
Susuz köyünün 7 mahallesinden biri olan 55 hane ve 230 nüfustan oluşan Aşağısusuz Mahallesi, Boyabat Barajı suları altında kalacak. Evleri baraj suları altında kalacak Aşağısusuz Mahallesi sakinleri doğup büyüdüğü yerleri terk etmek istemeyince hayatlarını sürdürmek için köyün dışındaki bir alanda tahta barakalar kurmaya başladı. Kamulaştırma kapsamında, arazilerinin düşük fiyatlarla alındığını ve kendilerine, köylerini kuracak yeni bir yerin gösterilmemesi nedeniyle mağdur olduklarını ileri sürenköylüler, yetkililerin kendileriyle ilgilenmemesinden yakınarak, sitemlerini dile getirdiler. Barakalar kuran köylüler, ata yadigarı toprakları terk etmek istemediklerini ifade ettiler. Köylüler, "Köyümüzden olduk, arazimizden olduk. Verdikleri para ile bir ev bile alamıyoruz" şeklinde sitemde bulundular.Kendilerine ait arazilerin bulunduğu Kocatepe mevkisine barakalarını kuran köylüler, arazilerinin bitişiğinde bulunan Madal Deresi`nde 2-B kapsamında olan 35 dönüm arazinin kendilerine verilmesini istiyorlar. Susuz Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği aracılığıyla Orman Genel Müdürlüğü`ne gerekli müracaatların yapıldığını belirten Aşağısusuz Mahallesi sakinleri, kış günü çok olumsuz şartlarda yaşamaya mecbur kaldıklarını kaydettiler.Mahalle sakinlerinden Mehmet Demir, "Buralarda barakalar kurmak zorunda kaldık. Devletimizden, mahallemizi kurabilmek için yeni bir yerleşim yeri istiyoruz" dedi.Mustafa Uçar, "Bizim öncelikli sorunumuz yerleşim yeridir. Devlet büyüklerimizden bunu özellikle talep ediyoruz" diye konuştu. Vedat Yılar ise arazilerinin istimlak işlemlerinde haksızlığa uğradıklarını iddia etti."Yıllardır bu memleketin çocuğuyuz" diyen Susuz köylü Hüseyin Kahraman da şunları kaydetti: "Yıllardır çalıştık hep boşa gitti. Bir baraj konusu geldi, hepimizin emeklerini aldı gitti. Bizim meyvelerimiz tarlalarımız her şeyimiz, evimiz ocağımız gitti. Şimdi devlet bize ev yeri bile vermiyor. Biz bu devletten şikayetçi değiliz, çünkü devlet yine bizim devletimiz. Bize bir ev yeri verse, biz de evimizi kursak. Başka bir şey istemiyoruz.”