Almanya'daki Tatlısu Derneği, Koruyucu Aile Olmaya Teşvik Ediyor

Almanya'nın başkenti Berlin'de aralarında öğretmen, pedagog, sosyolog ve psikolog gibi çeşitli meslek gruplarından 20'den fazla üyenin katılımıyla kurulan Tatlısu Derneği, daha fazla Türk ailenin koruyucu aile olması için bilgilendirme seminerleri vermeye devam ediyor.

Tatlısu Derneği Başkanı Pedagog Nurcan Oğuz, düzenli olarak bakıcı aile olmaya ilgi gösteren aileler için derneklerinde bilgilendirme seminerleri verdiklerini belirterek ''Sanılanın aksine koruyucu aile olmanın zor olmadığını göstermek için ilk önce kendim koruyucu aile oldum'' dedi.

Oğuz, başka ailelerin de koruyucu aile olmak istemesi üzerine dernek kurduklarını ve şu ana kadar Berlin'de 10 koruyucu aile bulunduğunu ifade etti.

Toplumsal ihtiyaçtan yola çıkarak bu derneği kurduklarını söyleyen Oğuz, "Berlin'de ve Almanya'da Türk koruyucu aile sayısı çok az. Bunu daha da çoğaltmak gerekiyor'' diye konuştu.

Oğuz, Alman Gençlik Daireleri'nin (Jugendamt) çocukları sürekli Alman veya diğer başka ailelere verdiği iddialarının ön yargıdan kaynaklandığına işaret ederek "Ailelerinden alınan Türk çocuklarını verecek Türk koruyucu aile maalesef yok'' ifadesini kullandı.
Nurcan Oğuz, Almanya'da 4 bin çocuğun her yıl ailelerinden alınmak zorunda kaldığını ve yeterli sayıda koruyucu aile olmadığı için bunlardan sadece 500'ünün bu ailelere verilebildiğini kaydetti.

Oğuz, koruyucu aile faaliyetleriyle ilgili şunları söyledi:
"Birbirinden farklı sebeplerden dolayı her yıl binlerce çocuk aile ortamında büyümekten mahrum kalıyor. Bu çocuklara sahip çıkmamız lazım. İmkanı olan herkes bir çocuğa kucak açabilir ve onu topluma faydalı bir birey olarak yetiştirebilir. Bu sayede hem toplumsal hem de insani görevimizi yerine getirmiş olabiliriz. Özellikle göçmen kökenli çocuklara yardımcı olmalıyız.
40'lı yaşlardaki Türk aileler genellikle çocukların büyütmüş ve yeni bir çocuk bakmaya müsait durumda oluyorlar. Bu konuda aslında potansiyel Türk ailelerde çok var.''
Almanya'da çocukların aile içi şiddet ya da taciz gibi nedenlerden ailelerinden alındığını vurgulayan Oğuz, ''Almanya'da bir aileden çocuk almak öyle sanıldığı gibi kolay değil. Bu, iki yılı bulabilen bir süreç. Çocuk gerçekten şiddet görmüş ise aileden alınıyor. Devlet, el konulan çocukları ailelere vermek istiyor. Yurtlarda yetişen çocuklar hem devlet için daha maliyetli hem de yetiştirilmeleri daha sorunlu ve zor. Ama aile içinde sevgi alan bir çocuk topluma da faydalı bir birey olarak yetişiyor'' diye konuştu.

Nurcan Oğuz, bazı ailelerin koruyucu aile olmak istediğini ancak bunu dini açıdan sakıncalı bulduğunu ifade ederek ''Bu konuda dinen de bir sakınca yok. Diyanet bu konuda fetva yayınladı. Nasıl kendi çocuklarımıza dikkat ediyorsak koruyucu aile olarak alınan çocuklara da öyle davranıldığında hiçbir sorun yok'' dedi.

Kaynak: AA