Firari PKK Sanığının Annesi Açıklaması 'Oğlum Vicdan Azabı Çekiyor'
Kayseri’de 15 askerin şehit, 54 askerin gazi olduğu 17 Aralık 2016’da düzenlenen canlı bomba saldırısı ile ilgili açılan davada Fıro kod adlı firari sanık Ferhat Tekiner’in tutuksuz yargılanan annesi, mahkemede oğlunun Kuzey Irak’ta çalıştığını, kandırıldığı için vicdan azabı çektiğini söyledi. Canlı bombanın annesi ise “Çocuğumun böyle bir olaya karıştığı için üzgünüm. Allah bu durumu kabul etmez” dedi. Bir vatandaş da duruşma arasında sanıklara 15 şehidin fotoğrafını göstererek, “Bunların hesabını vereceksiniz. Ne mutlu Türküm diyene” diye bağırdı.

Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde geniş güvenlik önlemleri altında görülen davanın üçüncü gününde öğleden sonraki oturumunda 14 sanık duruşma salonunda hazır bulundu.
17 Aralık’ta 15 askerin şehit olduğu saldırıda canlı bomba olan Kasım Yıldırımçakar’ın tutuksuz yargılanan annesi H.Y., Van Özalp Adliyesi’nden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi ile savunma yaptı.
Sanık H.Y., “İki oğlum da Kandil’e örgüte katıldı.
Ben çocuklarımı görmek için 3 kez Kuzey Irak’a pasaport çıkarıp gittim ancak Kasım’ı göremedim. Diğer oğlum ise dağdan kaçarak Türkiye’ye geldi. Böyle bir olayın yaşanmasını istemezdik. Kocamın serbest bırakılmasını istiyorum. Çocuğum böyle bir olaya karıştığı için çok üzgünüm. Allah bu durumu kabul etmez” dedi.
Fıro kod adlı firari sanık Ferhat Tekiner’in tutuksuz yargılanan annesi, V.T. ise Diyarbakır Adliyesi’nden SEGBİS ile yaptığı savunmasında şunları söyledi:
“Ben Ferhat’ın annesiyim. Diğer sanıkların hiçbirini tanımam. Oğlum hasarlı araba alım satımı yapar. Kesinlikle Fıro diye hitap duymadım. Şuanda Kuzey Irak’ta bir yerde çalışıyor. Oğluma güveniyordum. Terörle bir alakası olmadığını biliyordum. Patlamayı televizyondan öğrendim. Patlamadan 1 hafta sonra eve geldi. Kendisine sordum o da bana ‘anne ben bir şey yapmadım. Ben sadece arabayı çaldım, beni kandırdılar. Kolluk kuvvetlerine teslim olmasını söyledim ama bana beni Kenan kandırdı, ne desem inanmazlar. Ben uyuşturucu işi zannettim, aracı çaldım. Kuzey Irak Süleymaniye kentine gidip orada yaşamaya başladı.
10-11 aydır orada çalışmaktadır. Oğlumla sürekli sesli ve görüntülü konuşuyorum. Gel teslim ol diyorum. O da her gün ağlıyor, vicdan azabı çekiyor. ‘Devlet bana inanmaz, inanacağımı bilseydim dönerdim’ diyor. Çok ısrar ediyorum ama dönmedi. Zaten araba çalmaktan cezası vardı, aranıyordu.”
Tutuksuz sanık E.Ş. de Adana Adliyesi’den SEGBİS ile yaptığı savunmasında, “Ben bu şahısların hiçbiri ile alakam yoktur. Benim iş arkadaşım Ekrem Uğur ile görüşmüştüm, araba alacağımı söylemiştim. Uğur’un vasıtasıyla Kenan Çiçek ile tanıştım. Hasarlı araba alım satımı yapıyormuş. 2010 model bir araca 12 bin TL demişti. Yanında Fıra denilen kişi de gelirdi. 3-5 kez görüştük. Başka hiçbir alakam yok” diye konuştu.
17 Aralık’ta 15 askerin şehit olduğu saldırıda canlı bomba olan Kasım Yıldırımçakar’ın saldırının hazırlık aşamasında sürekli yanında olan, saldırının krokisini hazırladığı, keşif yaptığı ve bomba mühimmatını Adana’da ormanlık alanda gömdüğü, daha sonra canlı bombayı Adana’dan Kayseri’ye çalıntı ve sahte evrakla düzenlenmiş araç ile gönderdiği iddiası ile tutuklu yargılanan 36 yaşındaki evli, 2 çocuk babası, inşaat işçisi Kenan Çiçek ise iddianameyi kabaca incelediğini, ayrıntılı olarak inceledikten sonra savunma yapmak istediğini ve duruşma zabtını da mahkemeden istedi.
Mahkeme heyeti 10 dakika duruşmaya ara verdi.
Ara sırasında duruşmaya izleyici olarak katılan Mehmet İncialan isimli vatandaş tutuklu sanıklara 15 şehidin olduğu kağıdı göstererek, “Bunların hesabını vereceksiniz. Ne mutlu Türküm diyene” diyerek bağırdı. İncialan daha sonra duruşma salonundan ayrıldı.
