Türkiye`de 10 Yılda 225
UniCredit Menkul Değerler Üst Yöneticisi (CEO) Kaan Başaran: -``Özelleştirmeler, enerji, enerji dışı bütün altyapı projeleri, köprüler, tüneller, PPP`ler, hızlı tren, atık su.
.. Bunları üstü üste koyduğunuz zaman, önümüzdeki 10 sene içinde projelerin büyüklüğü bizim hesabımıza göre 225-250 milyar dolar...`` -``Proje finansmanı, özelliğinden de kaynaklanan o kadar iğne oyası gibi işlemeniz gereken bir yapı ki kendi başına ayakları üzerinde kalabilsin, borç vereni, yatırımcısını ve devleti de üzmesin`` -``Para buharlaşmadı, para duruyor. Sadece para daha utangaç
Paranın daha doğru yere kanalize edilmesi, ehil danışmanlar yoluyla projelere kanalize edilmesi gerekiyor`` İSTANBUL - 24.11.2011 - UniCredit Menkul Değerler A.Ş. Üst Yöneticisi (CEO) Kaan Başaran, yaptıkları hesaplamalara göre, Türkiye`de özelleştirmeler, enerji, enerji dışı bütün altyapı projeleri, köprüler, tüneller, PPP`ler, hızlı tren, atık su gibi alanlarda önümüzdeki 10 yıl içinde 225-250 milyar dolarlık proje büyüklüğünün söz konusu olacağını bildirdi
UniCredit Grubu tarafından düzenlenen ``6. Uluslararası Proje Finansmanı`` konulu toplantı sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başaran, enerjide bu yıl arzu edildiği kadar büyük bir özelleştirme kaleminin görülmediğini, 2012 yılında proje finansmanı tarafında 15-20 milyar dolarlık işlemin söz konusu olduğunu, bunların ne kadarının 2012`de kapanacağına ilişkin yorum yapamayacağını söyledi
Türkiye`de artık projelerin çoğunun büyüklüğünün yatırımcıların kendi öz kaynaklarını aşar nitelikte olduğunu, dolayısıyla alternatif birtakım modeller bulunması ve projeler kendi kendilerini döndürebiliyorsa fonlamak gerektiğini belirten Başaran, UniCredit`in Türkiye`de zararının olmadığını ve portföylerinin şimdiye kadar başarılı performans gösterdiğini vurguladı
Yaklaşık 9,5 milyar dolarlık bir proje olan Gebze-İzmir Otoyol Projesinde sorumlu bir pozisyonları bulunduğunu, 1,4 milyar dolarlık Avrasya Projesinde bütün sermaye yapısının danışmanlığı ile Turcas-Socar`ın Aliağa Rafinerisinin danışmanlığının kendilerinde olduğunu belirten Başaran, otoyol projelerinde de milyar dolarlık büyüklükler bulunduğunu, kamu-özel ortaklığı (Public Private Partnership-PPP) projeleri kapsamında da 4 hastanenin toplamda 3-4 milyar dolarlık projelerin söz konusu olduğunu hatırlattı
Büyük projelerin aynı zamanda uzun soluklu projeler olduğuna değinen Başaran, ``Avrasya Projesi bizim 1,5 yıldır üzerinde çalıştığımız bir proje... Proje finansmanı, özelliğinden de kaynaklanan o kadar iğne oyası gibi işlemeniz gereken bir yapı ki kendi başına ayakları üzerinde kalabilsin, borç vereni, yatırımcısını ve devleti de üzmesin. Neticede bunlar, kamu yararına yapılan projeler... Tünelden, köprüden hepimiz geçeceğiz. Dolayısıyla üç bacağı da üzmeyecek şekilde projelerin ne şekilde gerçekleştiğine iyi bakmak gerekir`` şeklinde konuştu
