem bertaraf edilmiş hem de kaydedilmiştir. 16 Nisan’da milletimiz, içerideki vesayet mahfilleri yanında dışarıdaki vesayet destekçisi ülkeleri de tekrar tevessül edemeyecekleri şekilde devre dışı bırakmıştır. Referandumdaki ’evet’ kararını, milletimizin; terörün, ihanetin, küresel sömürünün öznelerini, tetikçilerini eylemlerini, söylemlerini, kumpas ve tezgahlarını sınır dışı etme kararı, yurda sokmama kararı olarak görüyoruz. Anadolu’nun bütün renkleriyle birlikte ve hür yaşadığı, farklılıkların zenginlik, vatandaşlığın hukuki eşitlik olarak yaşandığı yeni Türkiye, sadece insanlarımız için değil dünya mazlum ve mağdurları için de güven ve adalet kapısıdır. Bunun bilincinde olarak, 17 Nisan’dan itibaren üreten Türkiye, büyüyen Türkiye, gelişen Türkiye, çözüm üreten, sorun tüketen Türkiye, demokratik devletin, özgür bireyin, sivil toplumun cari olduğu Türkiye için ter akıtmalı ve kafa yormalıyız. Türkiye’yi hak ettiği yere birlikte, el ele taşımalıyız. Kamplaşmanın, kutuplaşmanın, birbirine sırt dönmenin bize ödettiği faturaları unutmadan, geleceğe dair güvenli adımlarla, istikrarı kuşanmış bir siyasal kurguyla yol almalıyız. Bunu başarırsak, ufku açık millet; yolu açık Türkiye’yi hem kuracak, hem koruyacak hem de hak ettiği zirveye taşıyacaktır” değerlendirmelerinde bulundu.
Memur-Sen ailesi mensuplarına, sivil toplum kuruluşlarına, siyasi partilere, bu değişikliğin gündeme ve milletin önüne getirilmesine liderlik eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür eden Yalçın, “İstiklal Marşı’mızın ilk sözü, şerre ve batıla karşı mücadelede inanç ve medeniyet değerlerimizin özü olan ‘Korkma’ duruşunun bütün mecralarda tezahürüne zemin oluşturacak olan anayasa değişikliğinin ve cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin, milletimize, ülkemize, bölgemize, insanlığa huzur refah, barış ve adalet getirmesi, zulmün ve zulmü besleyen dünya düzeninin sona ermesi noktasında sağlayacağı fırsat ve imkanları milletimizle birlikte oluşturma inanç ve kararlılığında Allah daima yar ve yardımcımız olsun” dedi.
