Has Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş:
Seçim çalışmaları kapsamında Kayseri‘ye gelen HAS Parti Genel Başkanı Prof.
HAS Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş Kayseri‘ye geldi. Seçim çalışmaları kapsamında partililer ve gazetecilerle bir araya gelecek olan Kurtulmuş, aynı zamanda esnaf ve sivil toplum kuruluşlarını da ziyaret edecek. Partisinin İl Başkanlığında bir açıklama yapan Kurtulmuş, 27 Mayıs 1960 darbesini anarak, "27 Mayıs her zaman Türkiye siyasetine çok önemli dersler vermiştir. Rahmetli Menderes ve arkadaşlarının Hasan Polatkan‘ın, Zorlu‘nun, aradan 51 yıl geçmiş olmasına rağmen, hala her yerde
neredeyse her evde, rahmetle, hayırla yad ediliyor olmasıdır. Ama o dönem astıkları astık, kestikleri kestik olan, böylesine hasız bir sürece imza atmış olan başat dönemin ihtilal komutanı olmak üzere, Yassıada mahkemelerinin hakimleri, savcıları olmak üzere o kara dönemi idare edenlerinin hiçbirinin isimleri dahi hatırlanmıyor" dedi.
Ardından hükümete eleştirilerde bulunan Kurtulmuş, "27 Mayıs, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997, 27 Nisan 2007 gibi her birisi kendi konjünktürü içerisinde etkili olmuş olan, her birisi de askeri müdaheleler, darbeler olan bu darbelerin bir daha geride kalmasını sağlayacak birtakım hukuki ve siyasi düzenlemelerin yapılması gerekir. Türkiye‘de bu darbelerin ortaya çıkardığı en önemli husus Türkiye siyasal yapısını millet egemenliğine kapatmış olmasıdır. Türkiye‘de bugün millet egemenliği sadece
lafta kalan bir sözdür. Dolayısıyla halkın sadece figuran olduğu, sadece 4 yıldan 4 yıla oy verdiği bir sahte demokrasiden gerçek bir demokrasiye geçişi sağlama görevi ise siyasetindir. Seçim yasalarının siyasi partiler yasalarının, seçim siteminin, meclis iç tüzüğünün, sendikalar yasasının, toplu görüşmeler yasasının, yani halkı alıp, sistemin içerisinden atmış olan bu anti demoratik yapımının tümünün değiştirilmesi gerekir ki bunların neler olduğunu uzun uzun seçim beyannamesinde anlatan bir siyasi
partiyiz" şeklinde konuştu.
Menderes‘in ‘Yeter artık döz milletin‘ sözünü kullanan hükümete de göndermede bulunan Kurtulmuş, "Artık siyasetçilerin görevi, efendim rahmetli Menderes‘in bundan 50 sene, 60 sene evvel söylediği o meşhur 1950 seçiminde kullandığı, ‘Yeter söz milletindir‘ lafını ikide bir tekrarlamak değildir. Siyasetçilerin görevi, gerçekten yeter sözünü millete bırakmaktır. Bunun için de lafla peynir gemisi yürümez. Türkiye‘nin demokratikleşmesini sağlayacak, her türlü siyasi adamın atılması zaruridir" dedi.
Kurtulmuş, anayasa değişikliğinden de bahsederek, 12 Eylül 2010 referandumunda ‘Evet‘ dediklerini ancak aradan 8 ay geçmesine rağmen hala bir somut adım atılmadığını belirtti. Kurtulmuş, 12 Eylül derbacilerinin de yargılanmasının nasıl yapılacağını merak ettiklerini ifade ederek, "12 Eylül 2010 referandumuna ilk önce ‘Yetmez, ama evet‘ diyen biziz. Hükümet bizi ziyaret ettiği zaman bir anayasa formunun nasıl olacağını biz kendilerine anlattık. Bugün de aynı fikri ortaya koyuyoruz. Türkiye‘de Tanzimat‘tan
beri en temel siyasi soru anayasayı kim yapacak sorusudur. Anayasa kapalı kapılar ardında, partilerin çalışma odalarında yapılmaz. Anayasalar millet tarafından yapılır. Biz askerlerin namulusu ucunda yapılmış anayasa değişikliklerinden ya da siyasi partilerin odalarında yapılmış anayasa değişikliklerinden kurtulmak istiyoruz. Ya da Avrupa Birliği istiyor diye yapılan anayasa değişikliklerinden kurtulmak istiyoruz. Gerçekten anlamadığı ve hükümeti çok derin bir şekilde eleştirdiğim nokta ise 12 Eylül
referandum meydanlarında ‘Oy verin 12 Eylül‘le hesaplaşacağız‘ diyenler, aradan 8 aydan fazla bir zaman geçmesine rağmen nerededirler, niçin 12 Eylül‘ün siyasi rejimiyle hesaplaşacak herhangi bri somut adım atmadılar? Bunlar herhalde 12 Eylül‘le hesaplaşmak dediğimiz şeyi 90 yaşındaki Kenan Evren Paşa‘yı, sadece onu getirip mahkeme önüne koymak şeklinde algılıyorlar" diye konuştu.
