Bakan Ergün, Ysk‘nın Kararını Değerlendirdi
Yüksek Seçim Kurulu‘nun (YSK) kararını yorumlayan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, "Bunlar demek ki önceden de yapılabilir konulardı.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Hilton Oteli‘nde yapılan 80. İzmir Enternasyonal Fuarı Resepsiyonuna gelişinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. YSK‘nın kararı ve süreç ile ilgili bir soru üzerine Bakan Ergün, "Anayasa, kanunlar, uygulamalar zaman zaman çelişik bile olsa, bunun daha önceden halledilebilir, önceden konuşulabilir ve aday olmak isteyen kişiler eğer bir eksiklikleri varsa, eksiklikleri giderme fırsatı verilebilir bir konu gibi görünüyordu. Zaten öyle oldu nihayetinde. Bugünkü
karar bunu açık şekilde göstermiş oldu" diye konuştu. "Bunlar demek ki önceden de yapılabilir konulardı" diye devam eden Ergün, "Yüksek Seçim Kurulu veya organlar veya devlet organlarından herhangi birisi bu tür kararlar verirken, bunun ne tür komplikasyonlar doğurabileceğini, toplumda ne tür algılamalara yol açabileceğini hesap etmeleri gerekir. Bunu biraz acı bir tecrübe ile de olsa görmüş olduk" ifadelerini kullandı.
Yüksek Seçim Kurulu‘nun da bir yüksek yargı organı olduğunu belirten Bakan Ergün, "Bunların karar vermesinin kimsenin etki ettiğini düşünmek doğru değil. Nihayetinde kendi ellerindeki bilgi ve anlayışlar çerçevesinde karar vermişlerdir. Dolayısıyla yüksek yargı organlarına birisi ‘öyle karar verin, böyle karar verin, vermeyin‘ diye bir talimat, telkinde bulunmuş değil. Yüksek yargının veya diğer yargı mekanizmalarının vermiş olduğu kararlar, zaman zaman birçok insanı rahatsız eden, memnun etmeyen
kararlar olabilir" diye konuştu.
Ergün, bugüne kadar yaşanan olayların üzücü olduğunu söyleyerek, "Aslında bunlar planlanmış olsaydı, böyle bir karara da belki gerek kalmayacaktı. Böyle bir karar verilmiş olsa bile, bu tepkilerin ortaya konulması da çok doğru olmadı. Her olaya tepki verilirse de, doğru değil. Oturup konuşularak halledilmesi de mümkün. Nitekim öyle halledilmiş oldu" diye konuştu.
Adaylık iptali sürecinin siyasi sonuçları ile ilgili soru üzerine Ergün, "Yüksek yargı organı olarak verdiği kararların siyasi sonuçları beklenmesi doğru olmaz. Türkiye bu tür olaylarla karşılaşamaması için ne yapmalı, yasal altyapı, idari düzenleme olarak ne yapmalı konusunu daha sağlıklı olarak tartışmaya vesile olur. Bunun da bir takım başka hukuki ve siyasi sonuçları getirmesi mümkün olabilir. Seçim sonuçlarını etkilemeye dönük, teşebbüs gibi veya bu teşebbüsten o tür sonuçlar çıkarmaya dönük
yaklaşımlar bana çok sağlıklı gelmez" dedi.
Yüksek Seçim Kurulu‘nun kendilerini de memnun etmeyen kararlar verdiğine dikkat çeken Ergün, "Biz yurtdışındaki seçmenlerin oy kullanabileceklerin, bunun mümkün olduğunu düşünüyorduk ve düzenlemeyi ona göre yaptık. Ama Yüksek Seçim Kurulu, seçmenlerin gümrük kapılarında oy vermemsini, yurt dışında oy kullanmanın mümkün olmayacağını karara bağlamış oldu. Bu seçmenlerinde, bizim de hoşumuza gitmeyen, kimsenin hoşuna gitmeyen bir karar. Niye Almanya yaşayan vatandaşlarımız konsolosluklarda oy kullanabilme
imkanı varken, üstelik Alman hükümeti de bu konuya sıcak bir şekilde yaklaşmışken, niye niye bunu gerçekleştiremeyelim? YSK‘nın yüksek yargı organı olarak vermiş olduğu karar, bizi de memnun etmedi. ‘Bu kararlar bizi memnun etmedi‘ diye aşırı tepkiler vermeden, bu kararların yanlış olduğunu söyledik, ‘düzeltme imkanı var mı‘ diye yeniden başvurduk. Arkadaşlarımız girişimde bulundular. Ama buna rağmen bir sonuç alamadık" dedi. Ergün, yeni düzenlemeler, yeni çalışmalarla sonraki seçimlerde vatandaşların
yurtdışında oy kullanmalarının sağlanabileceğini belirtti.
