Mesane Kanserinden Korkma, Geç Kalmaktan Kork
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Demirtaş, dünya genelinde en sık tanı konulan dokuzuncu kanser türü olan mesane kanserinin ameliyatla tedavisinde uygulanan kalın bağırsaktan mesane yapımı uygulamasını kliniklerinde 20 yıldır başarı ile sürdüklerini kaydetti. Doç. Dr. Demirtaş, “Tüm kanser türlerinde olduğu gibi mesane kanserinde de erken teşhis çok önemli. Mesane kanserinden değil, geç kalınmaktan korkulmalı” dedi.

Mesanenin çıkarılması gereken ameliyatı hastalara önerdiklerinde, hastaların aklına ilk gelen sorunun, ‘ameliyat sonrası idrar vücut dışına nasıl çıkacak?’ sorusu olduğunu ifade eden Doç. Dr. Demirtaş, “Bu iş için iki çeşit yöntem kullanmaktayız. Birincisi idrarın karın duvarından çıkarıldığı yöntemler. İkincisi normal idrar kanalının kullanılabildiği yöntemler. Bu işlemler için sindirim sisteminden parçalar kullanılmakta. Kullanılacak parça cerrahi ekibin deneyimine ve hastaya göre değişiklik göstermektedir. Kliniğimizde Prof. Dr. Atilla Tatlışen önderliğinde kurulan üroonkoloji birimimizde 1994 yılından beri bu tür ameliyatlar yapılmakta. Bu ameliyatlarda durumu uygun hastalara kalın bağırsağın son kısmı olan sigmoid bağırsak kullanarak yeni mesane yapmaktayız. Ürolojinin en zor ameliyatlarından biri olarak kabul edilen bu ameliyatla çok sayıda hastayı sağlığına kavuşturduk. Mesane kanseri problemi olan hastalara önerimiz kanserden korkmasınlar, geç kalmaktan korksunlar. Tüm kanser türlerinde olduğu gibi mesane kanserinde de erken teşhis hayat kurtarmakta” şeklinde konuştu.
Yakın zamanda radikal sistektomi ve sigmoid mesane adı verilen yöntemle yeni mesane ameliyatı olan Zekeriye Çağşırlı ise, başarılı ameliyattan dolayı doktorlarına teşekkür etti. Çağşırlı, “Yapılan ameliyatla hem hastalıktan kurtuldum, hem de eskiden olduğu gibi normal yoldan idrarımı yapabileceğim. Ameliyatı gerçekleştiren hocam ve emeği geçen herkesin eline sağlık" dedi.
