Eski TBMM Başkanı ve AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, ``1982 Anayasası`nın yerine 2013 Anayasası`nı, bu ülkenin önüne, daha çağdaş, daha özgürlükçü, temel hak ve özgürlükler alanını genişletmiş, daha demokratik olarak koyabiliriz`` dedi.

Şahin, partisinin Karabük İl Başkanlığı tarafından Halk Eğitim Merkezi`nde düzenlenen bayramlaşma töreninde yaptığıkonuşmada, dünyanın en çağdaş anayasasını yapan bir ülke haline gelebilmenin çok önemli olduğunu söyledi. 1982 Anayasası`nın ihtilal ürünü olduğunu ve yeni bir anayasa oluşturmak için TBMM Başkanının başkanlığında kendisinin de içinde bulunduğu bir komisyon kurulduğunu anlatan Şahin, şunları kaydetti: ``Her siyasi partiden 3 hukukçu arkadaşımız bu komisyonun içindedir. Çalışmalarımıza başladık. Bayramdan sonra 6 aylık bir süreyle sivil toplum örgütleri, üniversitelerimiz ve halkımızın yeni bir anayasa ile ilgili düşüncelerini tespite çalışacağız. Yazı olarak bildirecekler. Gerektiğinde komisyon olarak sözlü olarak ta dinleyeceğiz. Yeni anayasayı toplumsal bir mutabakatla hazırlamanın gayreti ve çalışması içerisinde olacağız. Buna Türkiye`nin ihtiyacı var. Bu mutabakata örnek, bakın Van`ın Özalpİlçesi`nde bir kışla var. Orgeneral Mustafa Muğlalı kışlası. Bu isme bölge halkının öteden bu yana itirazı var. Hatta birçok siyasi parti bu Mustafa Muğlalı isminin kışladan silinmesini istedi yıllardır. Niçin, kim bu Mustafa Muğlalı? bir Orgeneral. Ne yapmış, suçu ne. 1943`de sanıyorum 30`dan fazla köylüyü kurşuna dizme emrini vermiş. Bölge halkı böyle biliyor. Ve böyle bir yanlışlık yapan o komutanın isminin bir kışlada olmasından rahatsızlar. Biz de hükümet olarak parti olarak o ismin o kışladankaldırılıp başka uygun bir ismin verilmesini istedik. İşte bundan bir kaç gün önce bu gerçekleşti. Böyle bir hata yapan kişinin ismi Özalp kışlasından silindi. Terörle mücadelede geçtiğimiz Haziran ayında Şehit olmuş bir Astsubay`ın adı verildi o kışlaya.`` Komisyonda partilerini temsil eden kendisinin ve diğer iki arkadaşının, peşin hükümden uzak, ülkenin ihtiyaç duyduğu çağdaş bir anayasayı yapmak için bulunduğunu vurgulayan Şahin, ``Biz AK Parti olarak ta bu konuda son derece samimiyiz. Hatta fedakarca davranıyoruz. Parlamentoda en büyük grup biziz. Hatta bütün siyasi partilerin parlamentoda ki milletvekili sayılarından çok daha fazla milletvekili sayısına sahibiz. Şunu söyleyebilirdik, bu komisyonda herkes güçleri kadar temsil edilsin. Ama biz bunuistemedik. Grubu bulunan her siyasi parti orada 3`er milletvekili ile hazır bulunsun ve uzlaşmayla bir anayasa yapalım dedik. Bu bizim peşin hükümlü olmadığımızı, ön yargılı olmadığımızı gösteren en çarpıcı örnektir. Türkiye`nin ihtiyaç duyduğu sivil ve mutabakatla hazırlanmış bir anayasa için gayret gösteriyoruz. İnşallah başarılı oluruz. Çalışmaları2012 yılının sonunda bitmesini öngörüyoruz. 1982 Anayasası`nın yerine 2013 Anayasası`nı, bu ülkenin önüne, daha çağdaş, daha özgürlükçü, temel hak veözgürlükler alanını genişletmiş, daha demokratik olarak koyabiliriz`` diye konuştu. "VAN DEPREMİ TERÖRLE MÜCADELEDE DÖNÜM NOKTASI OLDU" Van depreminin terörle mücadelede bir dönüm noktası olduğunu belirten Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: ``Van depreminde yaşanan bir şeye dikkati çekmek istiyorum. Bölücü terör örgütü yıllardır hep şu propagandayı yapmıştır. `Doğu ve Güneydoğu Anadolu`da yaşayan insanlar hep 2. sınıf insan muamelesi görmüştür. Oradaki insanlar ana dili Kürtçe olduğu için Kürt olduğu için hep dışlanmışlardır. Onların yüzüne bakılmamıştır` diye propaganda yaptılar. Ancak Van`daki deprem sonunda yaşanan yardım faaliyetleriyle bu propaganda adeta sayın Başbakanımızın söylediği gibi enkaz altında kalmıştır. Terör örgütü veonların yandaşları, onların siyasi uzantıları74 milyonun Van`daki kardeşlerimizin yardımına koşması karşısında, yüzleri varsa kızarmış ve mahcup olmaları gerekir. İnsanlıktan nasibini almamış terör örgütünün tavrına bakın ki askerimiz, polisimiz, görevlilerimiz enkaz altından vatandaşlarımızı çıkarmaya çalışırken onlar tuzak kurmaya insanlarımızı yok etmeye gayret gösterdiler. Terör örgütü ve siyasi uzantılarının bölge halkının mutluluğu, refahı ve huzuru ile hiç bir ilgisi yoktur. Terörle mücadelede benVan depreminin ve sonrasındaki yardım furyasının bir dönüm noktası olduğunu düşünüyorum. Terörle mücadelede yeni ve farklı bir döneme girilmiştir.``