Kaynak: İHA
karar bunu açık şekilde göstermiş oldu" diye konuştu. "Bunlar demek ki önceden de yapılabilir konulardı" diye devam eden Ergün, "Yüksek Seçim Kurulu veya organlar veya devlet organlarından herhangi birisi bu tür kararlar verirken, bunun ne tür komplikasyonlar doğurabileceğini, toplumda ne tür algılamalara yol açabileceğini hesap etmeleri gerekir. Bunu biraz acı bir tecrübe ile de olsa görmüş olduk" ifadelerini kullandı.
Yüksek Seçim Kurulu‘nun da bir yüksek yargı organı olduğunu belirten Bakan Ergün, "Bunların karar vermesinin kimsenin etki ettiğini düşünmek doğru değil. Nihayetinde kendi ellerindeki bilgi ve anlayışlar çerçevesinde karar vermişlerdir. Dolayısıyla yüksek yargı organlarına birisi ‘öyle karar verin, böyle karar verin, vermeyin‘ diye bir talimat, telkinde bulunmuş değil. Yüksek yargının veya diğer yargı mekanizmalarının vermiş olduğu kararlar, zaman zaman birçok insanı rahatsız eden, memnun etmeyen
kararlar olabilir" diye konuştu.
Ergün, bugüne kadar yaşanan olayların üzücü olduğunu söyleyerek, "Aslında bunlar planlanmış olsaydı, böyle bir karara da belki gerek kalmayacaktı. Böyle bir karar verilmiş olsa bile, bu tepkilerin ortaya konulması da çok doğru olmadı. Her olaya tepki verilirse de, doğru değil. Oturup konuşularak halledilmesi de mümkün. Nitekim öyle halledilmiş oldu" diye konuştu.
Adaylık iptali sürecinin siyasi sonuçları ile ilgili soru üzerine Ergün, "Yüksek yargı organı olarak verdiği kararların siyasi sonuçları beklenmesi doğru olmaz. Türkiye bu tür olaylarla karşılaşamaması için ne yapmalı, yasal altyapı, idari düzenleme olarak ne yapmalı konusunu daha sağlıklı olarak tartışmaya vesile olur. Bunun da bir takım başka hukuki ve siyasi sonuçları getirmesi mümkün olabilir. Seçim sonuçlarını etkilemeye dönük, teşebbüs gibi veya bu teşebbüsten o tür sonuçlar çıkarmaya dönük
yaklaşımlar bana çok sağlıklı gelmez" dedi.
Yüksek Seçim Kurulu‘nun kendilerini de memnun etmeyen kararlar verdiğine dikkat çeken Ergün, "Biz yurtdışındaki seçmenlerin oy kullanabileceklerin, bunun mümkün olduğunu düşünüyorduk ve düzenlemeyi ona göre yaptık. Ama Yüksek Seçim Kurulu, seçmenlerin gümrük kapılarında oy vermemsini, yurt dışında oy kullanmanın mümkün olmayacağını karara bağlamış oldu. Bu seçmenlerinde, bizim de hoşumuza gitmeyen, kimsenin hoşuna gitmeyen bir karar. Niye Almanya yaşayan vatandaşlarımız konsolosluklarda oy kullanabilme
imkanı varken, üstelik Alman hükümeti de bu konuya sıcak bir şekilde yaklaşmışken, niye niye bunu gerçekleştiremeyelim? YSK‘nın yüksek yargı organı olarak vermiş olduğu karar, bizi de memnun etmedi. ‘Bu kararlar bizi memnun etmedi‘ diye aşırı tepkiler vermeden, bu kararların yanlış olduğunu söyledik, ‘düzeltme imkanı var mı‘ diye yeniden başvurduk. Arkadaşlarımız girişimde bulundular. Ama buna rağmen bir sonuç alamadık" dedi. Ergün, yeni düzenlemeler, yeni çalışmalarla sonraki seçimlerde vatandaşların
yurtdışında oy kullanmalarının sağlanabileceğini belirtti.
