İlaç Stokları Eridi

Adana Eczacı Odası Başkanı Ersun Özkan, hastaların ilaca ulaşamama riskine ve eczacıya dayatılan yükü ortadan kaldırmak adına 5 Kasım 2011 tarihinde yayınlanan tebliğ ile ilgili Danıştay`a yürütmeyi durdurma ve iptal davası açtıklarını bildirdi.

İlaç Stokları Eridi
Özkan, yaptığı açıklamada, son yıllarda üst üste dayatılan ve kendilerinin hiçbir görüşü alınmadan hazırlanan kararlarla eczanelerin yok olma noktasına geldiğini ifade etti

2003 yılından bu yana sağlığı ve ilacı piyasalaştıran bir anlayışın izlendiğini ileri süren Özkan, "Sağlıkta özelleştirme ile başlayan bu düzenlemeler dönüşüm adı altında yapılırken harcamalar artmış ülkenin kaynakları halkın cebinden uluslararası ilaç tekellerine aktarılmıştır. Tasarruf tedbirlerine karşın yıllık ilaç sarfiyatı 2005 yılı için 8.9 milyar TL iken 2010`da 14.8 milyar TL`ye çıkmıştır. Bunun yanında 2005 yılında 70 kuruş olarak başlayan muayene ücretleri de günümüzde 15 TL`ye çıkmış buradanda görüleceği gibi sağlıkta dönüşümün yükü hastaya ve eczacıya yüklenmiştir. Hastanın hekime gitme sıklığı son 10 yılda yaklaşık 4 katına çıkmışsa esas yapılması gereken tasarruf tedbirlerini uygulamaya koymak yerine mevcut sağlık bütçesini gerçekçi bir yaklaşımla arttırmaktır" dedi. Ekonomi koordinasyon kurulu ile ilaç sanayicileri imzaladıkları protokolle ilaç sanayicilerinin SGK`ya yaptıkları indirimin eczaneler üzerinden geçirildiğini belirten Özkan, şunları kaydetti: "Taraf olduğumuz halde uygulama hakkında söz sahibi olmamız engellenmektedir. Bu uygulamanın sonucunda zarar gören taraf biz eczacılar ve hastalarımız olmaktadır. Son sağlık uygulama tebliğinde değişiklik yapılmasına dair 5 Kasım 2011tarihli tebliğ ile ilaçların kamu kurum ıskontoları ortalama yüzde 7.5 oranında artırılmıştır. Bizler üzerimize düşeni her zamanki gibi yapmaya hazırlanırken ilaç firmaları kamu kurum iskontosu artışı nedeniyle ortaya çıkan yeni oranları tanımayacaklarını açıklamışlardır. 341 kalem ilaçta yeni kamu kurum iskontoları ilaç şirketleri tarafından ödenmemekte aradaki fark tümüyle eczacıya yüklenmektedir. Yine ilaç fiyat kararnamesindeki hükümden kaynaklanan `eczacının rafında bulunan ilaçlardaki fiyat düşüşlerinden kaynaklanan fiyat farklarının 5 işgünü içinde ödenmesi` zorunlulukları olmasına karşın bu zararları karşılamamıştır. Bütün bunların üstüne ilaç firmaları eczacıların ticari iskontolarını da sıfırlama gibi ticari etiğe ve mantığa sığmayan bir anlayışla hareket etmişler ve eczanelerin varlığını tehdit eder hale gelmişlerdir. Haklılığımızın kabul edildiğini gösterir biçimde Çalışma Bakanımız ilaçfirmalarının Kararnameye uygun davranmasını kendilerinin takip edeceğini ifade etmişler fakat bu güne dek hiçbir gelişme olmamıştır." İLAÇ SIKINTISI BAŞLADI SGK`lı hastaların yakından tanık olduğu gibi ciddi bir ilaç sıkıntısı başladığını ve eczacı kamu ile sanayi arasında sıkışıp kaldığını ifade eden Özkan, "Hiçbir yanıyla bu sıkıntıdan sorumlu olmayan eczacıya zararın tamamı yüklenirken, halkın ilaca ulaşması da engellenmektedir. Adana Eczacı Odası olarak hastaların ilaca ulaşamama riskine ve eczacıya dayatılan bu yükü ortadan kaldırmak adına yayınlanan tebliğ ile ilgili Danıştay` a yürütmeyi durdurma ve iptal davası açtık. İlaç sanayi basın açıklamaları ile mağduriyetlerini anlatarak bu gerçekleri gizlemeye çalışmaktayken bireysel çabaları ile ayakta kalmaya çalışan ve halka ilacı ulaştırmak için payına düşeni her zaman yapan eczacı yok olma noktasına gelmiştir" diye konuştu. Yüksek fiyatla sanayiden satın aldığı ilacı düşük fiyatla kamuya satması gibi mantık dışı bir beklenti ile eczanelerin ayakta kalmasının imkansız olduğunu vurgulayan Özkan şunları kaydetti: "Referans fiyat yüzde 66`dan 60`a indirilerek ilaç fiyatları düşürülürken hastanın cebinden ilaca daha fazla ödemesi anlamına gelecek bir düzenleme ile eşdeğer ilaç bandı yüzde 15`den yüzde 10`a indirilmiştir. Böylece SGK piyasadaki en ucuz ilacın yüzde 10 fazlasını ödeyecek geri kalanı ise ilaç farkı adı altında yine hastadan tahsil edecektir. Bütün bu olumsuzluklar ile savaşmak varlığımızı sürdürmek için bir zorunluluk haline gelmiştir Bizler bunun için varlığımızı tehdit eden ilaç sanayini kınıyor ve sağlık otoritesini göreve çağırıyoruz. İlaç sanayinin yalnızca kar mantığı ile hareket etmekten vazgeçmesini, sağlık otoritelerinin de kamu yararına tavır alarak uygulamalarını yeniden yapılandırmasını istiyoruz İlaç stoklarımızın eridiğini yerine yenisini koyamadığımızı belirtiyor yaşanacak krizin halk sağlığını tehdit eder boyuta geldiğini duyuruyoruz. Bu basın bildirisinin bir alarm niteliği taşıdığının bilinmesini istiyor taraflarısağduyu ile hızla göreve çağırıyoruz."
Kaynak: İHA