'Afrika'daki FETÖ'nün Okullarını Devralacağız'
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, "Afrika’nın birçok yerinde var olan FETÖ’nün okullarını devralacağız. Hiçbir şekilde o okulların adının Türk adıyla anılmasını istemiyoruz" dedi.

"BU MİLLETİ KİMSE ALAŞAĞI EDEMEZ"
15 Temmuz kalkışmasındaki milli direnişi işaret eden Gürcan, “Çok yol katetmemiz gerekiyor, hem millet, hem devlet hem de ülke olarak ama bana sorarsanız bugün, yarınlar bana umut veriyor, çok umut veriyor. Çünkü Türkiye kapasite olarak 15 Temmuz’da şunu gösterdi. Tanklarla, jetlerle, helikopterlerle, silahlarla olan gruba, silahsız sadece bilek ve yürek gücüyle, o gece ben de sokaktaydım ve o gece biz gösterdik ki o bilinen, sınavda soru olarak sorsalar bir tankı kaç kişi yenebilir diye, silahsız, gömleğini çıkartıp tankın egzoz borusuna sokup, onu durdurabilmek zekası bu başka bir yerde bilinmez., Bunlar kahramanlık hikayesi olarak bilinse de rutin bizim öykümüzdür. Bizim toplumumuzun öyküsüdür. Ben bununla gurur duyuyorum. Bu milleti kimse alaşağı edemez” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ayşen Gürcan, söyleşinin ardından öğrencilerin sorularını yanıtladı. Üniversite öğrencilerinin öğretmen atamalarına yönelik sorusunu cevaplayan Gürcan, “Öğretmen atamalarında arkadaşlar Öğretmenlik Fakültesini kazanmış olmak, öğretmenlik garantisi değildir. Anne ve baba olduğunuzda bunu göreceksiniz. Bir doktora giderken bile doktor seçiyorsunuz, yani araştırıyorsunuz, öğretmenliğin kalitesini, öğretmenliğin seçimine çocuklarımızı teslim ediyoruz. Bazen anne ve babalarından daha fazla öğretmenleriyle beraber oluyorlar. Sizi tenzih ederek söylüyorum. Öğretmenliğin atamasında mülakat olması ne tür bir sakınca taşıyabilir ki. Eğer geçmişte şüphelerimiz var, şunun dostu, şunun dayısı, şunun çocuğu gibi bir uygulama gireceğine endişe ediyorsanız, bunu önlemenin yolları var aslında, çok kolay. Öğretmen ataması yapacak kişilerin sorumluluğunda geçmesi ki bu noktada öğretmen ataması mülakatla olacak diye bir garanti de yok. Şu an sadece son dönem sözleşmeli öğretmenlerin ki başvuru çoktu, ben mülakat komisyonu ön çalışmalarında da bulundum. Sayın Bakanımız rica etti ve hazırlanan sorular ve o soruların hepsi öğretmenlikle ilgili sorulardı. Basında çıkan sorulara sakın güvenmeyin, asla öyle sorular sorulmadı, sorularda zaten Müsteşarlıkta yayınlandı. Ben öğretmenliğin çok kaliteli ve önemli bir meslek olduğunu düşünüyorum. Her önünde gelen ben öğretmenim diyememeli, öğretmenliğin kendine has göstergeleri olmalı. Bu kalifiye, bu profesyonellik bir diploma ile garantilenmemelidir. Diploması olan her kişinin en iyi öğretmen, en kaliteli öğretmen olduğunun garantisi olmamalı” ifadelerini kullandı.
