Babacan Göz Altılarla İlgili Konuştu
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ergenekon soruşturması kapsamında dün yaşanan gözaltılara ilişkin olarak, "Gazeteci olmak, basın mensubu olmak farklı bir dokunulmazlığı beraberinde getirmemeli" dedi.
DASK‘ın "zorunlu deprem sigortası seferberliği"ne ilişkin düzenlediği toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Babacan, "Türkiye‘deki basın özgürlüğü konusunda hiç kimsenin endişesi olmasın" dedi.
Gazeteci olmanın farklı bir dokunulmazlığı beraberinde getirmemesi gerektiğini ifade eden Babacan, "Her meslek grubunda olduğu gibi medyada da yanlış yollara girenler, yanlış işlere girenler, yanlış örgütlenmelerin, yanlış hareketlerin parçası olanlar varsa bunlara da özel bir ayrıcalık dokunulmazlık düşünülmemesi lazım. Her meslek sahibinin olduğu gibi gazetecilerin de gerçekten kendi meslekleri çerçevesinde ve Türkiye‘deki kanunlar kurallar çerçevesinde hareket etmeleri lazım. Tabi bu tartışılanlar
yargı tarafından ele alınan konular. Yargı bağımsızlığı ve güçler ayrılığı çerçevesinde devam eden bir süreçten bahsediyoruz. Dolayısıyla yargı sürecine herkes saygı göstermeli. Tabi hep beraber eleştirebiliriz. Yargı eleştirilemez, yargı kararlarını herkes çok sevmeli* Öyle bir iddiada olamayız. Herkes eleştirebilir, yanlış olduğu iddia edilebilir ama sonuçta alınan kararlara saygı gerekir" diye konuştu.
Yaşananları önyargıyla ele almamak gerektiğini ve sürecin sonucunu beklemek gerektiğini kaydeden Babacan şöyle devam etti:
"Bizim sadece medya konusunda değil Türkiye‘deki tüm özgürlükleri genişletmek için ciddi bir çabamız var. 8 yıldır Türkiye‘de özgürlüklerin alanı çok genişlemiştir, Türkiye‘de yasaklar çok önemli ölçüde kalkmıştır. Türkiye artık her şeyi serbestçe tartışan bir ülke haline gelmiştir. Ama bu özgürlükler kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti‘ne zarar verecek, ülkemizin demokratik düzenine zarar verecek ve başka tür özgürlüklerin kısıtlanmasına yol açacak şekilde olmamalıdır. Dolayısıyla bir yandan kuşkusuz
özgürlükler çok önemlidir. Türkiye‘deki temel hakların korunması çok önemlidir. Ama demokratik sisteme zarar verme yönünde kullanıldığında yasal düzenlemeler ve yaptırımlar vardır. Yargı sürecini bekleyip hep beraber görmemiz gerekiyor."
Kaynak: İHA
Gazeteci olmanın farklı bir dokunulmazlığı beraberinde getirmemesi gerektiğini ifade eden Babacan, "Her meslek grubunda olduğu gibi medyada da yanlış yollara girenler, yanlış işlere girenler, yanlış örgütlenmelerin, yanlış hareketlerin parçası olanlar varsa bunlara da özel bir ayrıcalık dokunulmazlık düşünülmemesi lazım. Her meslek sahibinin olduğu gibi gazetecilerin de gerçekten kendi meslekleri çerçevesinde ve Türkiye‘deki kanunlar kurallar çerçevesinde hareket etmeleri lazım. Tabi bu tartışılanlar
yargı tarafından ele alınan konular. Yargı bağımsızlığı ve güçler ayrılığı çerçevesinde devam eden bir süreçten bahsediyoruz. Dolayısıyla yargı sürecine herkes saygı göstermeli. Tabi hep beraber eleştirebiliriz. Yargı eleştirilemez, yargı kararlarını herkes çok sevmeli* Öyle bir iddiada olamayız. Herkes eleştirebilir, yanlış olduğu iddia edilebilir ama sonuçta alınan kararlara saygı gerekir" diye konuştu.
Yaşananları önyargıyla ele almamak gerektiğini ve sürecin sonucunu beklemek gerektiğini kaydeden Babacan şöyle devam etti:
"Bizim sadece medya konusunda değil Türkiye‘deki tüm özgürlükleri genişletmek için ciddi bir çabamız var. 8 yıldır Türkiye‘de özgürlüklerin alanı çok genişlemiştir, Türkiye‘de yasaklar çok önemli ölçüde kalkmıştır. Türkiye artık her şeyi serbestçe tartışan bir ülke haline gelmiştir. Ama bu özgürlükler kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti‘ne zarar verecek, ülkemizin demokratik düzenine zarar verecek ve başka tür özgürlüklerin kısıtlanmasına yol açacak şekilde olmamalıdır. Dolayısıyla bir yandan kuşkusuz
özgürlükler çok önemlidir. Türkiye‘deki temel hakların korunması çok önemlidir. Ama demokratik sisteme zarar verme yönünde kullanıldığında yasal düzenlemeler ve yaptırımlar vardır. Yargı sürecini bekleyip hep beraber görmemiz gerekiyor."
