Bdp`li Kurt, İhd Hakkari Şubesi`ni Ziyaret Etti
İHD Hakkari Şubesi`ni ziyaret eden BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, şube başkanı ve belediye meclis üyesinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

"BASKILAR DAĞA GİDİŞİ HIZLANDIRDI" Yapılan baskılar sonucunda dağ yolunu seçenlerde artış olduğunu savunan Kurt, "Bu tutuklamalar oldukça dağa gidişler devam ediyor. Kazan Vadisi`nde Kürt gençleri katledilirken aynı gün aynı oranda gençlerin gerillaya katılım yaptığı basına yansıdı. Bu şu anlama geliyor. Kürtleri öldürerek bitiremeyeceklerini anlamaları gerekiyor. Bu tutuklamalarla demokratik bir anayasanın yapılmasının zemininde ortadan kaldırılıyor. Biz kimsenin kanının dökülmesinden haz almadık ve almayacağız. Bunu siyasete aletteetmeyeceğiz. Bu tutuklamalar bizi amaçlarımızdan ve mücadelemizden vazgeçirtmeyecektir. Birileri ideallerimizden korkuyor diye biz ideallerimizden vazgeçmeyeceğiz" şeklinde konuştu. Hakkari Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu ise uzun süredir siyasi soykırım politikaları operasyonların sürdürüldüğünü belirterek, "Ben sıkıyönetim dönemini yaşayana bir insanım. 81 döneminde tutuklanan ve sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanan biriyim hem bugünkü mahkemeler, özel yetkili olarak ifade edilen mahkemeler, hem bugünkü kanunlar ve bugünkü polisiye uygulamalar sıkıyönetim dönemini aratır bir durumdadır maalesef" dedi
"MECLİS ÜYELERİ SUÇLU DEĞİLDİR" Bedirhanoğlu, "Bugün Hakkari`de herhangi bir insan Depin polis kontrol noktasından geçtiği zaman mutlaka tutuklama korkusu yaşar. Çünkü hiçbir geçerli sebep olmadan yakalanmalar oluyor. Bu Hakkari`yi hapse dönüştürme anlamını ifade ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Meclis üyemizin kesinlikle suçlu olduğuna inanmıyoruz, hiçbir suç gerekçesiyle de yakalandığına inanmıyoruz. Sadece meclis üyesi ve BDP`li olduğu için yakalandığına inanıyoruz. İHD başkanımız sadece insan haklarına yönelik çalışmalar yaptığı içingözaltına alındığına inanıyoruz. Bugün gelinen aşamada sistem ya benim gibi düşünüp konuşacaksınız ya da yeriniz cezaevidir mesajını net olarak veriyor. Başbakan`ın da içişleri bakanının da şunu net olarak bilmelerin istiyoruz. Bu tür uygulamalar bizi haklı mücadelemizden kesinlikle zerre kadar geri bırakmayacak, biz korkmayacağız, Hakkari halkı korkmayacaktır. Çünkü Hakkari halkının mücadelesi hiç kimsenin mücadelesine zarar verecek, hiçbir insanın haklarına tecavüz edecek ve hiçbir dilin kültürünaleyhinde olan bir mücadele değildir. Bunların mücadelesi Kürt halkının haklı mücadelesinin haklı bir parçasıdır ve yerden göğe kadar haklı bir mücadeledir. Çükü bu mücadele Allah`ın onlara verdiği hakları kullanmaya yönelik bir mücadeledir. Bu hakları engelleyenler suçludur, hem Allah nezdinde hem de insanlık nezdinde suçludurlar. Aslında yargılanması gereken tutuklanması gereken bu hakları engelleyenlerdir. Onlar kendi suçluluk psikolojisi içinde başkasını suçlamaya yelteniyorlar, bu gerçeği örtbas etmeyeyetmiyor. Gerçek suçlular bellidir. Allah`ın verdiklerini engelleyenler, verdiklerine razı olmayan ve Allah`a karşı olanlardır. Kürt halkı bu mücadeleyi yürütüyor. Allahın kendilerin verdiği doğal hakları kullanmak istiyorlar. Kim suçlu kim suçsuz artık dünya kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Onları Kürlerden istediği bütün haksızlıklar karşısında tepkisiz kalmalarıdır. Oysa tepkisiz kalmak dini inanca göre imansız olmaktan farkı yoktur. Bir Müslüman haksızlıklara karşı tepkisiz olamaz. Haksızlık kime venerede yapılıyorsa yapılsın Müslüman`ın haksızlığı karşı muhakkak tepkisi olmalı. İşte Kürtlerin çabası budur" dedi.