Kurtulmuş, parti binasındaki konuşmasının ardından esnaf ziyaretinde bulundu.
Kaynak: İHA
neredeyse her evde, rahmetle, hayırla yad ediliyor olmasıdır. Ama o dönem astıkları astık, kestikleri kestik olan, böylesine hasız bir sürece imza atmış olan başat dönemin ihtilal komutanı olmak üzere, Yassıada mahkemelerinin hakimleri, savcıları olmak üzere o kara dönemi idare edenlerinin hiçbirinin isimleri dahi hatırlanmıyor" dedi.
Ardından hükümete eleştirilerde bulunan Kurtulmuş, "27 Mayıs, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997, 27 Nisan 2007 gibi her birisi kendi konjünktürü içerisinde etkili olmuş olan, her birisi de askeri müdaheleler, darbeler olan bu darbelerin bir daha geride kalmasını sağlayacak birtakım hukuki ve siyasi düzenlemelerin yapılması gerekir. Türkiye‘de bu darbelerin ortaya çıkardığı en önemli husus Türkiye siyasal yapısını millet egemenliğine kapatmış olmasıdır. Türkiye‘de bugün millet egemenliği sadece
lafta kalan bir sözdür. Dolayısıyla halkın sadece figuran olduğu, sadece 4 yıldan 4 yıla oy verdiği bir sahte demokrasiden gerçek bir demokrasiye geçişi sağlama görevi ise siyasetindir. Seçim yasalarının siyasi partiler yasalarının, seçim siteminin, meclis iç tüzüğünün, sendikalar yasasının, toplu görüşmeler yasasının, yani halkı alıp, sistemin içerisinden atmış olan bu anti demoratik yapımının tümünün değiştirilmesi gerekir ki bunların neler olduğunu uzun uzun seçim beyannamesinde anlatan bir siyasi
partiyiz" şeklinde konuştu.
Menderes‘in ‘Yeter artık döz milletin‘ sözünü kullanan hükümete de göndermede bulunan Kurtulmuş, "Artık siyasetçilerin görevi, efendim rahmetli Menderes‘in bundan 50 sene, 60 sene evvel söylediği o meşhur 1950 seçiminde kullandığı, ‘Yeter söz milletindir‘ lafını ikide bir tekrarlamak değildir. Siyasetçilerin görevi, gerçekten yeter sözünü millete bırakmaktır. Bunun için de lafla peynir gemisi yürümez. Türkiye‘nin demokratikleşmesini sağlayacak, her türlü siyasi adamın atılması zaruridir" dedi.
Kurtulmuş, anayasa değişikliğinden de bahsederek, 12 Eylül 2010 referandumunda ‘Evet‘ dediklerini ancak aradan 8 ay geçmesine rağmen hala bir somut adım atılmadığını belirtti. Kurtulmuş, 12 Eylül derbacilerinin de yargılanmasının nasıl yapılacağını merak ettiklerini ifade ederek, "12 Eylül 2010 referandumuna ilk önce ‘Yetmez, ama evet‘ diyen biziz. Hükümet bizi ziyaret ettiği zaman bir anayasa formunun nasıl olacağını biz kendilerine anlattık. Bugün de aynı fikri ortaya koyuyoruz. Türkiye‘de Tanzimat‘tan
beri en temel siyasi soru anayasayı kim yapacak sorusudur. Anayasa kapalı kapılar ardında, partilerin çalışma odalarında yapılmaz. Anayasalar millet tarafından yapılır. Biz askerlerin namulusu ucunda yapılmış anayasa değişikliklerinden ya da siyasi partilerin odalarında yapılmış anayasa değişikliklerinden kurtulmak istiyoruz. Ya da Avrupa Birliği istiyor diye yapılan anayasa değişikliklerinden kurtulmak istiyoruz. Gerçekten anlamadığı ve hükümeti çok derin bir şekilde eleştirdiğim nokta ise 12 Eylül
referandum meydanlarında ‘Oy verin 12 Eylül‘le hesaplaşacağız‘ diyenler, aradan 8 aydan fazla bir zaman geçmesine rağmen nerededirler, niçin 12 Eylül‘ün siyasi rejimiyle hesaplaşacak herhangi bri somut adım atmadılar? Bunlar herhalde 12 Eylül‘le hesaplaşmak dediğimiz şeyi 90 yaşındaki Kenan Evren Paşa‘yı, sadece onu getirip mahkeme önüne koymak şeklinde algılıyorlar" diye konuştu.
Kurtulmuş, parti binasındaki konuşmasının ardından esnaf ziyaretinde bulundu.
