Devlet Bakanı Çiçek: En büyük sıkıntı, Libya’daki otorite boşluğu ve kaos ortamıdır
Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Libya’daki Türk vatandaşların kurtarılması için her türlü gayreti ortaya koyduklarını söyledi. Tahliyelerin kara, deniz ve hava yolu ile yapıldığını belirten Çiçek, ancak bu ülkedeki otorite boşluğu ve kaos or
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin bugünkü grup toplantısında, Libya’daki gelişmelerin iç siyaset malzemesi yapılmaması yönündeki çağrısının ardından bu konuda muhalefet partilerinin bilgilendirilmesi gündeme geldi. Bunun üzerine Çiçek ve Dışişleri Bakanlığı’ndan bir diplomat bilgilendirme turuna çıktı. Çiçek, ilk olarak TBMM’de BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile görüştü, ardından da CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti.
Görüşmenin ardından gazetecilere açıklamada bulunan Çiçek, BDP ve CHP‘ye son gelişmelerle ilgili en son aldıkları bilgilerle ilgili detaylı bilgilendirme yaptıklarını söyledi. Olayın gelişmeye başladığı andan itibaren Mısır‘da ve Tunus‘ta olduğu gibi Dışişleri Bakanlığı‘nda kriz merkezi oluşturduklarını anlatan Çiçek, “Hem konu ile ilgili devlet birimleri hem de siyasi kişiler olarak ben Dışişleri Bakanı‘mız, Ulaştırma Bakanı‘mız ve Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı‘mız ve bürokrat arkadaşlarımız konuyu 24 saat yakından takip ediyor. Bizim orada 200 şantiyemiz var. 25 bin üzerinde de vatandaşlarımız var. Bizim Libya‘da bulunan vatandaşlarımızın sayısı 3‘üncü sırada. Birinci sırada Mısır, 1 milyon civarında olduğu ifade diliyor, ikinci sırada Çin var 30 bin civarında, üçüncü sırada da biz varız. Birçok ülke bunun içerisinde; ABD İngiltere, Fransa Almanya, Avusturya, Suriye de başta olmak üzere 10‘a yakın ülke kendi vatandaşlarının da bizim kanalımızdan tahliye edilmeleri konusunda talepte bulundular.” diye konuştu.
3 YOLDAN TAHLİYE ÇALIŞMASI
Çiçek, hem kara, deniz hem de hava yoluyla Türklerin tahliyesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. “Şu ana kadar gerek THY ile gerekse kiraladığımız yabancı havayolu ile 2 bin 100 civarında vatandaşımız Türkiye‘ye geldi.” diye konuşan Cemil Çiçek, şu bilgileri verdi: “Karayolu ile de imkanlar aramaya çalıştık. Karayolu ile ülkenin doğusundan Mısır‘a 248 vatandaşımız geçti. Onlarla İskenderiye Başkonsolosu‘muz ilgilendi. Tunus yoluyla ile gelme imkanı olan varsa çünkü bu şantiyeler tek bölgede değil ülkeni tamamına yayılmış vaziyete. Ülkenin büyüklüğü de Türkiye‘nin iki mislidir. Bunu da herkesin bilmesinde fayda var. Açıklamalarda tartışmalarla bu gerçekler, bu sıkıntılar göz ardı edilerek yapılıyor. Tunus‘tan bir imkan çıkabiliyorsa güneyden Çat‘tan karayolu ile. Ayrıca THY‘nin tarifeli ya da tahliye maksatlı uçakları ile bir de Libya Havayolları‘ndan kiralanan uçakla ki 144 kişi geldi. Dolayısıyla hava imkanlarını da kullanmaya çalışıyoruz. Buradaki temel sıkıntı orada ciddi otorite boşluğudur, bir muhatap bulunamamasıdır. Çünkü işçilerimizin yoğun olarak bulunduğu bölge Bingazi bölgesi. Maalesef havaalanı çalışmıyor. Ancak kendi imkanımız ile 1 uçak kaldırabildik ondan sonra orası hava sahası kapatıldı. Şu anda Bingazi Havaalanı‘ndan uçuş yapma imkanı yok. Trablus üzerinden getirmeye çalışıyoruz, ama