O sınavın ismi değişiyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'İstihdama engel yok' programında bir konuşma yaptı.

Ankara Congresium ATO Salonu'nda gerçekleştirilen programda, engellilerin sosyal hayatta daha fazla yer almalarını sağlayan çalışmalar ile engellilerin istihdamının arttırılması için yapılacaklar ele alındı. Başbakan Erdoğan düzenlenen programda bir konuşma yaptı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Özürlü Memur Seçme Sınavı'nın adının Engelli Memur Seçme Sınavı olarak değiştirileceğini bildirdi.
Başbakan Erdoğan'n yaptığı konuşmanın satır başları şöyle:
Daha önce verdiğimiz sözler gibi bu sözümüzü de yerine getirdik ve engelli kardeşlerimizin istihdamı ile ilgili adımlarımızı atmaya devam ettik. Engelli memurlarımızın ikinci yerleştirmelerini de yaptık. 591 kardeşimizi 5335 engelli kardeşimizi de açılan kadrolara atamalarını gerçekleştirdi. Böylece 5926 kardeşimiz kamuda işe başlamış oldu. Hamdolsun bu atamalarla birlikte milletimizden çok samimi teşekkürler, kalpten hayır duaları alıyoruz.
Gittiğim bütün illerde engelli kardeşlerimin aileleri şükranlarını bize sunuyorlar. Yeni atanan şuanda burada mı bilmiyorum. Nizam Kırsakal isimli 44 yaşında bir kardeşimiz bize mektup yollamış. Lise mezunu sınava girmiş ve kazanmış. Van İl Milli Eğitim müdürlüğüne ataması yapılmış. İnşallah bir kaç gün içinde orada göreve başlıyor. Nizam şöyle diyor 'Lise mezunu olarak ÖMSS atamalarında Van ilimize atanmış bulunmaktayım. Şuanda Van Şişli Öğretmen evinde kalıyorum. Yüce Allah'ım nasip ederse 5 Nisan'da görevime başlayacağım. Bizlere gösterdiğiniz ilgi bana ve diğer engelli arkadaşlarıma güneş gibi bir hayat kaynağı olmuştur. Yaşadığım bir psikolojik durumu anlatmak istiyorum. 25 Mart 2013 tarihinde Ankara'dan Van'a uçakla gelirken parmaklarımı acıtacak kadar ısırdım. Çünkü kendime inanamıyordum. Acaba ben rüya mı görüyorum. Yolculuğumun ilk 10-15 dakikası heyecanla geçmişti. Bu benim için artık bir rüya değil mutlu bir yaşama başlamanın ilk adımları idi' Bu satırları yazan Nizam kardeşime ve onun gibi işe başlayacak olan diğer engelli kardeşlerime de selamlarımı sevgilerimi iletiyorum. Allah'a huzur içinde yaşamlarını huzur içinde idame etmeleri için dua ediyorum. Benim engelli kardeşlerim veya toplum onları bir kader mahkumu olarak görmemeli. İnanıyorum ki onların topluma katacağı çok şeyler var. Mühendisini de dinledik aynı şekilde. İBB'nin burada gayet güzel orkestrasını dinledik hep birlikte. Demek ki Azra hanımın ifade ettiği gibi 'Olur olur bal gibi olur'. Yazar da olur, psikolog da olur, sanatçı da olur herşey olur. Bütün mesele inanç ve özgüvendir. Bunun önünü açtığınız anda mesele biter. Bu iki kavramın üzerinde özellikle durmalıyız. Umutsuzluk ve kendine güvensizlik hiç bir şart altında bizlere musallat olmayacak. Mukadderat dahilinde olduğu müddetçe olmaz diye yapılamaz ulaşılamaz diye bir anlayış bu milletin kalplerinin lügatinde yer almayacak. Bir ülke bir millet sadece güçlü ekonomisi sadece güçlü ordusu güçlü dış politikası ile güçlü olmaz. Bir ülkeyi bir milleti büyük yapan o milletin fertlerinin kendine olan özgüvenidir. Kendilerini büyük hissetmeleridir.
Türkiye'ye bu aziz millete on yıllar boyunca umutsuzluk pompaladılar. Siz yapamazsınız dediler, beceremezsiniz, imkansız dediler, olmaz dediler. Daha da ileri gidip yapanın üretenin önüne geçtiler. Kendine güven içinde olanın güvenini kırmak için ellerinden geleni yaptılar. Hiçbir millet korkularla ayakta duramaz. On yıllardır bu ülkede korku üreterek tehdit üreterek sanal düşman üreterek her türlü farklılığın önüne geçtiler engel çıkardılar. Fiziki engel engel değildir. Fiziki engel aşılır. Allah yeter ki kalplere engel vermesin. Allah kalpleri mühürlemesin. Bir insanın kalbinde engel, mühür, kalbinde özür varsa işte onu aşmak zordur. Ne yazık ki biz ülke olarak kalbinde gönlünde korku olan anlayış tarafından her dönem engellendik. Bunlar hiç bir farklılığa taviz göstermediler. Kendileri gibi olmayanlara fırsat imkan sunmadılar. Hatta yaşam alanı sağlamadılar. İnsan için standart belirleyemezsiniz. Fikir için standart belirleyemezsiniz. Vatandaşlık için standart belirleyemezsiniz. Bunu yaparsanız, standart belirlerseniz bu ırkçılık olur, bu faşizm olur. Bunun gözleri görmüyor, bu yürüyemiyor kenara al, bunun etnik kökeni şudur öteleyin, dışlayın. Bu insani bir tavır asla değildir ve olamaz. Doğuştan gelen, yaradılıştan gelen biz Allah'ın takdiridir diyoruz ama hiç kimse hiç kimseyi dışlayamaz ötekileştiremez. Hükümet olarak bu konuda tavrımızda anlayışımızda yolumuz da istikametimizde son derece nettir, açıktır ve bellidir. Yaradılanı severiz yaradandan ötürü. Hiç kimse boynunu bükmeyecek, kendisine yapılan ayrımcılığı sineye çekmeyecek. Benim milletimin hiç bir ferdi umutsuzluk içinde olmayacak. Büyük bir ülke olacaksak böyle olacağız. Büyük düşünecek büyük adımlar atacak büyük hedeflere hep birlikte ulaşacağız. Çocuklarımıza daha bebekliklerinden itibaren ninnilerle dualarla o büyüklük şuurunu vereceğiz. Biz artık enerjisini sanal tehditlere, sanal korkulara didişmeye en önemlisi de teröre sarf eden bir ülke değil üretmeye daha fazla demokrasiye sarf eden bir ülke olmak istiyoruz. Bunu da inşallah hep birlikte yapacağız. Hiç kimseyi dışarda bırakmadan ötekileştirmeden geleceğe bakacak ve inşallah aydınlık bir istikbali hep birlikte inşaa edeceğiz.
Herkesin emin olmasını istiyorum. Engelli kardeşlerimizin istihdamı ile ilgili bu süreç bundan sonra da kesintisiz şekilde sürecek. Refahı istihdamı paylaşımı adaletli bir şekilde toplumun bütün kesimlerine yansıtacağız. İşsizlik sorununu inşallah kısa süre içinde çok daha makul seviyelere getireceğiz.
