Karnesi Kötü Olan Öğrenciye Destek Verilmeli
Denizli Devlet Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Fatma Özdemir, ailelerin karne döneminde sonuç ne olursa olsun çocuklarına destek vermesi gerektiğini söyledi.
2010-2011 eğitim ve öğretim yılının bitmesi dolayısıyla velileri uyaran Psikiyatri Uzmanı Fatma Özdemir, anne babaların çocuklarının karnesine vereceği tepkinin çocuğun ruh sağlığı açısından önemli olduğunu belirtti. Özdemir, "Karne çocuğun zeka göstergesi değildir. Karne günü kimi çocuk eve mutlulukla, heyecanla dönerken kimi çocuk içinde korkuyla eve dönüyor. Bu noktada karnesi kötü olan çocukların velilerine çok iş düşüyor. En başta o karnenin sadece çocuğa ait olmadığının bilinmesi gerekiyor. Ayrıca
bilinmesi gereken bir başka husus da karnenin zeka ölçümü yapmadığı gerçeğidir" dedi.
Özdemir, okuldaki başarısızlığın birçok nedeni olabileceğini kaydederek, "Anne babaların çocuklarına olan eleştirel, tehditkar, aşırı beklentili tutumları çocuğun başarısını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Anne baba arasındaki çatışmalar, sorunları çocuk ile paylaşma ve onu taraf olmaya zorlama gibi tutumlar çocuğun psikolojik dengesini bozabilir. Yine kardeş kıskançlığı, ev değişikliği gibi durumlarda da çocuğun kafası karışabilir. Çocuğunuzun başarısızlığında psikolojik ya da fiziksel bir neden de
etkili olabilir. Çocuğun kapasitesi iyi olsa da kafası karışık ve endişeli ise dikkati dağılır ve derse konsantre olamayabilir. Çocuk depresif bir ruh halinde ise sürekli yorgun, uykulu, ders çalışmaya isteksiz olabilir ya da hiperaktif bir çocuk ise uzun süre ara vermeden dersi takip edemeyebilir. Ya da bunların dışında çocuğun işitme-görme gibi fizyolojik bir rahatsızlığı bulunabilir" diye konuştu.
Aynı ev ortamında çocuklardan birinin karnesinin olumlu, diğerinin olumsuz olabileceğini belirten Özdemir, şunları söyledi:
"Bu nedenle eğer kötü karne veya okulla ilgili başka bir sorun varsa veliler çocuklarını cezalandırmamalı, çocuğun özgüvenine zarar verecek, aile ile ilişkilerini bozacak tutum ve davranışlarda bulunmamalı. Bunun yerine durumun nedenlerini araştırmalı, bu konuda gerekirse rehber öğretmenlerden, psikolog ve psikiyatristlerden yardım almalılar. Nedenleri araştırıldıktan sonra anlamaya çalışmalı ve çözüm için gerekli adımlar atılmalıdır. Bu adımlar çocuğun şevkini kırmadan, kendine olan özgüvenini
zedelemeden yapılır ise önümüzdeki dönemde çocuğun okul başarısı artacak ve okul sorunları düzelecektir."
Yaz döneminin bir sonraki yıla iyi hazırlanmak için iyi bir fırsat olduğunu belirten Özdemir ailelere, "Yaz dönemi çocuğun bireysel gelişimi için bir fırsattır. Çocuk yıl içinde zaman ayıramadığı faaliyetleri yapabilir, yeni deneyimler kazanabilir. Anne babalar çocuklarını enerjilerini ortaya koyabilecekleri spor faaliyetlerine, yaratıcılığını ortaya çıkaracak sanatsal faaliyetlere yönlendirebilirler. Ayrıca çocuk yaz döneminde okul stresinden uzak, öğrendiği bilgilerin tekrarını yapabilir ya da eksik
konularını tamamlayabilir ancak onu zorla çalıştırmak boşuna bir uğraştır. Aileler sabrını kaybeder ve çocuğu değersizleştirirse bu travmatik sonuçlar doğurabilir ve çocuk kendine olan güvenini kaybedebilir. Bunun tersine çocukla beraber planlanacak bir çalışma programı ve destek çocuğu motive eder; ailesine ve kendine olan güveni desteklenmiş olur" tavsiyelerinde bulundu.
Kaynak: İHA
bilinmesi gereken bir başka husus da karnenin zeka ölçümü yapmadığı gerçeğidir" dedi.
Özdemir, okuldaki başarısızlığın birçok nedeni olabileceğini kaydederek, "Anne babaların çocuklarına olan eleştirel, tehditkar, aşırı beklentili tutumları çocuğun başarısını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Anne baba arasındaki çatışmalar, sorunları çocuk ile paylaşma ve onu taraf olmaya zorlama gibi tutumlar çocuğun psikolojik dengesini bozabilir. Yine kardeş kıskançlığı, ev değişikliği gibi durumlarda da çocuğun kafası karışabilir. Çocuğunuzun başarısızlığında psikolojik ya da fiziksel bir neden de
etkili olabilir. Çocuğun kapasitesi iyi olsa da kafası karışık ve endişeli ise dikkati dağılır ve derse konsantre olamayabilir. Çocuk depresif bir ruh halinde ise sürekli yorgun, uykulu, ders çalışmaya isteksiz olabilir ya da hiperaktif bir çocuk ise uzun süre ara vermeden dersi takip edemeyebilir. Ya da bunların dışında çocuğun işitme-görme gibi fizyolojik bir rahatsızlığı bulunabilir" diye konuştu.
Aynı ev ortamında çocuklardan birinin karnesinin olumlu, diğerinin olumsuz olabileceğini belirten Özdemir, şunları söyledi:
"Bu nedenle eğer kötü karne veya okulla ilgili başka bir sorun varsa veliler çocuklarını cezalandırmamalı, çocuğun özgüvenine zarar verecek, aile ile ilişkilerini bozacak tutum ve davranışlarda bulunmamalı. Bunun yerine durumun nedenlerini araştırmalı, bu konuda gerekirse rehber öğretmenlerden, psikolog ve psikiyatristlerden yardım almalılar. Nedenleri araştırıldıktan sonra anlamaya çalışmalı ve çözüm için gerekli adımlar atılmalıdır. Bu adımlar çocuğun şevkini kırmadan, kendine olan özgüvenini
zedelemeden yapılır ise önümüzdeki dönemde çocuğun okul başarısı artacak ve okul sorunları düzelecektir."
Yaz döneminin bir sonraki yıla iyi hazırlanmak için iyi bir fırsat olduğunu belirten Özdemir ailelere, "Yaz dönemi çocuğun bireysel gelişimi için bir fırsattır. Çocuk yıl içinde zaman ayıramadığı faaliyetleri yapabilir, yeni deneyimler kazanabilir. Anne babalar çocuklarını enerjilerini ortaya koyabilecekleri spor faaliyetlerine, yaratıcılığını ortaya çıkaracak sanatsal faaliyetlere yönlendirebilirler. Ayrıca çocuk yaz döneminde okul stresinden uzak, öğrendiği bilgilerin tekrarını yapabilir ya da eksik
konularını tamamlayabilir ancak onu zorla çalıştırmak boşuna bir uğraştır. Aileler sabrını kaybeder ve çocuğu değersizleştirirse bu travmatik sonuçlar doğurabilir ve çocuk kendine olan güvenini kaybedebilir. Bunun tersine çocukla beraber planlanacak bir çalışma programı ve destek çocuğu motive eder; ailesine ve kendine olan güveni desteklenmiş olur" tavsiyelerinde bulundu.
