Kızlar Da Erken Ergenlik Dönemine Dikkat!
Op.Dr. Evrim Aksoy, erken ergenlik dönemine dikkat çekerek, “Pek çok ailenin mücadele ettiği erken ergenlik tedavi edilmediğinde hastalıklara davetiye çıkarıyor. Özellikle erken ergenlik problemine kız çocuklarda daha sık rastlanıyor, kısa boylu kalma ve psikolojik problemler gibi sorunlara neden oluyor.” dedi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Evrim Aksoy, kız çocuklarının ergenlik dönemi ile birlikte yaşadığı fizyolojik değişimlere dikkat çekerek şu bilgileri verdi:
“Kadınlık hormonun aktifleştiği ve doğurganlığın dâhil olduğu yeni bir başlangıç evresidir. Kısacası puberte (ergenlik), adet kanaması ve kadınlık hormonunun devreye girmesi ile kız çocuklarının genç kızlığa geçiş sürecini ifade eder. Kadınların hayatlarındaki ilk köklü değişim evresi ile vücut fizyolojik ve psikolojik olarak değişime uğrarken, menopoz dönemine kadar oluşan değişimler sistematik bir şekilde devam eder.
Puberte döneminde meydana gelen değişimler nelerdir?
Kız çocukları 9- 13 yaşları arasında erkeklerden 2 yıl önce olgunlaşmaya başlar. Genellikle bu yaşlar arasında değişim süreci başlarken, daha önce ya da daha sonraki yaşlarda da puberte söz konusu olabilmektedir. Bu gibi durumların normal kabul edilmemesinin yanı sıra, araştırılması için mutlaka uzman bir doktora başvurulması önerilir.
Puberte döneminde genç kızlarda meydana gelen değişimler sırası ile telarş, pubarş ve menarştır. Öncelikle göğüsler belirginleşir daha sonra koltuk altında ve genital bölgede tüylenme başlar ve son olarak adet kanaması ile geçiş süreci tamamlanır. Vücudun yaşamış olduğu değişimler birkaç yıl içerisinde gelişmeye devam eder.
Telarş ( göğüs gelişimi ) ve menarş ( ilk adet kanaması ) birbirine bağlantı olarak aynı zamanlarda gerçekleşir. Kız çocuklarının pubertal gelişimin ilk öncüsü telarşın başlamasıdır. Telarştan sonra kız çocuğunun büyümesi hızlanır, boyu uzar, göğüs başı kabarır, pubis ve aksilla tüyleri daha çok belirginleşir. Değişim süreci, pubertal gelişimin bir sonraki değişim evresi menarş ile devam eder.
Ancak bazı durumlarda boy uzamasının telarştan önce başlaması söz konusu olabilir. Kız çocuklarının yaklaşık %15-20’sinde ise pubertenin ilk belirtisi olarak pubis tüylenmesi görülebilir. Ancak pubis tüylenmesine rağmen meme gelişiminin 6 aydan daha uzun bir süre gecikmiş olması, androjen yüksekliğinin neden olduğu bir hastalık durumunu gündeme getirebilir. Bu nedenle gelişim evrelerinin takibinin yapılması ve anormal durumlarda teşhis için doktora başvurulması oldukça önemli bir konudur.”
3-Erken ergenliğe giren çocuklar akranlarından önce büyümeye başladıklarından kemiklerdeki büyüme noktaları daha önce kapanacağından, sonuçta akranlarından daha kısa boylu olurlar,erkenden yaşadıkları adet kanaması, erişkin görünüm gibi olaylar psikolojik açıdan da çocuğu zor duruma sokabilir. Eğer altta yatan tıbbi bir problem varsa (beyin tümörleri gibi) tanı konulmakta geç kalınırsa hayatı tehdit edebilir.
4- Altta yatan başka ciddi bir problem yoksa; tedavi, erken girilmiş bu ergenliğin durdurulmasına yöneliktir. Aileler böyle bir durumu farkettiklerinde ilk yapılması gereken şey doktora başvurmaktır.Tedavide hormon içeren ilaçlar ile ergenlik durdurulup daha sonra zamanı geldiğinde gelişmenin devamına izin vermek için ilaçlar
kesilir.Tedavinin yan etkilerinden korkmak yerine tedavi edilmemesi halinde ortaya çıkacak problemleri önlemek çok daha önemlidir.
5- Bu çocuklar çocuk olmaları gereken yaşta ergenliğin getirdiği değişimleri yaşamak zorunda kaldıklarından psikolojik olarak durumlarını kabullenmekte zorlanmaktadırlar. Oyuncak bebekleriyle oynayan kız çocuğu birden adet kanaması ve hijyenik pedlerle uğraşmak zorunda kalmaktadır. Ergenlik çağında çocuk kendini, ne çocuk ne de ergen olarak görebildiğinden kimlik çatışması yaşamaktadır. Bu dönemde aileleriyle, arkadaşlarıyla, okul ve öğretmenleri ile çatışmalar yaşamakta, agersifleşme , kendine güvensizlik , kendini beğenmeme gibi pek çok olumsuz duygular hissetmektedir. Bu dönemde madde bağımlılğı , intihar eğilimi gibi ciddi sorunlar sık görülmekte olduğundan ailelerin bu anlamda psikiyatrist ve/veya psikolog yardımı alması çok önemlidir.