-``Altyapı projelerinin büyüklüğü 90 milyar dolar civarında``- Kaan Başaran, Türkiye`de 2011`den 2012`ye ötelenmiş özelleştirmelerin toplam büyüklüğünün 10 milyar dolar civarında olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: ``2012`de illa bunlar gerçekleşir diye bir şey söz konusu değil. Özelleştirmeden ne anladığınıza da bağlı. 3 köprü, tünel vesaire dediğinizde rakam büyük... Özelleştirmeler, enerji, enerji dışı bütün altyapı projeleri, köprüler, tüneller, PPP`ler, hızlı tren, atık su... Bunları üstü üste koyduğunuz zaman önümüzdeki 10 sene içindeki projelerin büyüklüğü bizim hesabımıza göre 225-250 milyar dolar... Önümüzdeki 5 sene içinde de enerji hariç altyapı hizmetleriyle ilgili projelerin büyüklüğü bizim hesaplarımıza göre 90 milyar dolar civarında... Bu tür projelerde proje büyüklüğünün yaklaşık yüzde 20-25`i öz kaynak olarak istenir. Bankalar borç verirken, yatırımcının buna biraz öz kaynak koymasını da istiyoruz. Yoksa herkes gelir bu projelere yatırımcı olur. Bu büyüklükte bir özkaynağın çekilmesi, bu dünya halinde, bu şartlarda ve Türkiye`nin sermaye birikimini göz önüne aldığımızda gerçekçi mi değil mi diye sorguluyorum. Bunu sorgularken de yatırım bankaları olarak, yatırımcılar olarak alternatif birtakım mekanizmalar üretmemiz gerekir. Alternatif ürünlerin yanı sıra farklı sermaye yapılarını da kurgulamamız gerekiyor ki, kamu yararına olan bu yatırımların bir şekilde gerçekleştirilmesi söz konusu olsun.`` Kaan Başaran, proje finansmanı bonosunun alternatif ürünlerden birini oluşturabileceğini, Türkiye`de şimdiye kadar hiç proje finansmanı bonosunun olmadığını ifade etti
-``Daha az rantabl projeler duracak``- UniCredit Menkul Değerler Üst Yöneticisi Başaran, her sektörde birtakım projelerin diğer projelerden daha rantabl olduğunu, projelerin kendi içindeki dinamiklerinin artık daha hassas irdelendiğini söyledi
Bir PPP projesini kimlerin yaptığı, yatırımcıların kim olduğu, ehil olup olmadığı gibi unsurların daha fazla önem taşımaya başladığına dikkati çeken Başaran, ``Her şeyin güllük gülistanlık olduğu bir piyasada bunlar daha az irdeleniyor. Ancak zor piyasalarda hem bankalar, hem piyasalar daha seçici oluyor`` dedi
Başaran, projelerin duracağını düşünmediklerini, bundan dolayı UniCredit olarak Türkiye`deki büyüme potansiyelini sürdürdüklerini ve kaynak aktardıklarını belirterek, ``Daha az rantabl projeler duracak. Projelerin belki yatırımcıları değişmek zorunda kalacak`` yorumunu yaptı
Çok kolay bir global ortama girilmediğinin kesin olduğunun altını çizen Başaran, oldukça zor bir finansal makro sistemin içine girildiğini söyledi
UniCredit`in, Türkiye`yi bölgede birkaç seçilmiş ülkeyle birlikte büyüyeceği ülkelerden, en önemli ülkelerden biri olarak gördüğünü vurgulayan Başaran, ``UniCredit`in makro stratejileri içinde Yapı Kredi ve UniCredit Menkul Değerler oldukça önemli yer tutuyor. Bütün global ürün gamlarıyla beraber Türkiye`de büyümeye devam edeceğiz. Bu, açık açık ilan edildi. Çıkmayla ilgili bir tasarrufun söz konusu olmadığı söylendi`` diye konuştu
Kaan Başaran, UniCredit olarak hep seçici olduklarını, zaten belli kalem işlere girmediklerini kaydederek, ``Dünya şartları değiştiğinde eğer sizin trafikle ilgili, ekonominin büyümesiyle ilgili daha önce öngördüğünüz verilerde dramatik değişiklikler oluyorsa, sizin banka olarak buna cevap vermeniz gerekiyor. Kaynaklarda daralma varsa, buna cevap vermeniz gerekiyor`` dedi
