Ahmet Ercan: 'izmir'de Depreme Sebep Olabilecek İki Ana Kırık Var'

Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof.

Dr. Övgün Ahmet Ercan, İzmir`de depreme sebep olabilecek iki ana kırık olduğunu söyledi

Yazılı açıklama yapan Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, "20 Mayıs 2011 günü İzmir`de yaptığım basın açıklamasında, Midilli-Karaburun-Foça deprem üçgeninde 6,5 şiddetinde bir deprem olacağını uyarmıştım. Açıklamamdan 8 ay sonra deprem üçgeni içinde M=5,1`lik deprem oldu" dedi

Ercan, İzmir`de deprem yaratabilecek iki ana kırık olduğunu belirterek "Bunlardan kuzeydeki; Bornova üzerinden, Bayraklı, Karşıyaka, Çiğli, Menemen, Midilli`ye giden "Bornova Kırığı". Güneydeki ise; Yeşildere, Kemeraltı, Konak, Küçükyalı, Göztepe, Balçova, Ural, Güzelbahçe, Alaçatı, Çeşme, Sakız`a ulaşan "İzmir Kırığı". İzmir içinde olan büyük depremleri bu iki ana kırık üretmiştir. Bunların dışında 6,2`den büyük deprem üretmeyen Seferhisar-Urla kırığını da bu iki kırığa dik geçer" dedi

İzmir`de son 2000 yılı içerisinde olan depremleri inceleyen Ercan "17 depremin yüzde 76`sı 6,4 büyüklüğünde, yüzde 24`ü 7`den büyük, yüzde 11`i ise 7,5`dur. Depremlerin süpürtü oluşturma olasılığı ise yüzde 5`tir. Bunun nedeni de kırıkların göçüntü bileşeni olmasından kaynaklanır. İzmir`deki yapı yıkımları deprem büyüklüğünün 6,2`den büyük olması durumunda başlar. İzmir`in ortalama yıkıcı deprem büyüklüğünün M= 6,4 olduğu, ayrıca yapılarının yıpranıklığı ile yaşlılığı düşünülürse, durumun pek iç açıcıolmadığı görülür. Geçmişte olan 7,5 büyüklüğündeki bir depremin artçıları, o yıl içinde 2 tane 6,4 ile 6,4`lük depremler olmuştur. Artçılar bile yıkıcı ölçektedir" diye konuştu

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan genel gidiş olarak bir büyük deprem olduktan sonra, en çok 10 ile 20 yıl aralarla birkaç tane daha yıkıcı deprem olabildiğini belirterek, "Ne var ki, bu gibi ardışık deprem atışmasından sonra, bir uzun dinginlik süresine girildiği de olmuştur. Bu dinginlik süresi kimileyin, 400 ile 500 yıla dek uzamıştır. İzmir içi depremleri son 1870 yılında oluşturduğu depremden sonra 133 yıllık yeni bir uyku süresine girmişken Urla`da 2003`de olan 6,2`lik bir depremle yeniden uyanmıştır

İzmir`de son 8 yıldır büyük bir deprem olmamaktadır. Eğer Urla depremi yeni bir deprem dizisinin başlangıcı ise, gelen 2 ile 12 yıl içinde (2023`e dek) İzmir`de 6,4 ya da daha büyük bir deprem olması şaşırtıcı olmayacaktır. Ne var ki, gerilme belirtileri olan depremcik öbekleşmesi İzmir içinde değil, Midilli-Karaburun-Foça üçgeni dolayında birikmektedir. Ancak, şunu jeofizik gözlemlerden biliyoruz ki, bazı depremler öncü depremcik oğullaşması vermeden de olabilmektedir" şeklinde konuştu

Midilli-Karaburun-Foça üçgeni depremlerini de değerlendiren Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, "Bu "deprem üçgeni" çok diridir, gergindir, devingendir. Burada oluşacak bir büyük deprem Çeşme, Alaçatı, Midilli, Sakız, Foça, Menemen ile İzmir`de etkili olacaktır. Bu üçgende ya da yakınında deprem yaratabilecek olan yer; Bornova, Karaburun kırıkları ile Dikili-Zeytindağ kırıklarının kavşağıdır. Beklenen deprem derinliği 5 ile 7 kilometre olup yılımtaş (granit) katmanı içinde patlayacaktır" dedi

Son 2000 yılı içerisinde deprem üçgeninde olan depremleri inceleyen Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, M>6`dan büyük depremlerin yıl ile büyüklüklerini açıkladı. Ercan, "Buna göre olan 18 depremin yüzde 45`i 6,1-6.7 büyüklüğü arasında, yüzde 8`i 7`den büyük, yüzde 17`si ise 7,3 den büyüktür. Bu 18 depremin hiç birisinin süpürtü oluşturmamış olması kırıkların doğrultu atımlı yürüdüklerinin bir göstergesi olabilir. Bu üçgende olabilecek 7,2`lik bir depremin İzmir içinde sanki M=6,0-6,5 gibi kıyı kesimin depremeduyarlı yerlerinde etki yapma olasılığı ürkütücüdür" diye konuştu

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, 25 yıllık süre içinde en az 2 ile 5 ardı ardına büyük depremlerin olabildiğine dikkat çekerek sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Ne var ki, tıpkı İzmir içindeki deprem davranışlarında görüldüğü gibi, ardışık deprem atışmasından sonra, bir uzun dinginlik süresine girildiği de olmuştur. Bu dinginlik süresi kimileyin, 50 ile 500 yıla dek uzamıştır. Deprem üçgeni içindeki büyük depremler son 1949 yılında olan Karaburun depreminden sonra 62 yıllık yeni bir uyku süresine girmiştir. Uzun erimli kestirimlere göre bu üçgen dolayında büyük bir depremin 2000 dolayında olması beklenirken, bu deprem olmamış, açıkçası gecikmiştir. Buüçgende gelecek yıllarda olabilecek bir deprem şaşırtıcı olamayacağı gibi, eğer gerginlik birikimi yeniden uzun uyuma süresine girmişse daha uzun yüz yıllar boyunca da olmayabilir. Bu durumları aydınlatmak için İzmir ile dolayında "orta erimli jeofizik deprem kestirimlerine" ivedilikle başlanmalıdır. Bunun için gereken yatırım yaklaşık 3 ile 5 daire fiyatıdır. Bunu uzun yıllardır dillendiriyorum. İzmir urayı(belediyesi) ile halkı bunu imece yöntemiyle yapmazsa, denilebilecek bir söz yoktur." Tüm yapıların "Yer-Yapı-Deprem" taramasından geçirilmesi gerektiğini ifade eden Ercan, "İzmir`de kentsel dönüşüm en geç 5 yılda bitirmektir. Çarpık yapılaşan bölgeler yeniden tasarlanarak, uygar kente yakışır duruma getirilmelidir. Yoksa gelecek deprem kötü yapıları kendi kendine ayıklayacaktır. Bundan en çok etkilenecek halk, kıyı boyunca yerleşim alanlarını tutan orta-üst gelirliler (kaymak takımı) olacaktır. Seçim İzmirliler`in" dedi

Kaynak: İHA