Sanayi Ve Ticaret Bakanı Ergün: 'Toplumun Yarısını Kadınlar Oluştururken, Aynı Ağırlığın Sağlanamadığı Bir Ekonomi, Tek Kanatlı Bir Şekilde Uçamaz'
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, "Toplumun yarısını kadınlar oluştururken, aynı ağırlığın sağlanamadığı bir ekonomi, tek kanatlı bir şekilde uçamaz" dedi.
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB), ev sahipliğinde düzenlenen Güneydoğu Avrupa Ülkelerinde Kadın Girişimciliğin Geliştirilmesi Forumu'nda konuşan Ergün, üretim temelinde ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme oluşturmak için, reel sektöre her zaman önem vermek zorunda olduklarını söyledi.
Müşteri bağlılığını oluşturmada ürün niteliğine olduğu kadar, ürünü sunma biçimine de öncelik verilmesinin şart olduğunu belirten Ergün, bu nedenle, geçmişte zayıflık olarak görülen iletişim, duygu ve empati gibi soft değerlerin iş dünyasında daha fazla yer bulduğunu ifade etti.
Bu değerlere daha fazla sahip olan kadınların, yeni iş dünyasında daha fazla ön plana çıkacaklarını vurgulayan Ergün şunları söyledi:
"Kadın girişimciler, kendilerine güvenen, güçlü önsezilere sahip, sabırlı ve dayanıklı, riski üstlenebilen, ikna kabiliyeti kuvvetli, iletişime açık ve inisiyatif kullanan bireylerdir. Uluslararası rakamlara baktığımızda, kayıtlı ekonomi içindeki şirketlerin yüzde 25 ile yüzde 33'ünün kadın girişimcilere ait olduğu görülmektedir. Kadın girişimcilerin artması, ekonomik kalkınma kadar, sosyal kalkınma açısından da büyük önem taşımaktadır.
Zira girişimcilik, kadınların eğitim seviyesinin artmasını, genç kızlar için rol modellerin oluşmasını ve gelir dağılımının dengelenmesini sağlamaktadır. Ülkemizde kadınların iş gücünün yüzde 28'ini, buna mukabil işverenlerin sadece yüzde 6'sını oluşturduğunu görüyoruz. Kadınların ekonomi ve iş hayatına katılımından sadece emek gücünü anlamak doğru olmaz. Biz kadınların sadece işçi olarak değil, işverenler olarak da ekonomik hayatta daha fazla görünmesini arzu ediyoruz."
Sahip olduğu genç ve dinamik nüfusa rağmen, Türkiye'de girişimcilik ruhunun yeterince gelişmediğini belirten Ergün, "Türkiye'de her 100 kişinin içinde şirket kuranların sayısı sadece 4,6'dır. Bu sayı ABD'de yüzde 11,7, Güney Kore'de yüzde 15, Meksika'da ise yüzde 18'lere ulaşmaktadır. Şüphesiz, girişimciliğin istediğimiz seviyeye çıkmamasında öncelikli neden, ekonomide istikrarsızlık olmuştur. Güven ve istikrarın olmadığı ülkelerde, yeni bir iş kurmayı bir yana bırakın, mevcut işleri yürütmek dahi son
derece zordur. Son yıllarda sağladığımız güven ve istikrar ortamıyla birlikte, insanımızın geleceğe güvenle baktığını ve iş kurmaya daha hevesli yaklaştıklarını memnuniyetle görüyoruz. Zira bir insanın iş kurması için gereken ilk şart sermaye veya para değil, umut ve fikirdir" dedi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) kurduğu Kadın Girişimciler Kurulu'ndan bahseden Bakan Ergün, "Kadın girişimcileri finansal açıdan destekleyen Mikro Kredi projesi de ülkemizde başarıyla devam etmektedir. Hükümet ve kamu kurumları olarak da önemli adımlar atıyoruz. 2007 yılında Gelir Vergisi Kanunu'nda değişik yaparak, kadınlarımızın ev içi üretimden elde ettikleri gelirleri vergiden muaf tuttuk. Kadın girişimciliğinin desteklenmesi amacıyla bankalar kredi programlarını daha etkin hale
getirmişlerdir. Mesela Türkiye Halk Bankası, 'Girişimci Destek Paketi'ni devreye almıştır. Bakanlığımızın bağlı kurumu olan KOSGEB'de, kadın girişimcilerimize kredi desteği sağlamaktadır. Geçtiğimiz yıl, 100 bin KOBİ'ye destek verilirken, bunlardan 8 bin 500'ü kadın girişimcilerden oluşmuştur. Bu kredilerde erkeklere 25 bin Lira verirken, kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık yaparak 30 bin lira kredi verdik. Bu yıl, KOSGEB'in 6 yeni destek programını devreye aldık, bu programlardan bir tanesini de
girişimcilik başlığına ayırdık ve bu destekte de kadınlarımıza pozitif ayrımcılık yaptık" diye konuştu.
