Batı Nil virüsünün ağrısı gözün arkasına vuruyor
Türkiye'ye de sıçradığı belirlenen Batı Nil virüsünün ağrısı göz arkasına vuruyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın, hastalığın 'dünyada yeni salgın' olarak nitelendirildiğini ancak yine de her ateşi yükselenin hastanelerin acil servisler...
Türkiye'ye de sıçradığı belirlenen Batı Nil virüsünün ağrısı göz arkasına vuruyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın, hastalığın 'dünyada yeni salgın' olarak nitelendirildiğini ancak yine de her ateşi yükselenin hastanelerin acil servislerine koşmasına gerek olmadığını anlattı:
ANTALYA - “Belirtileri de grip gibi ancak benzeri belirtileri hissedenlerin hastanelerin acil servislerine hücum etmelerine de gerek yok. Hastalığın en farklı özelliği göz arkası bölgelerinde ağrı, ishal gibi bulgulardır. Virüsün iki ile yedi gün arasında kuluçka dönemi var. Virüs girince ateş, halsizlik, yaygın kas ve eklem ağrıları ile ilerlemesini sürdürüyor. Hastalığın daha sonraki evresinde beyin tutulması, abuk subuk konuşma görülebilir. Her bünyede ayrı belirti verebilen hastalık, bazı bünyelerde belli bile olmayabilir.”
Batı Nil virüsüne 10 yıldır Batı ülkelerinde de rastlanıyor. Son 10 yılda ABD’de görülen 30 bin vakanın 2 bini ölümle sonuçlandı. Hastalık özellikle kronik hastalığı olanlarda ve 70 yaşından büyük olanlarda etkili oluyor.
Ege Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağrı Büke “Batı Nil Ateşi hastalığını tedavi etmeye yönelik şu anda elde mevcut bir ilaç yok. Korunmak için sinek ve sivrisineklerin bulunduğu bölgelerde uzun kollu kıyafet giyilmeli. Bir iki saatte bir sinek kovucu maddeler kullanın. Sinek kovucuları göze değmeyecek şekilde yüz kısmına ve ellere sürün” dedi. (dha, aa)
ANTALYA - “Belirtileri de grip gibi ancak benzeri belirtileri hissedenlerin hastanelerin acil servislerine hücum etmelerine de gerek yok. Hastalığın en farklı özelliği göz arkası bölgelerinde ağrı, ishal gibi bulgulardır. Virüsün iki ile yedi gün arasında kuluçka dönemi var. Virüs girince ateş, halsizlik, yaygın kas ve eklem ağrıları ile ilerlemesini sürdürüyor. Hastalığın daha sonraki evresinde beyin tutulması, abuk subuk konuşma görülebilir. Her bünyede ayrı belirti verebilen hastalık, bazı bünyelerde belli bile olmayabilir.”
Batı Nil virüsüne 10 yıldır Batı ülkelerinde de rastlanıyor. Son 10 yılda ABD’de görülen 30 bin vakanın 2 bini ölümle sonuçlandı. Hastalık özellikle kronik hastalığı olanlarda ve 70 yaşından büyük olanlarda etkili oluyor.
Ege Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağrı Büke “Batı Nil Ateşi hastalığını tedavi etmeye yönelik şu anda elde mevcut bir ilaç yok. Korunmak için sinek ve sivrisineklerin bulunduğu bölgelerde uzun kollu kıyafet giyilmeli. Bir iki saatte bir sinek kovucu maddeler kullanın. Sinek kovucuları göze değmeyecek şekilde yüz kısmına ve ellere sürün” dedi. (dha, aa)
