Muayenehane çilesine bir daha müsade etmeyeceğiz
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, CHP ve tabip örgütlerinin engellemelerine rağmen, sağlıkta dönüşüm programıyla vatandaşın çilelerine son verdiklerini belirterek, "Muayenehane çilesine bir daha müsade etmeyeceğiz" dedi.

Akdağ, görme özürlü işçiden özür dilemesine ilişkin, "Çok insani bir telefon görüşmesiydi. Ben yaptığı hatayı anlamış bir kişi olarak, o görme engelli kardeşimizinden özür diledim, helallik istedim. O da özürümü kabul etti, hakkını helal etti. Bir yer değişikliği talep etti bizden, evime daha yakın bir yer olabilir mi diye, onu da gerçekleştirdik, böyle tamamlandı iş" diye konuştu.
"Hepimiz insanız aslında. Bu konuda ben yanlışımı gördüm" diyen Akdağ, "Siyasilerin bu tarz yanlışlarını görmeleri önemli. Dolayısıyla insan kırdığı herkesten özür dilemeli bende bunu yaptım" dedi.
Bu telefondan sonra Lokman Ayva ve Metin Şentürk ile de görüştüğünü belirten Akdağ, "Doğrusu onlar da benim özrümü makul buldular ve bundan da memnun oldular. Lokman bey şunu söyledi bana; 'Recep bey ben bir defa şahidim, engellilerle ilgili olarak sizin ne kada hassas olduğunuzu ve ilk adımları atan Bakanlardan biri olduğunuzu biliyorum' dedi" ifadesinde bulundu.
"KÜTAHYA'DAKİ VATANDAŞLARIMIZIN SAĞLIĞINI RİSKE EDECEK BİR DURUM YOK"
Bakan Akdağ, Kütahyadaki Siyanür tehlikesine ilişkin ise, "Biz olayı çok yakından takip ediyoruz. Hıfzısıhha Başkanlığımız ve Çevre Bakanlığı ile birlikte şu ana kadar, Kütahya'daki bu meseleden dolayı insan sağlığına zarar verebilecek herhangi bir durum ortaya çıkmadı. Çevre Bakanlığımız çok yakından takip edİyor meseleyi ve işini de iyi bilen bir ekip var. Biz onlarla görüştüğümüz zaman çok net olarak farkettim. Çevre bakanımız bu olay olduğunda Erzurum'daydı. Doğrusu sağlık bakanı olarak, çevre bakanının bu hassas tutumu ve mesleyi bu kadar yakından takip ettiği sürece, Kütahya'daki vatandaşlarımızın sağlığını riske edecek bir durumun ortaya çıkacağını düşünmüyorum. Biz de onlarla birlikte takip edİyoruz meseleyi" açıklamasında bulundu.
CHP VE TABİP ÖRGÜTÜNÜN ENGELLEMELERİNE RAĞMEN BU ÇİLELERİ BİTİRDİK
Doktor eylemlerini de değerlendiren Akdağ, "Hekimlerle orta nokta bulunması söz konusu olur mu" sorusuna, "Orta nokta vatandaşın sağlık hakkına kolayca erişebileceği bir sistemin devam etmesidir" diye cevap verdi.
"Şimdi neyin istendiğini iyi anlamak lazım. Biz diyoruz ki, devletin hastanesinde çalışan bir meslektaşın, ayrıca vatandaştan para istenecek bir yerde çalışması doğru değildir" diye konuşan Akdağ şöyle devam etti:
Buna kim nasıl karşı çıkabilir? Her ne kadar CHP Kılıçdaroğlu'nun altında imzası olan taleplerle anayasa mahkemesine bunu bozdurmaya gittyse de, bu soruyu sorduğumuzda cevap veremiyorlar. Bu aslında onlar için büyük bir mahcubiyet olması gereken durum.
Çok açık söyleyeyim, gerek o zamanki anayasa mahkemesinin kararlarında, gerek CHP'nin oraya gidişinde, meslektaşlarımın çok çok büyük kısmını tenzih ediyorum, tuzu kuru birkaç kişinin inanılmaz bir lobi etkisi oldu. İyi ama 74 milyon insan ne olacak biz buna razı olamayız. Bana başbakanımın talimatı da budur, biz sağlıkta dönüşüm programıyla vatandaşımızın bu çilelerine son verdik. Bir daha muayenehane çilesine müsade etmeyeceğiz."
Bakan Akdağ, son durumu şöyle anlattı:
"Üniversite hastanelerinde hoca parası denen şey ortadan kalktı, hukuki süreç de bitti. CHP ve Tabip örgütünün engellemelerine rağmen bitti. Gerek üniversite, gerek devlet hastanesinde çalışan doktorların özel hastanelerde çalışmaları da bitti. En son Danıştay'da işin bitmemiş bir kısmı var. Bu kişiler sadece muayenehane açabilirler mi? Ben bu nokta da yargının vatandaşın lehine sonuçlandırcağına inanıyorum."
BEYAZ GAZETE
