
Peri, yaptığı açıklamada, Suriye`nin Türkiye ile en uzun kara sınırına ve ortak tarihi geçmişe sahip bir ülke olduğunu ve bu iki ülkenin akrabalık da dahil olmak üzere, tarihi, coğrafi ve kültürel bağlara sahip olduğunu belirterek, "Suriye ile aramızdaki bağlar öyle bir çırpıda sökülüp atılacak cinsten değil. İlişkilerin konsoloslukların kapatılmasına, sınır kapılarına kilit vurulmasına varacak kadar bozulmuş olması Türkiye`nin ve özellikle de Gaziantep`in ekonomisine büyük zararlar verdi. Vermeye dedevam ediyor. Bu ülkeye 2 milyar dolara varan bir ihracatımız vardı. Ayrıca Ortadoğu`ya yaptığımız milyarlarca dolarlık ihracatlar da bu ülkeden transit geçişle yapılıyordu. İlişkilerin bozulduğu şu bir kaç ayda Gaziantep ekonomisinin gördüğü resmi zarar 200 milyon dolardan fazla. Transit geçişler, sınır ve bavul ticareti ise bu rakamın içinde değil" dedi. "Gaziantep caddelerinde alışveriş yaparken görmeye alıştığımız Suriye ve İran vatandaşını ve onları taşıyan otobüsleri artık göremiyoruz. Hangi esnafla konuşsak bu durumun kendilerine büyük zarar verdiğini söylüyor. Suriye`de milyar dolarlara varan yatırımı bulunan Gaziantepli iş adamlarımız var. Akibetlerinin ne olacağı belli değil" diyen Peri, şunları kaydetti: "Suriye dışında İran ayrı bir mesele. 400 yıldır sorun yaşamadığımız İran ile savaşın eşiğine geldik. Ve bu duruma İsrail`i koruyan ama ülkemize hiçbir hayrı olmayan Malatya`daki füze kalkanı sebep oldu. Peki korumak uğruna İran`la savaşın eşiğine geldiğimiz İsrail ile aramız nasıl? O da kötü. Bir taraftan Rusya sınırımıza asker yığıyor. Suriye bizi tehdit ediyor. Kapıları kapatıyor. Transit geçen TIR`larımızdan fahiş paralar alıyor. İran füzelerini üzerimize çeviriyor. Kıbrıs Rumları burnumuzun dibindepetrol arıyor. Müttefikimiz geçinen İsrail ile aramız hiç olmadığı kadar kötü. Sıfır sorun politikası iflas etti. Hükümetin ve özellikle de Gaziantep milletvekillerinin Suriye sorununu öncelikle çözmesi gerekiyor. Irak krizi ve teşvik yasaları ile yediği darbeleri göğüsleyen ve ayakta kalmayı başaran Gaziantep ekonomisinin Suriye`den gelen darbelere dayanıp dayanmayacağı meçhuldür. Bu kez zarar görecek olan sadece sanayici ve iş adamlarımız değildir. Küçük esnafımızdan sınır ticareti ile geçinenvatandaşlarımıza kadar onbinlerce Gaziantepli zarar görmektedir. Ülkemizin ve şehrimizin iyiliği için olmadık sebepler yüzünden çıkarılan sorunların bir an önce giderilmesi, kapanan konsoloslukların açılması, sınır kapılarının eski işleyişine kavuşturulması ve komşumuz Suriye ile ilişkilerin gerçek anlamda komşuluk seviyesine bir an önce getirilmesinin temini gerekmektedir. Aksi halde Gaziantep ve ülkemiz ekonomisi ve hepsinden de önemlisi komşularımızla olan ilişkilerimiz onarılması imkansız yaralaralacaktır. Yol yakınken ve hasarlar kalıcı bir duruma gelmeden gerekli adımlar atılmalıdır."