Türkiye'nin Ab'ye 'Tam Üyelik' Süreci

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Başmüfettişi Celal Polat, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik sürecinde en çok sorun yaşayacağı konunun 'serbest dolaşım' olacağını söyledi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Başmüfettişi Celal Polat, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik sürecinde en çok sorun yaşayacağı konunun 'serbest dolaşım' olacağını söyledi. Türkiye'nin, bu haktan mahrum etmek isteyen bir anlayışla karşı karşıya olduğunu kaydeden Polat, buna şiddetle karşı çıktıkları gibi Türkiye'nin kararlılığını da en üst düzeyde ortaya koyduğunu söyledi.
Avrupa Birliği Mersin Bilgi Merkezi'nce Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Toplantı Salonu'nda organize edilen 'AB Uyum Sürecinde Sosyal Politikalar' konulu panele konuşmacı olarak katılan Polat, burada 'AB Sosyal Politikaları ve İstihdam Faslı' başlığı altında bir sunum gerçekleştirdi. Aynı zamanda AB Uzmanı da olan Polat, sosyal güvenlik alanında üye ülkelerin tamamı ikna edilemediği sürece herhangi kuralda değişiklik yapılamayacağına dikkat çekerek, bunun yanında tüm üye ülkeleri yakından
ilgilendiren konununsa çalışanlara ödenecek asgari ücret olduğunu ancak bu alanlarda AB'nin herhangi bir yetkisi olmadığını hatırlattı. Polat, AB'nin bir proje olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Halkı razı etmediğiniz sürece bu proje başarısız olacaktır. Bu kapsamda sivil toplum desteği şart. İstihdam alanında AB'ye üye ülkelerce uygulanan politikaları biz de Avrupa standartlarında uygulayabilir miyiz diye düşünüyoruz"
TÜRKİYE, İSTENİLEN TÜM ŞARTLARI AYNI ANDA YERİNE GETİREMEZ
AB'ye tam üyeliğe hazırlanan bir ülke olarak Türkiye'nin, istenilen şartları hepsini bir arada yerine getirip bunu mükemmel bir şekilde tüm kural ve kurumlarıyla uygulanmasının beklenmesinin hayalcilik olduğunu vurgulayan Polat, ancak bunun bir mazeret olarak da görülmemesi uyarısında bulundu. Polat, bunun yerine getirilebilmesi için kültürel gelişimin yanında halkın söz konusu süreci kabullenmesi gerektiğini, tam üyelik müzakere sürecinin de bunun için olduğunu anlattı. Türkiye'nin, AB'ye tam üyelik
sürecinde 100 ile 120 bin arasında müktesebat bir başka ifadeyle de bir yasalar ve uygulamalar bütünü olduğuna dikkat çeken Polat, bunun da dosyalar halinde toplam 36 ayrı parçaya ayrıldığını bunun içinde de tarım, sosyal politikalar, ulaştırma ve işçilerin serbest dolaşımı gibi konuların yer aldığını belirtti.
AB, İSTİHDAM VE YOKSULLUKLA İLGİLİ SADECE STRATEJİ BELİRLEYEBİLİR
İstihdam ve yoksullukla ilgili konularda AB'nin çok fazla yetkisi olmadığını ancak buna rağmen söz konusu alanda stratejiler çizilebildiği gibi yol gösterici rehberler oluşturulduğunu anlatan Celal Polat, İtalya'daki yoksullukla Fransa'daki yoksulluğun aynı şeyler olmadığı gibi Türkiye'deki yoksulluk olgusunun da oldukça farklı olduğunu vurguladı. Bu alanda bir kavramlaşmaya gidilmesinin sorunu çözmeyeceğini savunan Polat, bu nedenle AB'nin sadece stratejiler belirlediğini söyledi. Her şeyin kanunla
çözüleceğini ve AB'nin de bunu böyle istediği yönünde bir yanlış anlama olduğuna işaret eden Polat, bazı alanlarda AB'nin kuralları oluştuğu gibi bazı alanlardaysa oluşmadığını, bu nedenle de istihdam ve yoksulluk alanında Türkiye'ye yönelik fasıllar açıldığını hatırlattı.
AB SÜRECİNDE EN ÇOK SIKINTI YAŞAYACAĞIMIZ KONU: SERBEST DOLAŞIM
AB'ye üye ülkelerde çalışma hayatında yer alan bir işçinin; 'serbest dolaşım' hakkı olduğunu hatırlatan Polat, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğer yeteneğiniz varsa ve kendinizi gerçekten geliştirmiş olduğunuz bir sanat var, ilgili okulu da bitirmişseniz sizin için sınırsız diyebileceğimiz bir iş arama alanı var. İkamet izni bir sorun değildir bu noktada. Buna bağlı olarak; 'Avrupa vatandaşlığı' kavramı geliştirilmiştir. Eğer kişi, AB üyesi herhangi bir ülkenin pasaportu taşıyorsa 'serbest dolaşım' hakkına
da sahiptir. Bu konunun insani boyutudur." Polat, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik müzakere sürecinde en çok sıkıntı yaşayacağı konunun da 'serbest dolaşım hakkı' olacağını ifade ederek, Türkiye'nin bu insani boyuttan mahrum etmek isteyen bir yaklaşımla da karşı karşıya olduğunun altını çizdi. Bu duruma şiddetle karşı çıktıklarını anlatan Polat, Türkiye'nin bu konudaki kararlılığını en üst düzeyde dile getirdiğini, AB'nin temelinde 'serbest dolaşım' olduğunu hatırlattı.
(SNK-HO-Y)