Almanya'dan başkanlık sistemine yanıt

CHP Lideri Kılıçdaroğlu 47. Güvenlik Konferansı'na katılmak için gittiği Almanya'nın Münih kentinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Almanya'dan başkanlık sistemine yanıt
Başbakan Erdoğan’ın “başkanlık sistemi” tartışmasını “halkın gerçek gündemini çalmak” için başlattığını söyleyen Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de şu an zaten fiilen başkanlık sistemi var. Cumhurbaşkanını, Meclis Başkanını, valileri, komutanları, yargıçları zaten tek bir kişi belirliyor. Başbakan’ın yetkileri Hüsnü Mübarek’ten bile fazla. Hele sisteme örnek olarak gösterilen ABD Başkanı’nda bile bu kadar yetki yok. Başbakan bir tek yargıç olarak karar veremiyor. Yakında o konuda da adım atar ve yargı kararlarına da imza koymak ister.”

Mısır’a bir Spartaküs lazım

CHP Lideri, Başbakan Erdoğan’ın 23 Nisan törenlerinde makamını sembolik olarak bıraktığı öğrenciye söylediği “artık başbakan sensin, ister as, ister kes” sözlerini hatırlatarak “anlaşıldığı kadarıyla ağır ağır ‘asıp kesme’ dönemine gireceğiz” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu gazetecilerle sohbetinde Mısır olaylarına da geniş yer ayırdı. “Yaşananlar çok sıcak olmakla birlikte ilk bakışta işsizler ve yoksulların başkaldırısı olduğu anlaşılıyor. Demokrasi ve özgürlük talepleri var. Refah devleti ve sosyal devlet özlemleri var. Şimdi onlara gereken bir Spartaküs. Halkın kendi Spartaküs’ünü çıkartması gerekiyor” dedi.

İçişlerine müdahale

CHP Lideri Mısır ile Türkiye’yi şöyle karşılaştırdı: “Ortadoğu’da halklar Türkiye’nin modern yüzüne imreniyor, bunu kendi ülkelerinde de görmek istiyor. Bizim yöneticilerimizse Arap ülkelerinin yöneticilerine özeniyorlar. Bu nedenle demokrasi, özgürlük ve laiklikten söz etmiyorlar.”

Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın Mısır’daki olaylar için “tribünden seyretmeyiz” demesini “içişlerine müdahale” gerekçesiyle eleştirdi ve zaten Mısır yönetiminin de bundan rahatsız olduğunu hatırlattı. Ardından Mısır halkının sesine kulak veren Başbakan’ın kendi halkının taleplerine kulağını kapattığını belirtti ve şöyle konuştu: “Torba yasayı protesto eden işçilere cop reva görülüyor. Böylece tüm dünya yaşanan çifte standartı görüyor. Çünkü Başbakan ‘halk’, ‘millet’ gibi kavramları sadece kendisine oy vermiş kesimler için uygun görüyor. Kendisine oy vermeyenleri halktan saymıyor. Baskı rejimine gitmek istiyor. Kendisini eleştirenlere tahammül edemeyen br yapısı var.”

CHP Lideri, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e çömelerek bir şeyler anlattığını gösteren fotoğrafın Anadolu Ajansı tarafından servis edilmesinin ardından, TRT’nin AA aboneliğini kesmesi üzerine şunları söyledi: “Birini sırf bir haberi verdiği için cezalandırmak kadar saçma bir şey olamaz. O fotoğraf yalan değil ki! Üstelik iki kurum da devlete bağlı ve iktidar bağımlısı. Böyle görünmek yöneticilerini rahatsız bile etmiyor. Nasıl bazı valiler ‘ben iktidarın valisiyim’ diyorsa TRT de ‘ben iktidarın televizyonuyum’ diyor. Üstelik o iktidara oy vermeyenlerin verdikleri vergileri de kullanarak yapıyor bunu.”