Dünyada hala likidite bulunduğuna değinen Başaran, ``Para buharlaşmadı, para duruyor. Sadece para daha utangaç. Paranın daha doğru yere kanalize edilmesi, ehil danışmanlar yoluyla projelere kanalize edilmesi gerekiyor. Sizin banka olarak işiniz, utangaç paranın kaçtığı yerleri tespit etmek, onları bir şekilde bu projelere rantabl yatırımlar olarak getirmek`` şeklinde konuştu
(MED-FAN)
Kaynak: AA
Paranın daha doğru yere kanalize edilmesi, ehil danışmanlar yoluyla projelere kanalize edilmesi gerekiyor`` İSTANBUL - 24.11.2011 - UniCredit Menkul Değerler A.Ş. Üst Yöneticisi (CEO) Kaan Başaran, yaptıkları hesaplamalara göre, Türkiye`de özelleştirmeler, enerji, enerji dışı bütün altyapı projeleri, köprüler, tüneller, PPP`ler, hızlı tren, atık su gibi alanlarda önümüzdeki 10 yıl içinde 225-250 milyar dolarlık proje büyüklüğünün söz konusu olacağını bildirdi
UniCredit Grubu tarafından düzenlenen ``6. Uluslararası Proje Finansmanı`` konulu toplantı sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başaran, enerjide bu yıl arzu edildiği kadar büyük bir özelleştirme kaleminin görülmediğini, 2012 yılında proje finansmanı tarafında 15-20 milyar dolarlık işlemin söz konusu olduğunu, bunların ne kadarının 2012`de kapanacağına ilişkin yorum yapamayacağını söyledi
Türkiye`de artık projelerin çoğunun büyüklüğünün yatırımcıların kendi öz kaynaklarını aşar nitelikte olduğunu, dolayısıyla alternatif birtakım modeller bulunması ve projeler kendi kendilerini döndürebiliyorsa fonlamak gerektiğini belirten Başaran, UniCredit`in Türkiye`de zararının olmadığını ve portföylerinin şimdiye kadar başarılı performans gösterdiğini vurguladı
Yaklaşık 9,5 milyar dolarlık bir proje olan Gebze-İzmir Otoyol Projesinde sorumlu bir pozisyonları bulunduğunu, 1,4 milyar dolarlık Avrasya Projesinde bütün sermaye yapısının danışmanlığı ile Turcas-Socar`ın Aliağa Rafinerisinin danışmanlığının kendilerinde olduğunu belirten Başaran, otoyol projelerinde de milyar dolarlık büyüklükler bulunduğunu, kamu-özel ortaklığı (Public Private Partnership-PPP) projeleri kapsamında da 4 hastanenin toplamda 3-4 milyar dolarlık projelerin söz konusu olduğunu hatırlattı
Büyük projelerin aynı zamanda uzun soluklu projeler olduğuna değinen Başaran, ``Avrasya Projesi bizim 1,5 yıldır üzerinde çalıştığımız bir proje... Proje finansmanı, özelliğinden de kaynaklanan o kadar iğne oyası gibi işlemeniz gereken bir yapı ki kendi başına ayakları üzerinde kalabilsin, borç vereni, yatırımcısını ve devleti de üzmesin. Neticede bunlar, kamu yararına yapılan projeler... Tünelden, köprüden hepimiz geçeceğiz. Dolayısıyla üç bacağı da üzmeyecek şekilde projelerin ne şekilde gerçekleştiğine iyi bakmak gerekir`` şeklinde konuştu
-``Altyapı projelerinin büyüklüğü 90 milyar dolar civarında``- Kaan Başaran, Türkiye`de 2011`den 2012`ye ötelenmiş özelleştirmelerin toplam büyüklüğünün 10 milyar dolar civarında olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: ``2012`de illa bunlar gerçekleşir diye bir şey söz konusu değil. Özelleştirmeden ne anladığınıza da bağlı. 