AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik Açıklama Yaptı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, "Suriye'de tampon bölge iç savaş çıkartır, en kolay mekanizma insani koridor" dedi.

Çelik, tutuklu milletvekilleriyle ilgili muhalefetin önerisine partisinin destek verip vermeyeceği konusunda da "Şimdi hatırlarsanız Meclis açıldığında şöyle bir şey demiştik, yani bütün bu meseleyi bizim önümüzde milli irade bu tutuklulara oy verdi. Bnunların içeride kalması doğru değildir gibisinden getiriyorsunuz. Hiçbirimiz hiçbir milletvekilinin içeride olmasını istemeyiz. Yani belli bir oyla seçilmiş hiç kimsenin içerde olmasını istemeyiz. Ama şimdi bir sorun getiriyorsunuz ortaya ve bu sorunun çözümünü bulmakta zorlanıyor herkes. Nedir o? O zaman da şöyle bir sakıncaya dikkat çekmiştim Meclis'teki konuşmamda, hükümet programıyla ilgili konuşmada. Yani Meclis insanların tutukluluk ortamından kurtulmasının mekanizması haline getirilmesin. Bu sakıncalı durumu Meclis ortamına getirenler çözümünü de düşünmeliydiler. Şimdi şöyle bir tablo var önümüzde tutuklu vekiller denildiğinde batılılara bunu anlatmakta zorluk çekiyorsunuz. Sanki milletvekiliyken tutuklandı. Bir milletvekili nasıl tutuklanırgibi bir tablo çıkıyor. Netice itibariyle bugün bu insanlar milletvekili seçilmişler. Bunların Meclis'te olması tabidir diye düşünüyoruz. Bunun mekanizmasını bulmakta zorluk var. Bununla ortaya getirilen mekanizmaların başka sakıncalar, kamu oyunu incitecek, bizim hukuk mekanizmasını altust edecek başka sakıncalar doğurmaması gerekir. Demek ki burada bütün bu sakıncaları ortadan kaldıracak bir mekanizmaya ihtiyaç var. Bununla ilgili bir zorluk var" dedi.
Çelik, konunun rafa kalkıp kalkmadığı sorusuna ise "Rafa kalktı diyemem. Çünkü bu tablo önümüzde duruyor. Daha anlamlı bir, bütün bu sakıncaları ortadan kaldıracak bir düzenleme gelirse ona yeniden bakılır tabii ki" cevabını verdi.
Çelik, Suriye sorunuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Burada çok açık ve net bir tablo var. Bu rakam bile fazla bir rakam yani bir ülkenin içerisinde elli bin değil şuan ki rakam bile çok yönetilebilir bir rakam değil. Bunun insani maliyeti var burada çıkan insani sorunlar var, siyasi sorunlar Türkiye'nin iç ortamıyla ilgili birtakım tartışmalara vesile oluyor. Geçende Suriye konusunu tartışıyoruz Meclis'te. Muhalefet partisi sözcüsü diyor ki siz önce konteynır kentleri kurdunuz daha sonra bumuhalifleri davet ettiniz. Bu şekilde Suriye'ye karşı bir şey içerisindesiniz, operasyon. Evet. Bu söz Velit Muhallim'in sözüdür. Suriye Dışişleri Bakanlığı'nın sözüdür. Hangi ülke ister ki kendi içerisinde böyle büyük bir insani dram tablosu çıksın, yani hoş bir tablo mudur konteynır kentlerde insanlar yaşayacaklar bununla ilgili olarak uluslararası toplum sürekli olarak dikkati burada olacak. Ve Türkiye bu insani tabloyu en iyi şekilde yönetmek zorunda kalacak. Bu rakam bile fazladır. Bu rakamın üstündeçok daha yükseklere çıkmış. Bu şuanda Türkiye'nin meselesi olmaktan çok uluslararası toplumun meselesi olarak alınmalıdır. Türkiye burada insani olarak üzerine düşeni yapıyor. Bu insanları sınırın öbür tarafında bırakamayız. Bu insanlara ekmeğimizide paylaşırız suyumuzu da. Ama bunun doğurduğu siyasi tablonun yönetilmesi gerekiyor. Şuanda problem şu, dört aşamali insiyatif geliştirdik ülkesel bir insiyatif geliştirdik, Suriye'de reformun yapılması için , başbakanımız Esat'la yoğun görüşmeler yaptı.Bunun sonunda Esat bu fırsatı kaçırıp da, katliyamlara başlayınca bölgesel bir insiyatif ortaya koyduk. arap birliğiyle birlikte hareket ettik. sonra küresel bir insiyatif ortaya koyduk, Arap Birliği'nin ortaya koyduğu BM'ler güvenlik konseyine getirdiği tasarıya destek verdik. Şimdi alternatif bir strateji takip ediyoruz, Suriye'nin dostları grubu üzerinden Annan Planı üzerine destek verdik".
Çelik, 'İnsani koridorla ilgili Türkiye tek başına mı insiyatif alacak. Ne konuşuldu?' sorusuna, "Türkiye hiç bir şekilde tek başına insiyatif almayacak. Bunun planı programı yapıldı ama hükümetimiz değerlendiriyor. Ama şu ana kadar görünen nokta Türkiye hiçbir şekilde tek başına insiyatif almayacak. Uluslararası toplumla birlikte olacak. Bugün birinci dereceden yapmaya çalıştığımız şey Suriye'nin dostları toplantısı ve Annan planı, Annan planı çökmüşken uluslararası toplumun esad rejimine olabilecek engüçlü mesajı vermesidir. Yani burada da biz ilk baştan itibaren arap birliği ligi insiyatifini destekledik. Esad'ın kalması diye bir durum olamaz. Esad gider ama mesele şu hep şu getiriliyor önümüze işte Esad kalırsa ne olur giderse ne olur. Mesele o değil. Eski çıkar anlayışı sona ermiştir. Geçmişte batıyı siz bir takım çıkarlarınızı için gari-meşru rejimleri destekliyorsunuz diye eleştirirdik. Bu rejim artık gayrimeşru bir rejimdir. Bu kanın üstü örtülmez. Esad kalırsa düşünmesi gereken Türkiye değilSuriye olur. Uluslararası toplum biraz daha geç kalırsa şöyle bir tablo ortaya çıkacak.bakın mısırda rejimin eski unsurlarını değiştirip kazanımları korumaya çalıştılar. Şimdi Suriye'nin kazanımları çökmek üzere. Uluslararası toplum biraz daha geç kalırsa Suriye'nin kazanımları ölecek" cevabını verdi .
