Dpü'den Kaldırılan 'aslan ve Kartal Heykeli' İle İlgili Açıklama
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Merkez Kampüsü önünde bulunan 'Aslan ve Kartal' heykelinin 'Ermenistan devlet armasına' benzediği gerekçesiyle kaldırılmasıyla ilgili Rektörlük'ten açıklama geldi. Rektörlük, heykelin Ermenistan armasıyla şaşırtıcı bir benzerlik gösterdiğini, toplumsal duyarlılığın dikkate alınarak kaldırıldığını açıkladı.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı: ' Bahsi geçen heykelin, sadece bir ihbar mektubuna dayanarak kaldırıldığı doğru değildir. Heykelin yapılmasından bu yana gerek Kütahya halkının, gerek öğretim elemanlarının ve gerekse öğrencilerin rahatsızlıklarını şifahi olarak bildirmiş oldukları bilinmelidir. Bu rahatsızlık, amaç ve niyeti ne olursa olsun, yapılan heykelin Ermenistan devlet armasıyla şaşırtıcı benzerlik göstermesinden kaynaklanmaktadır. Üniversitemiz, bu tasarrufta bulunurken kurumsal kimliği ile bütünleşen 'Dumlupınar Üniversitesi TaçKapısı'nın tam önüne ve Üniversite kurumsal amblemini temsil eden 'Şehit Sancaktar Mehmet' armasının tam karşısına yerleştirilen bu heykelle ilgili toplumsal duyarlılığı dikkate almıştır. Üniversitemiz, ismini Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı Dumlupınar Muharebelerinden ve Büyük Zafer'den, sembolünü, şehitlerimizden almış bir üniversitedir. Dumlupınar (Başkomutanlık) Meydan Muharebeleri ile düşmanın kesin yenilgiye uğratıldığı, Mustafa Kemal Atatürk'ün '30 Ağustos 1922'de TürkiyeCumhuriyeti'nin kurulduğu yer olan bu topraklar' sözlerinde ifadesini bulan şehrin tarihsel kimliğini, duyarlılığını ve Üniversite kamuoyunu dikkate alan bir hassasiyet sergilenmiştir. Bu emaneti yüklenen Üniversitemiz, toplumsal tepkileri de anlaşılır bulmakta ve saygı göstermektedir. İddia edildiği gibi paranoya söz konusu değildir. Söz konusu heykele ait mülkiyetin, ilk tespitlere göre eseri yaptıran Üniversite Vakfı'na ait olduğu görülmektedir. Aslan-kartal figürlerinin yer aldığı heykelin,Üniversitemiz Taç Kapısı'na ve Şehit Sancaktar Mehmet armasının tam karşısına gelecek şekilde yerleştirilmesiyle ilgili bir Üniversite Yönetim Kurul kararı yoktur. Ancak kaldırılması, Üniversite Yönetim Kurulu kararıyla olmuştur. Dumlupınar Üniversitesi Türkiye'deki üniversiteler arasında Selçuklu-Osmanlı mimari tarzı ile kampüs üniversiteleri arasında seçkin bir yere sahiptir. Fikri mülkiyet hakları ve sanat eserleriyle ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde üniversitemize özgü olan bu mimari üslup,binaların taşıdığı estetik, form, simetri, alan konumlandırması açısından eseri yapan mimarın hukuki tasarrufu altındadır. Mimarın izni olmaksızın yapılar, çevre düzenlemeleri ve genel kompozisyonu üzerinde eklemeler, çıkarmalar yapılması, binaların estetiğine gölge düşürecek uygulamalardır. Bu anlamda heykelin hiçbir sanat kurulundan veya bilirkişiden veya ilgili bölüm elemanlarından görüş almadan yapıldığı ve Üniversitemiz Taç Kapısı önüne konduğu görülmektedir. Dumlupınar Üniversitesi, Türkiye'nin enbüyük ve güçlü Güzel Sanatlar Fakültesi'ne sahiptir. Fakülte öğretim elemanları yurtiçi ve yurtdışında birçok resim ve heykel sergisine katılmakta, ödüller kazanmaktadır. Ayrıca bilinmelidir ki kampüs alanımızda pek çok heykel mevcuttur. Dolayısıyla, Dumlupınar Üniversitesi, sanat ve sanatçı dostudur. Gerek fiziksel imkanları ve gerekse teknik altyapısı itibarıyla Türkiye'de ilk sırada yer almaya adaydır. Bu çizgideki Üniversitemizin sanat ve sanatçıya verdiği değer aşikardır. Medyada heykeltıraşAtanas Karaçoban'a atfedilen, heykelin ifade ettiği anlama dair yaptığı yorumlar, kendisinden başka hiçbir kimseyi bağlamayan, kendisinden başkasında aynı duygu ve düşünceleri uyandırmayan, hayali açıklamalardır. Dumlupınar Üniversitesi, Bologna Süreci'ni tamamlama çabası içinde olan, Kalite Süreci ve Sistemini oluşturma, iki dilde hazırlık sınıfı ile Yabancı Diller Yüksekokulunu bina etme, uluslararasılaştırma çizgisini sağlama, merkez laboratuarını, teknokentini ve tasarım merkezini kurma çabaları,üniversite-sanayi işbirliğini gerçekleştirme hamleleri olan, genç ve dinamik bir üniversitedir. Üniversitemiz, mekan ve zaman açısından ülkemizin tarihi bir kavşağında yer almakta, toplumsal hassasiyetleri kavramakta ve paylaşmakta, misyon ve vizyonuyla dünya üniversitesi olmayı hedeflemektedir ve bu amaçla büyük bir değişim sürecini başlatmıştır. '
