'Oğlumun Aklını Oynatmasından Korkuyorum'
İsrail hapishanesinde kıyafetleri çıkartılıp aranan ve şiddete maruz kalan 15 yaşındaki Filistinli Muhammed'in annesi Nur Şubeki, 'Oğlunun aklını oynatmasından korktuğunu' söyledi Anne Nur Şubeki: 'Oğlumu görmeme bile izin vermiyorlar. Bu da bizim kaderimizmiş. Sabırlı olmalıyız. Allah bize yeter, o ne güzel vekildir' Dede Ahid Şubeki: “Muhammed’i ikindi namazını kılıp camiden çıkarken tutukladılar. Ayakkabısını bile giymesine izin vermediler. Onun başına gelenler aileyi derinden sarstı' Filistin Esirler ve Özgürler Heyeti Kalkilya sorumlusu Nassar: 'İsrail makamları, çocukları koruyan uluslararası hukuku ve anlaşmaları hiçe sayıyor. Uluslararası toplumun bu duruma müdahale etmesi lazım'
TURGUT ALP BOYRAZ - İsrail askerlerine taş atmakla suçlanan ve hapiste kıyafetleri çıkartılıp üzeri aranarak fiziksel şiddete maruz kalan 15 yaşındaki Filistinli Muhammed Ahid eş-Şubeki'nin annesi Nur eş-Şubeki, 'Muhammed'den başka oğlum yok ve onun aklını oynatmasından korkuyorum' dedi.
Batı Şeria'nın kuzeyindeki Kalkilya şehrinde bulunan evinde AA muhabirine konuşan Filistinli anne Nur, “Hayatımın en zor günlerini yaşıyorum. Oğlum aylardır evde değil, hapiste. Aslında oğlum güçlü bir karaktere sahip ancak yine de ona yaşatılan fiziksel ve zihinsel acılardan büyük endişe duyuyorum' ifadelerini kullandı.
Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Filistin Esirler ve Özgürler Heyeti'nden avukat Hibe Musalaha'nın, İsrail'in Megido hapishanesindeki oğlu ile görüştüğünü belirten acılı anne, Şubeki'nin avukatına 'İsrail askerlerinin kendisine şiddet uyguladıklarını, gözlerini ve ellerini bağlayıp kafasına ve omzuna silahlarıyla vurduklarını, çıplak arama ve sözlü tacizde bulunduklarını' anlattığını belirtti.
Dört kızıyla evde üzüntüden bitap düşen anne, üç yaşındaki en küçük kızının abisinin fotoğrafını elinden düşürmediğini belirtiyor.
- 'O daha çocuk' -
Muhammed'den başka oğlunun olmadığını vurgulayan 34 yaşındaki Nur, onun hapiste yaşadıklarından dolayı aklını oynatmasından korktuğunu dile getirerek, 'Her ne kadar güçlü bir karaktere sahip olsa da o daha bir çocuk. Gözleri ve ellerinin bağlanması, çırılçıplak üzerinin aranması gibi insanlık dışı uygulamaların onun akıl sağlığını bozabileceğinden korkuyorum' diye konuştu.
Oğlunun ekim ayında bir camiden ikindi namazını kılıp çıkarken gözaltına alındığını belirten Nur, şunları kaydetti:
'İsrail askerleri mahkemede ‘Muhammed’in taş attığını’ söylediler ama o bunu yapmadı. Askerler oğlumun mahkemede ‘suçunu itiraf etmesi’ için çok baskı yaptılar. Aileyi de baskı altına alarak 'oğlumuz askere taş attı' dedirtmeye çalıştılar. Oğlum hiçbir şey yapmadı. Onu yok yere yere alıp götürdüler. Kendisini hapiste ziyaret etmemize bile izin vermediler, ancak bir kez mahkemede görebildim onu. Orada da konuşmamıza izin vermediler. Mahkeme salonuna getirilirken 'Merhaba, nasılsın?' diyebildim ona sadece. Mahkeme duruşmayı ertelediğini söyledi ama tarih vermedi. Ne zaman onu tekrar görebileceğimi bilmiyorum.'
Uluslararası topluma 'Hani nerede insan hakları, çocuk hakları?' diye seslenen acılı anne, 'Oğlum gözaltına alınarak terör suçlamasıyla elleri demir kelepçeli olarak mahkemeye getirildi. Bu da bizim kaderimizmiş. Sabırlı olmalıyız. Allah bize yeter, o ne güzel vekildir' diye konuştu.
Muhammed'in babası Velid Şubeki de oğluna yapılanlarla ilgili çok fazla konuşamayacak derecede üzgün ve kızgın olduğunu belirterek, “Neden oğluma bunu yaptılar? Onun ne suçu vardı ki?' diye sordu.
