Çevreciler Atağa Geçti

Ordu Doğa ve Yaşam Alanlarını Koruma Platformu, Ordu‘da ırmaklar üzerinde kurulacak HES‘lerin iptaline yönelik çalışmaları genişletme kararı aldı.

Çevreciler Atağa Geçti
Ordu Kent Konseyi‘nden ayrılarak bağımsız hareket etme kararı alan platform, 5 Haziran‘da çevre mitingi düzenlemek için kolları sıvadı.

Irmaklar üzerinde HES yapılacak bölge ve arazilerin sahipleri ile bir toplantıda bir araya gelen Ordu Temiz Enerji Platformu, toplantıda yeni kararlar aldı. Buna göre platformun adı ‘Ordu Doğa ve Yaşam Alanlarını Koruma Platformu‘ olarak değiştirildi. Toplantıda ayrıca bu zamana kadar Ordu Kent Konseyi Çevre Grubu içinde yürütülen çalışmaların bundan sonra bağımsız bir şekilde sürdürülmesi kararı alındı. Bu kararın alınmasına sebep olarak Kent Konseyi‘nin sadece kendi sınırları içinde kenti ilgilendiren çalışmalar yaptığı, platformun ise kent dahil ilçe, belde ve köyleri de kapsaması gösterildi.

Ordu Doğa ve Yaşam Alanlarını Koruma Platformu çatısı altında ilçe, belde ve köylerde birimler oluşturulması, belirlenecek temsilcilerle ayda bir kez toplantı yapılmasının kararının da alındığı toplantılarda, her birimin kendisi için bir fon oluşturacağı, hukuki mücadelede gerekli olan harcamaların da bu fonlardan karşılanacağı vurgulandı.

Toplantıda 5 Haziran 2011 Pazar günü Gölköy-Alanyurt beldesinde çevre ilçelerin ve köylerin de katılacağı bir miting düzenlenmesi kararı alındı.

‘ACİL KAMULAŞTIRMA‘DAN VAZGEÇİLMELİ

Toplantının sonuç bildirgesinde ise tüm baskı ve tehditlere rağmen suyun ticarileşmesini önleme çalışmaları yapılmasına devam edileceği belirtildi. Daha önce imzalanmış olan doğaya ve yaşama zarar veren uygulamaları destekleyen uluslararası sözleşmelerin derhal iptal edilmesi ve yürürlüğe konmuş olan yasaların geri çekilmesinin istendiği bildirgede, şu görüşlere yer verildi: "Ancak savaş ve seferberlik zamanlarında kamu yararına uygulanabilecek bir yasayla, ‘Acil Kamulaştırma‘ adı altında özel şirketler yararına insanların topraklarına el konulmasına son verilmelidir. Kamu görevlileri, bulunmuş olduğu yönetim birimlerinde yaşayan insanların can ve mal güvenliğini sağlamak zorundadır. Kamu görevlileri, özel şirketlerin elemanlarıymış gibi davranamazlar. Vatandaşın dereden su almak için DSİ‘ye yaptığı müracaat, var olan suyun ancak barajlara yettiği gerekçesiyle geri çevrilmesi su kıtlığının göstergesidir. Yaşam için gerekli olan suyun, güneş ve rüzgar gibi seçenekler varken, enerji için kullanılması kabul edilemez. Sağlık sorunu, çevre sorunuyla başlar. Her canlı sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Hiçbir güç bu haktan vazgeçilmesini isteyemez."

Kaynak: İHA