Bingöl'de 4 Kişinin Öldüğü Saldırıyla İlgili Soruşturma
Bingöl'ün Genç ilçesi Haraba mezrasında 2008 yılında gerçekleştirilen ve 4 kişinin ölümüne, 6 kişinin yaralanmasına neden olan saldırıya ilişkin soruşturmada 3 kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin verilen karara mağdur aileler ve avukatı tepki gösterdi.
İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi'nde yapılan basın toplantısında konuşan mağdur avukatı Baran Pamuk, Bingöl'ün Genç ilçesi Haraba mezrasında Ak ve Bayram aileleri mensuplarının yaylım ateşine tutulduğunu, olayda 4 kişinin öldüğünü 6 kişinin ise yaralandığını ileri sürdü.
Olay gecesi Mesut Özcan isimli kişinin silahıyla teslim olduğunu ve örgüt mensupları ile çatışırken köylülerin arada kalarak öldüğü yönünde iddiaların bulunduğunu belirten Pamuk, şöyle konuştu:
"Olayda tüm mağdur ve tanıklar kesinlikle böyle bir durumun olmadığını anlattı. Olayın yaşandığı zaman civarda hiçbir örgüt mensubu görmediklerini, bir çatışmanın olmadığını, doğrudan hedef gözetilerek ateş edildiğini, saldırının bir pusu şeklinde gerçekleştiğini ifade etti.
Mesut Özcan teslim olduktan 3 ay sonra Genç ilçesi Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe göndermiş. Savcılığa gönderilen dilekçede Özcan 'devlete yardım etmek istediğini, kendisine haksızlık yapıldığını ve örgüt mensuplarıyla savaşmak istediği' yönünde ifadelere yer vermiş. Ak ailesi çeşitli sebeplerle DGM ve Özel Yetkili Mahkemelerde yargılanmışlar. Özcan'ın babası ise örgüt tarafından ajan olduğundan bahisle öldürülmüştür. Özcan ise babasının ölümü ile ilgili Ak ailesini sorumlu tutmuştur. Fırsatını buldukları anda olayı gerçekleştirmiştir. Çünkü Özcan ailesinin bu saldırada yer almasının başka bir izahı bulunmuyor."
Pamuk, olaya ilişkin soruşturma dosyasının, 5 yıl içerisinde dört kez Diyarbakır ve Genç Cumhuriyet Başsavcılığı arasında gidip gelmesine rağmen soruşturmanın esasına ilişkin hiçbir işlem yapılmadığını savundu.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gelen dosyada sanıklar Mesut Özcan, Fikri Özcan ve Yaşar Özcan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini hatırlatan Pamuk, şunları kaydetti:
"Benzeri birçok olayda dosyalar sürümcede bulundurularak, kamuoyunun dikkatinden tamamen çıktığı düşünüldüğü anda kapatılmaya çalışılmıştır. Dava açmaya yeter çok sayıda delil ve tanık olmasına rağmen, silahıyla teslim olan Mesut Özcan dahil dosya şüphelilerinin adeta yargı takibinden kaçılıp haklarında takipsizlik kararı verilmesini hukuken ve vicdanen kabul etmek mümkün değildir. Saldırada yaralı kurtulan mağdurların verdiği ifadelere bakıldığında savcılık tarafından verilen kararın hukuka aykırı olarak verildiği görülecektir."
Mağdur ailelerden Abdulhakim Ak ise olay esnasında ilk kurşunun kendisine isabet ettiğini belirterek tepkisini "Adaletin bittiği yerde ne başlar? 5 yıldır bu dosyayı o kadar takip ettik. Ancak soruşturma hiç ilerlemedi. Diyarbakır ve Genç savcılığı arasında yıllardır gidip geldik. Tüm delilleri ve olayda yer alan şahısların isimlerini verdik. Ancak hiçbir netice alamadık" ifadeleriyle dile getirdi.
