Terör ve İslam kelimesi birarada kullanılamaz
Rusya temaslarını sürdüren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Fahri Doktora ünvanı verildi. Erdoğan salonda bulunan katılımcılara seslendi ve Türkiye adına sorulan soruları cevaplandırdı.

Rusya Diplomasi Akademisi'nde konuşan Başbakan Erdoğan: Son 30 yıldır teröre karşı mücadele veren Türkiye herhalde Rusya'nın derdini en iyi anlayan ülkelerden biridir. Tıpkı Rusya'da olduğu gibi terör örgütü Türkiye'de de yaşlı, asker çocuk ve kadınları hedef almıştır. Bugünün dünyasında terörle hedeflere ulaşmak asla mümkün d eğildir. İslami terör diye bir kavram olamaz. İslam barıştan gelen bir tanıma sahip. Anlamında tanımında barış olan bir din teröre müsade edebilir mi? Bireyin ortaya koymuş olduğu bir terör eylemini bir dine yakıştırmak veya dini onunla yargılamak o dine haksızlık olur. Bu diğer dinler için de aynı anlamı taşır. Hristiyanlıkla Musevilik ile terör nasıl yan yana gelemez ise İslam ile de terör yanyana gelemez. En büyük zararı da o sıfatı da kullanan kitleler verirler.
Başka ülkelere yönelen terörü iyi terör diye niteleyenler terör kendilerine yöneldiğinde buna kötü terör dediler. Uluslararası boyut kazanan küresel bir soruna dönüşen teröre karşı ancak küresel ölçekli bir mücadele başarı sağlayabilir. Biz Rusya'nın terörle mücadelesini her zaman destekledik ve desteklemeye devam edeceğiz. Uluslararası ilişklier dış politika ve diplomasi geleneği her ülkeye göre farklılık arz eder. Her ülke konumuna gücüne göre diplomasisini şekillendirir. Ortadoğu'da yaşanan d eğişime dünya kayıtsız kalamıyor. Şuanda doğu akdeniz artık savaş gemileri ile dolu. Uçak gemileri doğu akdenizde. Hemen hemen dünyanın güçlü ülkeleri şuanda doğu akdenize yerleşmiş durumda. Japonya'da meydana gelen deprem Londra'yı etkileyebiliyor. Sorunların küresel ve ortak olduğu bir dünyada hiç kuşkusuz çözümler de ortak olmalı küresel mahiyet arz etmelidir. Türkiye demokrasiyi huzur ve refahı muhafaza etmek daha yükseltmek için büyük çaba sarfediyor. Ulusal istikrar ve refahın bölgesel istikrar ve refahla doğrudan bağlantılı olduğunu da biliyoruz. Biz demokrasiyi insan haklarını özgürlükleri hukukun üstünlüğünü bugünün dünyasında kalkınmanın refahın temel şartı olarak görüyor bölgemizdeki tüm ülkeler için de bunu görüyoruz. 8 Yıl önce iktidarı devraldığımızda komşularla 0 sorun politikasını başlattık. Masaya oturduk ve çözüm odaklı bir samimiyet içinde meseleleri tek tek ele aldık. Komşularımız olan İran, Irak, Romanya ile uzun yıllardır devam eden sorunları bir bir çözüm yoluna koymaya başladık.
8 Yıl önce Türkiye'nin toplam ihracatı 36 milyar dolardı. 2008 sonunda bu 132 milyar dolara ulaştı. Böyle bir sıçrama yaptık. Küresel finans krizi sonrasında 2010 itibari ile 114 milyar dolara kadar bu işi koruyabildik. Bu iki sır kelimeye bağlıdır bunlar da güven ve istikrardır. Bir ülkede güven varsa çekimi oluşturursunuz istikrar varsa çekimi oluşturursunuz. Para civa gibidir uygun yeri bulur ve oraya kaçar. Sermaye de böyledir. Güven ve istikrar yoksa sermayedar oraya gitmez. Şuanda Türk Müteahhitlik şirketleri dünyada Çin'en sonra ikinci sıradadır. Müteahhitlerimiz sadece Rusya'da 32 milyar dolar civarında iş yüklendiler ve başarı ile sonuçlandırdılar.