BAŞKANLIK SİSTEMİ
Başkanlık sisteminde bürokraside yaşanan sıkıntıların ortadan kalkarak, Türkiye’nin çok yol katedeceğini savunan Gürcan, “Başkanlık sistemi, yani bu elbise dar geliyor artık, kendiliğinden gelişti. Zaten şu an Cumhurbaşkanımızı seçimle seçiyoruz ve halk seçiyor. Şu an bir başkanlık sistemi var aslında, sadece işlemi iki kereye çıkartmış olduk. Bu noktada tabi karar verici biz değiliz, yasama grubu karar verir, referanduma sunar. Bende sivil halktan biriyim, sivil hakkım ile gider oyumuzu kullanırız. Bize uygun geliyorsa ki bana çok uygun geliyor, çünkü sistemi biliyorum, bürokrasideki sıkıntıları biliyorum. Seçim dönemindeki hükümetteki sıkıntıları biliyorum. Yani siz bir şey yapıyorsunuz, önce ona, sonra ona, sonra ona giden bir sistem var ve bu sistem bir kerede çözülebilecek bir sistem, hızlı karar alınması gereken, yasama ile yürütmenin birbirinden türevli sıkıntıları var. Yasama ayrı olmalı, yürütme ayrı olmalı. Bu kuvvetler ayrılığını pekiştirecek uygulamalar, bizim ülkemiz adına bize çok yol katettireceğine ben şahsen yaşıyorum ve benim önüme referandum geldiğinde kesinlikle bu anlamda yeni anayasa şart. Gerçekten şu anda yamanın yamanın yaması halinde anayasamız ama anayasamızı değiştirmede hep birlikte bir sivil anayasa yapalım. Hepimizin ortak mağruflar da yetinsek yeter, dört tane mağrufumuz, doğrumuz olsun, bunun üzerine gidelim, çok sonuçlar alacağımızı düşünüyorum. Bu anlamda bizi bölmeye çalışanlar, bizim iyiliğimizi isteyenler değil, ben böyle görüyorum. İnşallah bunu da aşacağız, çok da güzel yol katettiğimizi düşünüyorum yani birazdan dışarıdan olumsuz etkiler de bu süreci hızlandırdı. Elhamdülillah bazen hani her şerde bir hayır vardır derler ya, gerçekten 15 Temmuz şerri bize hayır olarak yarayacak inşallah. Bu süreci hızlandırmış oldu. Bu sürecin gelinen noktası henüz metin olarak çıkmadı ama bir mutabakat var yasama organımızda, milletvekillerimiz komisyonda çalışan, Genel Kuruldan geçirilip, halk referandumuna sunar. Halk ne karar verirse, biz demokratik bir ülkeyiz, kimseye zorla şöyle olacak, böyle olacak demiyoruz. Silah zoruyla da yönetmeye kalkmıyoruz. Biz artık bundan sonra silah zoruyla metazori yönetimler istemiyoruz. Halkın seçtiği, halkın getirdiği ve halkın götürdüğü yönetimler olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Milletimize de bu noktada güveniyoruz” şeklinde konuştu.
“MAARİF VAKFI OLARAK FETÖ’NÜN OKULLARINI DEVRALACAĞIZ”
“Devlet milletin hizmetinde olmalı” anlayışıyla yeni devlet şeklinin oluştuğuna vurgu yapan Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Maarif Vakfı ile ilgili de bilgiler verdi. Gürcan, “Türkiye’yi eğitim alanında da tüm dünyada temsil edecek bir kurumumuz var; Maarif Vakfı. FETÖ yıllardır yurt dışında Türkiye’nin temsilcisi olarak kendisini tanıttı. Maarif Vakfı, çok önceden kurulması gereken bir vakıfmış. Kuruluş sebebi devletin eğitim politikaları dış ülkelerde yürütecek bir vakıftır. 193 ülkede eğitim çalışmalarında bulunmak istiyoruz. Birçok vakıf var tabi ki Maarif Vakfı olarak biz eğitim alanında çalışmalar yapıyoruz. Afrika’nın birçok yerinde var olan FETÖ’nün okullarını devralacağız, hiçbir şekilde o okulların adının Türk adıyla anılmasını istemiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Maarif Vakfı Okulları şeklinde açmayı düşünüyoruz. Yeni kurulan bir vakıf gibi gözükse de idealleri büyük bir vakıftır. Vakıf sayesinde kendi insani değerlerimizi birçok ülkeye tanıtmak, kazandırmak istiyoruz. Türk olmanın insani değerlerini sağlayacak, kazandıracak eğitim modellerini gösterecek bir vakıftır. Çok güçlü bir yapılanmaya ihtiyacımız var. Yurt dışında çalışacak çok öğretmene ihtiyacımız var. Hemen görevlendirebiliriz” ifadelerini kullandı.
Söyleşi sonrası MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz tarafından Prof. Dr. Ayşen Gürcan’a İstiklal Marşı tablosu takdim edildi. Program, Burdur Valisi Şerif Yılmaz ve AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik’in hediye takdimi ile sona erdi.