Toplumun yarısını kadınlar oluştururken, aynı ağırlığın sağlanamadığı bir ekonominin, tek kanatlı bir şekilde uçamayacağını söyleyen Ergün, ülkeleri tek tek ilgilendiren böyle önemli bir konunun, bu ortak platformda tartışılacak olmasını çok önemsediklerini belirtti.
Müşteri bağlılığını oluşturmada ürün niteliğine olduğu kadar, ürünü sunma biçimine de öncelik verilmesinin şart olduğunu belirten Ergün, bu nedenle, geçmişte zayıflık olarak görülen iletişim, duygu ve empati gibi soft değerlerin iş dünyasında daha fazla yer bulduğunu ifade etti.
Bu değerlere daha fazla sahip olan kadınların, yeni iş dünyasında daha fazla ön plana çıkacaklarını vurgulayan Ergün şunları söyledi:
"Kadın girişimciler, kendilerine güvenen, güçlü önsezilere sahip, sabırlı ve dayanıklı, riski üstlenebilen, ikna kabiliyeti kuvvetli, iletişime açık ve inisiyatif kullanan bireylerdir. Uluslararası rakamlara baktığımızda, kayıtlı ekonomi içindeki şirketlerin yüzde 25 ile yüzde 33'ünün kadın girişimcilere ait olduğu görülmektedir. Kadın girişimcilerin artması, ekonomik kalkınma kadar, sosyal kalkınma açısından da büyük önem taşımaktadır.
Zira girişimcilik, kadınların eğitim seviyesinin artmasını, genç kızlar için rol modellerin oluşmasını ve gelir dağılımının dengelenmesini sağlamaktadır. Ülkemizde kadınların iş gücünün yüzde 28'ini, buna mukabil işverenlerin sadece yüzde 6'sını oluşturduğunu görüyoruz. Kadınların ekonomi ve iş hayatına katılımından sadece emek gücünü anlamak doğru olmaz. Biz kadınların sadece işçi olarak değil, işverenler olarak da ekonomik hayatta daha fazla görünmesini arzu ediyoruz."
Sahip olduğu genç ve dinamik nüfusa rağmen, Türkiye'de girişimcilik ruhunun yeterince gelişmediğini belirten Ergün, "Türkiye'de her 100 kişinin içinde şirket kuranların sayısı sadece 4,6'dır. Bu sayı ABD'de yüzde 11,7, Güney Kore'de yüzde 15, Meksika'da ise yüzde 18'lere ulaşmaktadır. Şüphesiz, girişimciliğin istediğimiz seviyeye çıkmamasında öncelikli neden, ekonomide istikrarsızlık olmuştur. Güven ve istikrarın olmadığı ülkelerde, yeni bir iş kurmayı bir yana bırakın, mevcut işleri yürütmek dahi son
derece zordur. Son yıllarda sağladığımız güven ve istikrar ortamıyla birlikte, insanımızın geleceğe güvenle baktığını ve iş kurmaya daha hevesli yaklaştıklarını memnuniyetle görüyoruz. Zira bir insanın iş kurması için gereken ilk şart sermaye veya para değil, umut ve fikirdir" dedi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) kurduğu Kadın Girişimciler Kurulu'ndan bahseden Bakan Ergün, "Kadın girişimcileri finansal açıdan destekleyen Mikro Kredi projesi de ülkemizde başarıyla devam etmektedir. Hükümet ve kamu kurumları olarak da önemli adımlar atıyoruz. 2007 yılında Gelir Vergisi Kanunu'nda değişik yaparak, kadınlarımızın ev içi üretimden elde ettikleri gelirleri vergiden muaf tuttuk. Kadın girişimciliğinin desteklenmesi amacıyla bankalar kredi programlarını daha etkin hale
getirmişlerdir. Mesela Türkiye Halk Bankası, 'Girişimci Destek Paketi'ni devreye almıştır. Bakanlığımızın bağlı kurumu olan KOSGEB'de, kadın girişimcilerimize kredi desteği sağlamaktadır. Geçtiğimiz yıl, 100 bin KOBİ'ye destek verilirken, bunlardan 8 bin 500'ü kadın girişimcilerden oluşmuştur. Bu kredilerde erkeklere 25 bin Lira verirken, kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık yaparak 30 bin lira kredi verdik. Bu yıl, KOSGEB'in 6 yeni destek programını devreye aldık, bu programlardan bir tanesini de
girişimcilik başlığına ayırdık ve bu destekte de kadınlarımıza pozitif ayrımcılık yaptık" diye konuştu.
Toplumun yarısını kadınlar oluştururken, aynı ağırlığın sağlanamadığı bir ekonominin, tek kanatlı bir şekilde uçamayacağını söyleyen Ergün, ülkeleri tek tek ilgilendiren böyle önemli bir konunun, bu ortak platformda tartışılacak olmasını çok önemsediklerini belirtti.
