
“Bu coğrafyayı satın alarak değil, kan dökerek aldık” diye sözlerine başlayan İbrahim Refik, Çanakkale Savaşı'na nasıl girdiğimizi, o dönemde yaşanılan olayları anlattı. Katılımcıların pür dikkat dinlediği konferansta Refik, “O dönemi anlamak için empati yapmak gerek” diyerek katılımcılara empati yapmalarını istediği hikayeler paylaştı. Çanakkale Savaşı'ndan sonra yere tükürme tiki başlayan bir askerin hikayesiyle öğrencilere empati yaptıran Refik, Mehmetçiğin hikayesini şöyle anlattı: “Askerden sonra her yere olur olmadık tüküren Mehmetçik, uzun süre tedavi gördü. Ne yapsa bu tikini bırakamıyordu. Savaştan sonra başlayan bu tikin nedeni araştırıldığında savaş sırasında yakın bir arkadaşının patlayan bombanın etkisiyle etrafa saçılan etleri olduğu anlaşıldı.” Öğrencilere tarihlerini unutmamaları konusunda öğütte bulunan Refik, “1990 yılından önce Çanakkale birkaç satırla geçiştiriliyordu. Oysa ki Çanakkale Savaşı'nın bedeli ağır olmuştu ve öyle birkaç satırla geçiştirilecek bir konu değildi. Tarihe ve savaşlara olan ideolojimiz yüzünden yüzleşemiyoruz. Tarih bir disiplindir, ideoloji değildir” dedi.
Tarihimizi öğrenmek için önce tarihle barışmamız gerektiğinin altını çizen Refik, “O dönemin tarihini yaşamayı bırakın, okumaya bile cesaret edemiyoruz. Çanakkale, Yemen türkülerini biliyor ama ne kadar hissedebiliyoruz?” diye konuştu.
Tarih ve Düşünce Kulübü tarafından hazırlanan konferansın sonunda Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Vahap Aktaş, verdiği bilgiler için İbrahim Refik'e teşekkür ederek plaket takdim etti .