Türkiye Kamu-Sen Ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk:
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sözleşmelilere verdiği sözü seçimlerden önce tutmalıdır" dedi.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Koncuk, sözleşmelilerin yıllardır kadro hayali ile oyalandığını ve önce sözleşmeli öğretmenlere kadro sözünü eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, sonra ise Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu‘nun sözleşmelilerin kadroya geçirileceğine dair sözler verdiği hatırlattı. Aradan yıllar geçmesine rağmen bu sözünde yerine getirilmediğini kaydeden Koncuk, son olarak Başbakan Erdoğan sözleşmelilerin kadro sorununu mümkünse seçimden önce, mümkün değilse seçimden sonra
çözeceğini açıkladığını ifade ederek, "Başbakan‘ın iki gün önce bu sorunu seçimden önce çözeceğini, iki gün sonra ise sorunun çözümünün seçim sonrasına kaldığını söylemesi şık olmamıştır. Bir Başbakan‘ın iki gün arayla farklı açıklamalar yapması ve sözleşmelilerin kadro umudunu seçim sonrasına ertelemesi son derece düşündürücüdür. Kaldı ki Başbakan, 12 Haziran seçimlerinden sonra tekrar iktidara geleceğine dair milletten söz mü almıştır? Verilip, tutulmayan bunca söze rağmen, Başbakan‘da yeniden
iktidar olacaklarına dair kanaat nasıl oluşmuştur? Aksine 12 Haziran‘dan sonra herhangi bir siyasi partinin tek başına iktidara gelmesi mümkün görünmemektedir. Sözleşmeliler Başbakan‘ın son açıklamasıyla büyük bir yıkım yaşamıştır. İki gün önce sevinen, iki gün sonra ise sevinçleri kursağında kalan çalışanlar, artık kime, neye inanacağını şaşırmıştır. Sözleşmeliler hükümetten sadece hakkı olanı istemektedir" dedi.
Öte yandan 4/B uygulamasını yaygınlaştıran, 4/C‘yi icat eden bizzat hükümet iken, Başbakan‘ın 9 yıl sonra tam da seçimlere kısa bir süre kala sözleşmelilere kadro sözü vermesinin manidar olduğunu belirten Koncuk, "Nitekim bugün geldiğimiz noktada, sözleşmeliye kadro sözünün seçimlerin bir parçası olduğu çok net anlaşılmaktadır. Sözleşmeliye kadro verilmesi için yasal düzenleme yapılması gerektiği söylenmektedir. Yasal düzenlemenin arkasına sığınanlar, işi yokuşa sürmek istemektedir. Çünkü sözleşmelilerin
kadroya geçebilmesi için hükümetin, elinde bulunan Kanun Hükmünde Kararname yetkisini kullanması yeterli olacaktır. Ancak bu konuda samimi olmayan hükümet yasal düzenleme yapılması gerektiğini söyleyerek, yine zaman kazanmaya çalışmaktadır. Kanun Hükmünde Kararname ile çözülebilecek bu sorunun dallandırılıp, budaklanması, sözleşmelilerin ‘ha bugün, ha yarın‘ denilerek, sürekli oyalanması, sözleşmelilerin istismar edildiğini ortaya koymaktadır" dedi.
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen olarak taleplerini açıklayan Koncuk, "Sözleşmelileri istismar etmeden, onları seçim malzemesi olarak görmeden bu konunun en kısa sürede çözülmesidir. Bugün 250 bin 4/B‘li, 45 bin 4/C‘li çalışan bulunmaktadır. 4/B ve 4/C‘lilerin tamamı hiçbir kritere bağlı olmaksızın seçimlerden önce kadroya alınmalıdır. Şayet hükümet bu konuda samimiyse elinde bulunan Kanun Hükmünde Kararname yetkisini kullanır ve 4/B ile 4/C‘lileri kadroya geçirir. Bunu seçim sonrasına bırakmak siyasi
etikle bağdaşmadığı gibi tüm sözleşmelileri aldatmak anlamına gelmektedir. Türkiye Kamu-Sen olarak konunun seçim sonrasında da takipçisi olacağımızdan herkes emin olmalıdır" dedi.
Kaynak: İHA
çözeceğini açıkladığını ifade ederek, "Başbakan‘ın iki gün önce bu sorunu seçimden önce çözeceğini, iki gün sonra ise sorunun çözümünün seçim sonrasına kaldığını söylemesi şık olmamıştır. Bir Başbakan‘ın iki gün arayla farklı açıklamalar yapması ve sözleşmelilerin kadro umudunu seçim sonrasına ertelemesi son derece düşündürücüdür. Kaldı ki Başbakan, 12 Haziran seçimlerinden sonra tekrar iktidara geleceğine dair milletten söz mü almıştır? Verilip, tutulmayan bunca söze rağmen, Başbakan‘da yeniden
iktidar olacaklarına dair kanaat nasıl oluşmuştur? Aksine 12 Haziran‘dan sonra herhangi bir siyasi partinin tek başına iktidara gelmesi mümkün görünmemektedir. Sözleşmeliler Başbakan‘ın son açıklamasıyla büyük bir yıkım yaşamıştır. İki gün önce sevinen, iki gün sonra ise sevinçleri kursağında kalan çalışanlar, artık kime, neye inanacağını şaşırmıştır. Sözleşmeliler hükümetten sadece hakkı olanı istemektedir" dedi.
Öte yandan 4/B uygulamasını yaygınlaştıran, 4/C‘yi icat eden bizzat hükümet iken, Başbakan‘ın 9 yıl sonra tam da seçimlere kısa bir süre kala sözleşmelilere kadro sözü vermesinin manidar olduğunu belirten Koncuk, "Nitekim bugün geldiğimiz noktada, sözleşmeliye kadro sözünün seçimlerin bir parçası olduğu çok net anlaşılmaktadır. Sözleşmeliye kadro verilmesi için yasal düzenleme yapılması gerektiği söylenmektedir. Yasal düzenlemenin arkasına sığınanlar, işi yokuşa sürmek istemektedir. Çünkü sözleşmelilerin
kadroya geçebilmesi için hükümetin, elinde bulunan Kanun Hükmünde Kararname yetkisini kullanması yeterli olacaktır. Ancak bu konuda samimi olmayan hükümet yasal düzenleme yapılması gerektiğini söyleyerek, yine zaman kazanmaya çalışmaktadır. Kanun Hükmünde Kararname ile çözülebilecek bu sorunun dallandırılıp, budaklanması, sözleşmelilerin ‘ha bugün, ha yarın‘ denilerek, sürekli oyalanması, sözleşmelilerin istismar edildiğini ortaya koymaktadır" dedi.
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen olarak taleplerini açıklayan Koncuk, "Sözleşmelileri istismar etmeden, onları seçim malzemesi olarak görmeden bu konunun en kısa sürede çözülmesidir. Bugün 250 bin 4/B‘li, 45 bin 4/C‘li çalışan bulunmaktadır. 4/B ve 4/C‘lilerin tamamı hiçbir kritere bağlı olmaksızın seçimlerden önce kadroya alınmalıdır. Şayet hükümet bu konuda samimiyse elinde bulunan Kanun Hükmünde Kararname yetkisini kullanır ve 4/B ile 4/C‘lileri kadroya geçirir. Bunu seçim sonrasına bırakmak siyasi
etikle bağdaşmadığı gibi tüm sözleşmelileri aldatmak anlamına gelmektedir. Türkiye Kamu-Sen olarak konunun seçim sonrasında da takipçisi olacağımızdan herkes emin olmalıdır" dedi.
