Yarsav Genel Sekreteri Muhammet Önder Tekin:
Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Genel Sekreteri Muhammet Önder Tekin, 12 Eylül'de yapılacak olan referandumda 'hayır' oyu kullanılması çağrısında bulundu.
Adıyaman İnşaat Mühendisleri Odası tarafından Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Konferans Salonu'nda düzenlenen konferansa Baro Başkanı Yusuf Yetiş, Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Ali Murat Bilgiç, parti yöneticileri ve bazı sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Referandumda hayır oyu kullanılması gerektiğini savunan YARSAV Genel Sekreteri Tekin, "Tek bir gecede anayasaya aykırı yasa değişiklikleri yaptılar. Yargı kararı ile anayasaya aykırılık saptandığı zaman da Anayasa Mahkemesi'ni
suçlamaktan, kötülemekten uzak durmadılar. Hukuk kurallarına aykırı ve yargıdan dönmesi kaçınılmaz işlemler yaptılar, iptal edilince de yargının, yürütmenin önüne geçmek istediğini söylediler. Danıştay'a 'gel de belediyeyi sen yönet' dediler. Belediye otobüslerine Danıştay'ı lanetlemek için afişler astılar. Bunlar hep yaşandı. Ankara'da hepsini yaşadık biz. Yargıç ve savcılara özgün soruşturma yöntemlerinin dışına çıkılarak, soruşturma yapılması için savcılara emir verdiler. Yasadışı cemaat yapılanması ve
parasal kaynakları için bir soruşturmayı yürüten Erzincan Başsavcısı'na baskı yapıp engellemeye çalıştılar" diye konuştu.
Hükümetin yargı üzerinde hedefleri olduğunu iddia eden Tekin, "12 Eylül ürünü olan Yüksek Öğretim Kurumu'nun siyasi iktidarın beklentilerine ilişkin bir yapılanmaya kavuşmasıyla Yüksek Öğretim Kurumu'nun varlığından yakınmaların sonlanması ve varlığının sürdürülmesi örneğinde olduğu gibi yasama gücünü elinde tutan yürütme gücü üzerinden yargıyı dönüştürmek istedikleri vasıta hakikaten oldukça elverişliydi. Ancak bu yıpratma kampanyaları yetmemiş olmalı ki süreçle elverişli vasıtaya rağmen işi şansa
bırakmamak için kampanyaya ara vermeden devam ettiler" dedi.
suçlamaktan, kötülemekten uzak durmadılar. Hukuk kurallarına aykırı ve yargıdan dönmesi kaçınılmaz işlemler yaptılar, iptal edilince de yargının, yürütmenin önüne geçmek istediğini söylediler. Danıştay'a 'gel de belediyeyi sen yönet' dediler. Belediye otobüslerine Danıştay'ı lanetlemek için afişler astılar. Bunlar hep yaşandı. Ankara'da hepsini yaşadık biz. Yargıç ve savcılara özgün soruşturma yöntemlerinin dışına çıkılarak, soruşturma yapılması için savcılara emir verdiler. Yasadışı cemaat yapılanması ve
parasal kaynakları için bir soruşturmayı yürüten Erzincan Başsavcısı'na baskı yapıp engellemeye çalıştılar" diye konuştu.
Hükümetin yargı üzerinde hedefleri olduğunu iddia eden Tekin, "12 Eylül ürünü olan Yüksek Öğretim Kurumu'nun siyasi iktidarın beklentilerine ilişkin bir yapılanmaya kavuşmasıyla Yüksek Öğretim Kurumu'nun varlığından yakınmaların sonlanması ve varlığının sürdürülmesi örneğinde olduğu gibi yasama gücünü elinde tutan yürütme gücü üzerinden yargıyı dönüştürmek istedikleri vasıta hakikaten oldukça elverişliydi. Ancak bu yıpratma kampanyaları yetmemiş olmalı ki süreçle elverişli vasıtaya rağmen işi şansa
bırakmamak için kampanyaya ara vermeden devam ettiler" dedi.