- 'Ayakkabısını bile giyemeden camiden alıp götürdüler' -
Muhammed'in yokluğunda oğlunu ve gelinini yalnız bırakmayan dede Ahid Şubeki, torununun başına gelenlerin aileyi derinden sarstığını söyledi.
Dede Şubeki, “Muhammed’i ikindi namazını kılıp camiden çıkarken tutukladılar. Ayakkabısını bile giymesine izin vermediler. Onu dövdüler, zalimce davrandılar. Torunuma da Muhammed Manasıra’ya yaptıkları gibi yapmalarından endişe duyuyorum' diye konuştu.
Daha önce kanlar içerisinde yerde yatarken İsrailli yerleşimcilerin küfürler ederek izlediği görüntüleri yayınlanan 13 yaşındaki Filistinli Ahmet Manasıra'nın, daha sonra da İsrailli polisler tarafından küfredilerek sorgulanışını gösteren video kaydı ortaya çıkmıştı.
Dede Şubeki torununun İsrail hapishanesindeki yüzlerce Filistinli çocuktan sadece biri olduğu belirterek, Manasıra'nın başına gelenlerin benzerlerini çoğu Filistinli çocuğun yaşadığını kaydetti.
- Uluslararası toplum müdahele etmeli -
AA muhabirine konuşan Filistin Esirler ve Özgürler Heyeti Kalkilya sorumlusu Lafi Nassar da 'İsrail hapishanelerindeki Filistinli çocuklar yoğun fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz kalıyor. Şubeki’yi ise çırılçıplak soyup aradılar. Bu çok vahim bir durum' değerlendirmesinde bulundu.
İsrail güçlerinin sadece ekim ayında 220’den fazla Filistinliyi tutukladığını bunların 17’sinin çocuk olduğunu belirten Nassar, şöyle devam etti:
'Bu çocukların istisnasız hepsi İsrail güçlerinin işkence yöntemlerinden en az birine maruz kalıyor. İsrail makamları, çocukları koruyan uluslararası hukuku ve anlaşmaları hiçe sayıyor. Uluslararası toplumun bu duruma müdahale etmesi lazım. Tutuklu çocuklar meselesi Filistin otoritesinin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne sunduğu ihlallerden biri. İsrail hapishanelerinde 7 binden fazla Filistinli var. Bunların yüzlercesi çocuk.”
Filistin Esirler Cemiyeti'nin verilerine göre, İsrail 2000 yılından bu yana 8 bin 500 Filistinli çocuğu gözaltına aldı. Resmi rakamlara göre İsrail hapishanelerinde 7 binden fazla Filistinli tutuklu bulunuyor.
İsrail istihbaratı, gizli güvenlik bilgilerine dayanarak 'idari tutuklama' adı altında Filistinlileri 1 ila 6 ay arasında alıkoyabiliyor. Tutuklunun İsrail güvenliği için tehlike teşkil ettiğine karar verilmesi halinde askeri hakim, suç isnadında bulunmadan tutukluluk süresini 5 seneye kadar uzatabiliyor.
Kaynak: AA
Batı Şeria'nın kuzeyindeki Kalkilya şehrinde bulunan evinde AA muhabirine konuşan Filistinli anne Nur, “Hayatımın en zor günlerini yaşıyorum. Oğlum aylardır evde değil, hapiste. Aslında oğlum güçlü bir karaktere sahip ancak yine de ona yaşatılan fiziksel ve zihinsel acılardan büyük endişe duyuyorum' ifadelerini kullandı.
Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Filistin Esirler ve Özgürler Heyeti'nden avukat Hibe Musalaha'nın, İsrail'in Megido hapishanesindeki oğlu ile görüştüğünü belirten acılı anne, Şubeki'nin avukatına 'İsrail askerlerinin kendisine şiddet uyguladıklarını, gözlerini ve ellerini bağlayıp kafasına ve omzuna silahlarıyla vurduklarını, çıplak arama ve sözlü tacizde bulunduklarını' anlattığını belirtti.
Dört kızıyla evde üzüntüden bitap düşen anne, üç yaşındaki en küçük kızının abisinin fotoğrafını elinden düşürmediğini belirtiyor.
- 'O daha çocuk' -
Muhammed'den başka oğlunun olmadığını vurgulayan 34 yaşındaki Nur, onun hapiste yaşadıklarından dolayı aklını oynatmasından korktuğunu dile getirerek, 'Her ne kadar güçlü bir karaktere sahip olsa da o daha bir çocuk. Gözleri ve ellerinin bağlanması, çırılçıplak üzerinin aranması gibi insanlık dışı uygulamaların onun akıl sağlığını bozabileceğinden korkuyorum' diye konuştu.