ülkenin büyüklüğü göz önüne alındığında Bingazi ile Trablusgarp arası bin 100 kilometredir ve maalesef güvenlik yoktur. Dolayısıyla bütün bu bilinmezlik ortamında bilenen imkanların tümünü seferber ettik. Üçüncü yol deniz yoluyla vatandaşlarımızın tahliye edilmesidir. Bunu için İstanbul Deniz Otobüsleri‘nden iki fırkateyn deniz şartları dikkate alındığında saat 19.00 gibi o bölgeye yaklaşmış olacak. Ayrıca Deniz Kuvvetleri‘ne bağlı bir yolcu gemisi o da yolda. Ayrıca bu gemilerin ihtiyaçlarını karşılama, yakıt ikmali, başka ihtiyaçlarını Deniz Kuvvetleri‘nden sağlanmak suretiyle günde 6 bin kişi tahliye edebilecek bir kapasiteye deniz yoluyla ulaşmış durumdayız. Ayrıca bir denizcilik şirketinden iki feribot temin edilmiştir. Bütün mesele Bingazi Limanı‘na yanaşılıp yanaşılamayacağıdır. Liman güvenliğini sağlanıp sağlanamayacağıdır. Bunlar bizim tarafımızdan karşılanacak hususlar değildir. Vatandaşlarımızın şunu bilmesi lazım; devlet olarak da hükümet olarak da böyle bir olay karşısında alınabilecek ne tedbir varsa bunları hem aldık almaya da devam ediyoruz.”
KRİZ MASASI 24 SAAT ÇALIŞIYOR
Cemil Çiçek, alınabilecek ne tedbir varsa aldıklarını ve almaya da devam etiklerini söyledi. Dışişleri Bakanlığı’nda oluşturulan kriz masası merkezinin 24 saat çalıştığını ifade eden Çiçek, “Büyükelçilik ve konsolosluğumuzla sürekli irtibat halindeyiz. Başka kaynaklardan da elde ettiğimiz bilgilerle vatandaşlarımızı oradan bir an evvel ülkemize getirmek için çalıyoruz. Ümit ederiz deniz yolu ile bu tahliyeler mümkün olacaksa Marmaris’e gelecekler. Orada da gerekli hazırlıkları yaptık.” şeklinde konuştu.
Çiçek, muhalefetten özel bir isteklerinin olmadığını söylerken, “Bu önemli bir meseledir. Bu meselede devletin elindeki bilgeleri kendilerine sunma ihtiyacı duyduk. Çünkü bu hepimizin meselesidir. Partiler üstü ve insani bir konudur. Kendilerine bilgi sunduk. Bu da olması gerekendi. 2 parti ile görüştük. MHP de isterse onlarla da görüşürüz.” değerlendirmesini yaptı.
3 bin 500 Türk’ün bir stadyumda toplanarak koz olarak kullanılmasına ilişkin soru üzerine Çiçek, "Orası güvenli bir noktadır. Teyit edilmeden gelen bilgiler tartışmalar sorunun çözümüne katkı sunmuyor. Oradaki şartları açıklayanların bizim sahip olduğumuz bilgilerden daha fazla sahip oldukları kanaatini taşımıyoruz. Biz her kanaldan bilgi alarak yapılması gerekeni yapıyoruz. Dolayısıyla bu bilgilerin filtre edilerek verilmesi ve bilgi kirliliğine imkan vermeden sunulması bizim işimizi kolaylaştırır.” dedi.
ABD olmak üzere vatandaşların kurtarılması noktasındaki talebi konusundaki planın ne olduğu sorulunca Çiçek, “Biz kendi vatandaşlarımızın planlamasını yapıyoruz. Sistem işlemeye başlasın. Çünkü orada muhatap bulmakta ciddi zorluk çekiyoruz. Sayın Başbakan‘ımız iki defa oradaki yetkililerle görüştü. Uçaklar gönderildi, iniş yapamadan geri döndüler. Dolayısıyla orada kaos var. Böyle bir durum yaşanıyor.” diye konuştu.
Çiçek, limanların kapatıldığı yönündeki haberlerin hatırlatılmasına ise “Bu konuda bize gelmiş bir bilgi yok. Umarım kapatılmaz. Kapatılırsa da yapabileceğimiz işlerin ne kadar zor olduğunu herkesin takdir etmesi lazım. Deniz aşırı bir ülkede kurtarma çalışması yapmaya gayret ediyoruz. Bu bilgiler devam değişebiliyor.” karşılığını verdi.