3 köprü, tünel vesaire dediğinizde rakam büyük... Özelleştirmeler, enerji, enerji dışı bütün altyapı projeleri, köprüler, tüneller, PPP`ler, hızlı tren, atık su... Bunları üstü üste koyduğunuz zaman önümüzdeki 10 sene içindeki projelerin büyüklüğü bizim hesabımıza göre 225-250 milyar dolar... Önümüzdeki 5 sene içinde de enerji hariç altyapı hizmetleriyle ilgili projelerin büyüklüğü bizim hesaplarımıza göre 90 milyar dolar civarında... Bu tür projelerde proje büyüklüğünün yaklaşık yüzde 20-25`i öz kaynak olarak istenir. Bankalar borç verirken, yatırımcının buna biraz öz kaynak koymasını da istiyoruz. Yoksa herkes gelir bu projelere yatırımcı olur. Bu büyüklükte bir özkaynağın çekilmesi, bu dünya halinde, bu şartlarda ve Türkiye`nin sermaye birikimini göz önüne aldığımızda gerçekçi mi değil mi diye sorguluyorum. Bunu sorgularken de yatırım bankaları olarak, yatırımcılar olarak alternatif birtakım mekanizmalar üretmemiz gerekir. Alternatif ürünlerin yanı sıra farklı sermaye yapılarını da kurgulamamız gerekiyor ki, kamu yararına olan bu yatırımların bir şekilde gerçekleştirilmesi söz konusu olsun.`` Kaan Başaran, proje finansmanı bonosunun alternatif ürünlerden birini oluşturabileceğini, Türkiye`de şimdiye kadar hiç proje finansmanı bonosunun olmadığını ifade etti
-``Daha az rantabl projeler duracak``- UniCredit Menkul Değerler Üst Yöneticisi Başaran, her sektörde birtakım projelerin diğer projelerden daha rantabl olduğunu, projelerin kendi içindeki dinamiklerinin artık daha hassas irdelendiğini söyledi
Bir PPP projesini kimlerin yaptığı, yatırımcıların kim olduğu, ehil olup olmadığı gibi unsurların daha fazla önem taşımaya başladığına dikkati çeken Başaran, ``Her şeyin güllük gülistanlık olduğu bir piyasada bunlar daha az irdeleniyor. Ancak zor piyasalarda hem bankalar, hem piyasalar daha seçici oluyor`` dedi
Başaran, projelerin duracağını düşünmediklerini, bundan dolayı UniCredit olarak Türkiye`deki büyüme potansiyelini sürdürdüklerini ve kaynak aktardıklarını belirterek, ``Daha az rantabl projeler duracak. Projelerin belki yatırımcıları değişmek zorunda kalacak`` yorumunu yaptı
Çok kolay bir global ortama girilmediğinin kesin olduğunun altını çizen Başaran, oldukça zor bir finansal makro sistemin içine girildiğini söyledi
UniCredit`in, Türkiye`yi bölgede birkaç seçilmiş ülkeyle birlikte büyüyeceği ülkelerden, en önemli ülkelerden biri olarak gördüğünü vurgulayan Başaran, ``UniCredit`in makro stratejileri içinde Yapı Kredi ve UniCredit Menkul Değerler oldukça önemli yer tutuyor. Bütün global ürün gamlarıyla beraber Türkiye`de büyümeye devam edeceğiz. Bu, açık açık ilan edildi. Çıkmayla ilgili bir tasarrufun söz konusu olmadığı söylendi`` diye konuştu
Kaan Başaran, UniCredit olarak hep seçici olduklarını, zaten belli kalem işlere girmediklerini kaydederek, ``Dünya şartları değiştiğinde eğer sizin trafikle ilgili, ekonominin büyümesiyle ilgili daha önce öngördüğünüz verilerde dramatik değişiklikler oluyorsa, sizin banka olarak buna cevap vermeniz gerekiyor. Kaynaklarda daralma varsa, buna cevap vermeniz gerekiyor`` dedi
Dünyada hala likidite bulunduğuna değinen Başaran, ``Para buharlaşmadı, para duruyor. Sadece para daha utangaç. Paranın daha doğru yere kanalize edilmesi, ehil danışmanlar yoluyla projelere kanalize edilmesi gerekiyor. Sizin banka olarak işiniz, utangaç paranın kaçtığı yerleri tespit etmek, onları bir şekilde bu projelere rantabl yatırımlar olarak getirmek`` şeklinde konuştu
(MED-FAN)
