Bitlis Barosu'ndan Referanduma 'Evet'

Bitlis Baro Başkanı Avukat Mezher Yürek, 12 Eylül Referandumu ile yapılacak anayasa değişikliğine 'evet' demek gerektiğini düşündüğünü belirterek, "1982 Anayasası'nda yapılan her türlü değişiklik ilerici bir adımdır" dedi

Bitlis Baro Başkanı Avukat Mezher Yürek, 12 Eylül Referandumu ile yapılacak anayasa değişikliğine 'evet' demek gerektiğini düşündüğünü belirterek, "1982 Anayasası'nda yapılan her türlü değişiklik ilerici bir adımdır" dedi.
Bitlis'in Tatvan ilçesinde, Referandum sürecini değerlendiren, Bitlis Baro Başkanı Avukat Mezher Yürek, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, 1982 anayasasının darbe yönlü bir anayasa olduğunu belirterek; Artık bu anayasa ile ülkenin ve halkın devam etmesinin mümkün olmadığını söyledi. Referandumda yeni bir anayasa değişikliği söz konusu olduğunu dile getiren Yürek "Bu anayasa değişikliği, tabii ki mevcut Anayasadan çok ilerde, eksikliklere rağmen ileri bir düzenlemedir. Ancak yeni bir anayasanın
gerekliliği bütün toplumca kabul edilmektedir. Bizim referandumdaki düşüncemiz, bu anayasa değişikliği yeterli olmasa bile, en azından önünü açacak, referandum kültürünü sunabilecek ve tartışılması imkanı sağlayacak bir ön koşul olarak anayasanın değişikliğine 'evet' demek gerektiğini düşünüyorum" dedi.

İLK DEFA MİLLETİN İRADESİNE DAYALI BİR ANAYASA OLMASI GEREKTİĞİ TARTIŞILMAYA BAŞLANDI
Başkan Yürek, 1982 anayasasında yapılan her türlü değişikliğin ilerici bir adım olduğunu belirtti. Bu anayasanın, son olarak yeni bir anayasa yapılmasını engelleyen bazı özellikler taşıdığının da ortaya çıktığını ifade eden Bitlis Baro Başkanı Avukat Mezher Yürek "En son HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin değişimindeki direnç bunu açıkça ortaya koymaktadır. Tabi bu referandumda evet oyunun çıkmış olması, siyasetçilere de topluma da yeni bir anayasa ve özgürlükler yönündeki engellerin kaldırılması konusunda
cesaretlendirici bir adım olacaktır. Uluslararası hukuk düzeyinde yeni bir yaşam tarzı sunmak adına en önemli engellerden olan anayasanın değişmesi bu toplum için bir gerekliliktir. Sadece bu değişikliklerle bu anayasa düzeltilemeyeceği herkesin malumudur. Çağdaş, demokratik, çoğulcu, katılımcı yeni bir anayasa gerekliliğini sürekli dinlendirmek en önemli hukukçu olarak bizim de görevimizdir. Belki ilk defa milletin iradesine dayalı katılımcı ve çoğulcu bir anayasa olması gerektiği bu referandumda daha
çok
tartışılmaya başlanmıştır. Bizim istediğimiz aslında bu referandum sürecinde anayasa değişikliğine ilişkin hükümlerin, maddelerin tek tek toplum içerisinde tartışılması gerekmektedir" şeklinde konuştu.

YENİ BİR ANAYASA İSTEĞİNİ DİLE GETİRMEK ADINA 'EVET'
Yürek, değişim hukuk anlamında da birçok şey katacağını, 1982 ve daha önceki darbecilerin koruma zırhlarının bir yasal güvencesi olamayacağını bu değişiklik ile görmüş olacaklarını belirtti. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkının önemine işaret eden Yürek, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Bu düzenleme, Anayasa Mahkemesi'ni hem katılımcı, hem çoğulcu bir yapıya dönüştüğü gibi Türkiye'deki yargı kurumlarını ve makamlarını, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi evrensel hukuk ilkelerini uygulama ve yürütme konusunda ipuçları vererek özgürleşmenin önünü açacaktır. Hakimlerin özgürlüklere yönelik yorumlama tarzını ele alacaktır. Bu anlamda kişilerle ilgili daima daha özgürlükçü bir yapıya dönüştüreceğine inanmaktayım. Yargı konusunda da üst yargıyla paslaşması konusu da kısıtlanmış olacaktır.
Sendikaları özgürlükleri genişletilmiş olacaktır. Bir kişinin, birden fazla sendika üyesi olması yönündeki engeller kaldırılmış olacaktır. Ayrıca kadınlara ve çocukların istismarına yönelik önlemler alınmış olacaktır. Bu nedenle anayasa değişikliğini, yeni bir anayasa isteğini dile getirmek adına 'evet' anlamında referanduma katılmak gerektiğini düşünmekteyim. Biz Bitlis Barosu olarak, özgürlüklerin önündeki tüm engellerin yapılan yeni düzenlemelerle bu referandumda değişeceğine inanıyoruz."