Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Raysuni Açıklaması

Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmed Raysuni, "Ortadoğu'da terör olgusunun yayılmasının nedeni, özgürlük ve siyasi reform yanlısı politika izleyerek halk hareketlerini memnuniyetle karşılayan bazı Latin Amerika ve Doğu Avrupa ülkelerinin aksine, bu hareketlere yönelik yasaklama, kan dökme ve darbe politikalarının uygulanmasıdır" dedi.

AA muhabirine açıklama yapan Raysuni, "İslam alimleri, terörle mücadeledeki rollleri sınırlı olduğu için sorunun çözümü değil de parçası haline geldiler. Alimler dışlanıyor ve daha sonra ortaya çıkan sıkıntılardan da sorumlu tutuluyor. Alimlerin bu görevi yapmasını istiyorsak, toplumda belli bir konuma gelmelerini sağlamalıyız" diye konuştu.

"DAEŞ örgütünün birilerinin güdümünde olduğunu söyleyemem. Ancak DAEŞ, El Kaide ve Boko Haram örgütlerinin yanı sıra bölgede her türlü aşırılığı ortaya çıkaran bazı etkenler var" ifadelerini kullanan Raysuni, şunları söyledi:

"Ortadoğu'da terör olgusunun yayılmasının nedeni, özgürlük ve siyasi reform yanlısı politika izleyerek halk hareketlerini memnuniyetle karşılayan bazı Latin Amerika ve Doğu Avrupa ülkelerinin aksine, bu hareketlere yönelik yasaklama, kan dökme ve darbe politikalarının uygulanmasıdır. Halklara ve özellikle dinlerine karşı baskı politikalarının uygulanması sonucu toplumda aşırılık refleksi oluştu. Aşırılık da aşırılığı doğuruyor. Kendi ülkelerinde dinleri ve haklarına yönelik hakaretlerin yapıldığını hisseden insanlar, şüphesiz meşru ve rasyonel olmayan davranışlara başvuruyorlar."

Terörizmin yayılmasını engellemede batı ülkelerine büyük sorumluluk düştüğünü dile getiren Raysuni, "Çünkü söz konusu bölgede fesat ve baskıcı politikalar yürüten rejimler, batı ülkelerinin eli ile inşa edildi ve onların himayesinde varlıklarını sürdürüyor" ifadesini kullandı.

Raysuni, terör örgütlerine katılan gençlerin önünü kesmek için halkların özgürlüklerinin verilmesi gerektiğini dile getirdi.

Kaynak: AA