Oğlunun ekim ayında bir camiden ikindi namazını kılıp çıkarken gözaltına alındığını belirten Nur, şunları kaydetti:
'İsrail askerleri mahkemede ‘Muhammed’in taş attığını’ söylediler ama o bunu yapmadı. Askerler oğlumun mahkemede ‘suçunu itiraf etmesi’ için çok baskı yaptılar. Aileyi de baskı altına alarak 'oğlumuz askere taş attı' dedirtmeye çalıştılar. Oğlum hiçbir şey yapmadı. Onu yok yere yere alıp götürdüler. Kendisini hapiste ziyaret etmemize bile izin vermediler, ancak bir kez mahkemede görebildim onu. Orada da konuşmamıza izin vermediler. Mahkeme salonuna getirilirken 'Merhaba, nasılsın?' diyebildim ona sadece. Mahkeme duruşmayı ertelediğini söyledi ama tarih vermedi. Ne zaman onu tekrar görebileceğimi bilmiyorum.'
Uluslararası topluma 'Hani nerede insan hakları, çocuk hakları?' diye seslenen acılı anne, 'Oğlum gözaltına alınarak terör suçlamasıyla elleri demir kelepçeli olarak mahkemeye getirildi. Bu da bizim kaderimizmiş. Sabırlı olmalıyız. Allah bize yeter, o ne güzel vekildir' diye konuştu.
Muhammed'in babası Velid Şubeki de oğluna yapılanlarla ilgili çok fazla konuşamayacak derecede üzgün ve kızgın olduğunu belirterek, “Neden oğluma bunu yaptılar? Onun ne suçu vardı ki?' diye sordu.
- 'Ayakkabısını bile giyemeden camiden alıp götürdüler' -
Muhammed'in yokluğunda oğlunu ve gelinini yalnız bırakmayan dede Ahid Şubeki, torununun başına gelenlerin aileyi derinden sarstığını söyledi.
Dede Şubeki, “Muhammed’i ikindi namazını kılıp camiden çıkarken tutukladılar. Ayakkabısını bile giymesine izin vermediler. Onu dövdüler, zalimce davrandılar. Torunuma da Muhammed Manasıra’ya yaptıkları gibi yapmalarından endişe duyuyorum' diye konuştu.
Daha önce kanlar içerisinde yerde yatarken İsrailli yerleşimcilerin küfürler ederek izlediği görüntüleri yayınlanan 13 yaşındaki Filistinli Ahmet Manasıra'nın, daha sonra da İsrailli polisler tarafından küfredilerek sorgulanışını gösteren video kaydı ortaya çıkmıştı.
Dede Şubeki torununun İsrail hapishanesindeki yüzlerce Filistinli çocuktan sadece biri olduğu belirterek, Manasıra'nın başına gelenlerin benzerlerini çoğu Filistinli çocuğun yaşadığını kaydetti.
- Uluslararası toplum müdahele etmeli -
AA muhabirine konuşan Filistin Esirler ve Özgürler Heyeti Kalkilya sorumlusu Lafi Nassar da 'İsrail hapishanelerindeki Filistinli çocuklar yoğun fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz kalıyor. Şubeki’yi ise çırılçıplak soyup aradılar. Bu çok vahim bir durum' değerlendirmesinde bulundu.
İsrail güçlerinin sadece ekim ayında 220’den fazla Filistinliyi tutukladığını bunların 17’sinin çocuk olduğunu belirten Nassar, şöyle devam etti:
'Bu çocukların istisnasız hepsi İsrail güçlerinin işkence yöntemlerinden en az birine maruz kalıyor. İsrail makamları, çocukları koruyan uluslararası hukuku ve anlaşmaları hiçe sayıyor. Uluslararası toplumun bu duruma müdahale etmesi lazım. Tutuklu çocuklar meselesi Filistin otoritesinin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne sunduğu ihlallerden biri. İsrail hapishanelerinde 7 binden fazla Filistinli var. Bunların yüzlercesi çocuk.”
Filistin Esirler Cemiyeti'nin verilerine göre, İsrail 2000 yılından bu yana 8 bin 500 Filistinli çocuğu gözaltına aldı. Resmi rakamlara göre İsrail hapishanelerinde 7 binden fazla Filistinli tutuklu bulunuyor.
İsrail istihbaratı, gizli güvenlik bilgilerine dayanarak 'idari tutuklama' adı altında Filistinlileri 1 ila 6 ay arasında alıkoyabiliyor. Tutuklunun İsrail güvenliği için tehlike teşkil ettiğine karar verilmesi halinde askeri hakim, suç isnadında bulunmadan tutukluluk süresini 5 seneye kadar uzatabiliyor.