SPORUN, SANATIN, BİLİMİN DİLİ ORTAKTIR
Bizim dönemimizde bir tane banka batmadı, bir tane sigorta şirketi batmadı. Ama ABD'de dünya devi şirketlerin nasıl battığını duydunuz takip ettiniz. Biz daha önceki krizlerde Türkiye olarak bizden önceki iktidarlarda bunu yaşadık. O zaman kriz içerde patladı. Ama dönemimizde böyle birşey olmadı. Rekor seviyede ekonomik büyüme sağladık. Biz 4 yıldır IMF ile Stand by anlaşması yapmadık ve masaya oturmadık. Bizim IMF'ye borcumuz 23,5 milyar dolardı şuandaki borç 5,5 milyar dolar. Döviz rezervi şuanda altın hariç 82 milyar dolardır. Bu nereden nereye geldiğimizi göstermesi açısından çok çok önemli. Biz bu sürecin geriye değil daha da ileri gitmesini arzuluyor bu yönde çaba harcıyoruz. Bölgemizde de değişim hareketlerine olumlu bakıyor tecrübe aktarımı noktasında üzerimize düşeni yerine getiriyoruz. Sanatın sporun bilimin dili ortaktır. Biz bugün bu ortaklığı çok daha ileri seviyelere taşımak için gayret sarfediyoruz. Tarihin ve kültürün kesiştiği noktalardan yola çıkarak refah, barış ve huzur dolu bir dünya inşaa etmek için Rusya ile birlikte çalışıyoruz.
Şuanda Türkiye'ye gelen turistlere baktığımızda Almanya birinci sırada ama ikinci sırada 3 milyon turistle Rusya yer alıyor. Bu yıl öyle zannediyorum ki bu sayı çok daha ileri gidecek. Bu halklarında kaynaşmasına vesile oluyor. Ben bir kez daha sizlerle biraraya gelmekten büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Fahri Doktora ünvanı için teşekkür ediyor, sizlere sevgiler saygılar sunarken buradan Kremlin'e geçeceğim. Sayın Putin ile görüşmem var. Soru sormak isteyen öğrencilerimiz olursa bir soru bu kanattan bir soru bu kanattan olmak üzere 2 soru alayım.
SIKINTILI ÜLKELER BİR ARADA
Özellikle ben kardeşime teşekkür ediyorum. Türkçe'yi çok iyi öğrenecek öyle görünüyor. Soruyu sorarken Türkçe'de ciddi mesafe aldığını gördüm. Herşeyden önce eksen kayması diye birşey değil belki eksen buluşması diyebiliriz. Böyle bir gelişme söz konusu. Zira bizim bölgede Rusya Federasyonu ile müşterek bir çok çalışmamız var. Bunlarda bölgenin kalkınmasını, bölgenin gelişmesini hep birlikte sürdürmekteyiz. Bunun için bizim bir teklifimiz oldu. Bu teklife bölgedeki ülkeler olumlu yaklaştılar. Bu da Kafkasya işbirliği konseyiydi. Rusya, Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan. Dikkat edilirse sıkıntılı ülkelerin içinde yer aldığı böyle bir buluşma, böyle bir birleşim eksen kayması değil buluşmasını getiren bir yaklaşım oldu. Bu şuanda başlamış henüz istenilen noktada değil ama kabul edilmiş olması münasebeti ile önemli.
TÜRKİYE'DE YAŞANAN TERÖR OLAYLARI
Çok açık net söylememiz gerekiyor oda şudur; Yani terör eylemleri bir sebep netice ilişkisini doğurur ve terörizm, terörist aslında bir sebep teşkil etmektedir. Tabi can ve mal güvenliğini sağlamakla sorumlu olan devlette özellikle sivile zarar vermeden terör eylemi ile mücadele etmenin gayreti içinde olacaktır. Zaman zaman yaş kuru meselesinde olduğu gibi kurunun yanında yaşta yanıyor. Şuanda terörist umulmayan yerden çıkmaktadır öyle anlar olmaktadır ki şehir merkezlerinde terörizmin yada teröristin olduğunu görebiliyoruz. Düşünün en yoğun yerde canlı bombalar patlatılırsa, saldırılar olursa herkes kime bakacaktır? Devlete bakacaklardır ve hani nerede bizim can güvenliğimiz derler ve fatura devlete kesilecektir. Bunun içinde siville teröristin birbirine karıştığı bölgelerde bizim işimiz zordur ve mümkün olduğunca bunu ayıklamaya çalışıyoruz. Kuzey Irak'ta ki kamplardan sivil alanlara sızmadan bunun önüne geçme yönünde girişimlerde bulunduk oradan Türkiye'ye sızarken ağır bedeller ödedik ödemeye devam ediyoruz bu noktada bir sıkıntımız var bunu azami seviyelere çektik tabi ki ama çalışmalara devam ediyoruz. Teşekkür ederim' diyerek konuşmasını sonlandırdı ve salonda bulunanlara başarılar dileyerek kürsüden ayrıldı.
