Başbakan Yardımcısı Ve Devlet Bakanı Babacan:
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Muğla ziyareti kapsamında geldiği Marmaris'te partililere seslendi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Muğla ziyareti kapsamında Marmaris'e geldi. Bir saat boyunca ilçede bulunan Babacan'ı Marmaris Kaymakamı A. Serdar Polat, İlçe Emniyet Müdürü Okan Karadeniz, Ak Parti Marmaris İlçe BaşkanıKadem Mete ve partililer karşıladı.
Maritim Grand Azur Otel'de partililere seslenen Babacan, 12 Eylül referandumuna ilişkin görüşlerini açıkladı. Bakan Babacan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bu devleti, devletin kurumlarını, yargı sistemini İnsan Hakları Mahkemesi'ne şikayet etmesinin üzücü bir durum olduğunu belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları gidiyor Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bu devleti bu devletin kurumlarını, yargı sistemini şikayet ediyor. Temel insan hakları konusunda Türkiye'de problemler var siz bulun bana
çareyi diyor. Bir yandan bu kapı açıldı bir yandan da Türkiye adına çok üzücü bir durum. Biz ne yapıyoruz bu anayasa değişikliğiyle kendi Anayasa Mahkememizle bireysel başvuruları açıyoruz. Türkiye'de yargı yolunu tüketen vatandaşlarımız en son gidip Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilecek. Bu durumda zaten Anayasa Mahkemesi'nin kendi talep ettiği bir değişiklik. Onlar da kendi fikrini söylemiştir. Bireysel başvurulara açılsa iyi olur diye. TBMM Anayasa Mahkemesi'ne daha fazla üye seçebilecek bu anayasayla.
12 Eylül'de siyasi partiler oylanmayacak bu bir siyasi parti seçimi değildir. Şu partiyi beğeniyorum bu partiyi beğenmiyorum bunun oylaması yapılmayacak" diye konuştu.
"TÜRKİYE HER ALANDA SINIF ATLAYAN BİR ÜLKE OLDU"
Bakan Babacan, Türkiye'nin son 7-8 yıllık dönemde çok önemli bir değişim yaşadığını belirterek, "Türkiye bir ekonomik, sosyal ve siyasi dönüşüm yaşıyor. 2002 yılının Türkiye'siyle bugünün Türkiye'si çok farklı. 2002'de 3 bin dolarlar seviyesinde olan milli gelirimiz 10 bin dolar seviyesine çıkmış durumdadır. O günün ekonomik ortamı o günün temel hak ve özgürlükler noktasındaki ortamı o günün hukuk ve yargı sistemi konusundaki Türkiye'nin konumu ile bugünkü konumu çok farklı. Türkiye her alanda lig
atlayan her alanda sınıf atlayan bir ülke oldu. Bu dönem içerisinde Türkiye sürekli ilerledi. 2002 yılında Türkiye hazinesi yüzde 66 faizle borçlanırken bugünlerde bu rakam yüzde 8'lere düşmüş durumda ve bu durum dünyanın son yüz yıldır yaşadığı en büyük ekonomik krizin olduğu dönemde gerçekleşiyor. Türkiye dünya ülkeleri ile mukayese edildiği zaman pek çok dönemde kendi krizini yaşamıştır" dedi.
Bakan Babacan, 2000-2001 yılları dünyada krizin yaşandığı bir yıl olmadığını düz yolda giderken bir bakıma otobüs arabaların arasında yuvarlanmıştır benzetmesini yaptı. Babacan, "Her kriz Türkiye'de faizlerin artması, borsa yükselmelerinin düşmeleri ve kurların artmasıyla anılır. Oysaki bu krizde Türkiye'de faizler düşmüştür, TL istikrarını korumuştur ve bugün İMKB rekor arkasına rekor kırmıştır. Bizim 2002-2007 arasında gerçekletirmiş olduğumuz reformlar, bankacılık sektörüyle ilgili yapmış olduğumuz
reformlar, kamu maliyesiyle ilgili yaptığımız reformlar ekonomik yapımızı sağlamlaştırmıştır. Amerika'nın Avrupa'nın en büyük bankaları bu krizde sarsılmıştır. İflas eden bankalar olmuştur ancak devlet desteğiyle ayakta kalanlar olmuştur. Türkiye'de hiçbir bankamız bu krizde sorun yaşamamıştır. Hatta Amerika ve Avrupa'daki bankaların Türkiye operasyonlarına baktığımızda bunların sahipleri aynı yöneticileri aynı kendi evlerinde büyük kriz yaşarken Türkiye'deki operasyonları sapasağlam ayaktadır. Çünkü
Türkiye'de bizim kurallarımıza uymak zorundadırlar. Bizim kurallarımız en kötü senaryoda dahi bankaları sağlam tutacak bir çerçevededir. Bu krizi yaşadı Türkiye ama bu kriz ekonomimizde bir çöküşe sebep olmadı. Sadece bir yavaşlamaya sebep oldu. Bu da ağırlıklı olarak ihracattaki düşüşten kaynaklanan bir yavaşlama oldu ama şimdi çok hızlı bir toparlanma dönemindeyiz. Şu anda dünyada en hızlı toparlanan ülkelerden biriyiz" şeklinde konuştu.
Maritim Grand Azur Otel'de partililere seslenen Babacan, 12 Eylül referandumuna ilişkin görüşlerini açıkladı. Bakan Babacan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bu devleti, devletin kurumlarını, yargı sistemini İnsan Hakları Mahkemesi'ne şikayet etmesinin üzücü bir durum olduğunu belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları gidiyor Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bu devleti bu devletin kurumlarını, yargı sistemini şikayet ediyor. Temel insan hakları konusunda Türkiye'de problemler var siz bulun bana
çareyi diyor. Bir yandan bu kapı açıldı bir yandan da Türkiye adına çok üzücü bir durum. Biz ne yapıyoruz bu anayasa değişikliğiyle kendi Anayasa Mahkememizle bireysel başvuruları açıyoruz. Türkiye'de yargı yolunu tüketen vatandaşlarımız en son gidip Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilecek. Bu durumda zaten Anayasa Mahkemesi'nin kendi talep ettiği bir değişiklik. Onlar da kendi fikrini söylemiştir. Bireysel başvurulara açılsa iyi olur diye. TBMM Anayasa Mahkemesi'ne daha fazla üye seçebilecek bu anayasayla.
12 Eylül'de siyasi partiler oylanmayacak bu bir siyasi parti seçimi değildir. Şu partiyi beğeniyorum bu partiyi beğenmiyorum bunun oylaması yapılmayacak" diye konuştu.
"TÜRKİYE HER ALANDA SINIF ATLAYAN BİR ÜLKE OLDU"
Bakan Babacan, Türkiye'nin son 7-8 yıllık dönemde çok önemli bir değişim yaşadığını belirterek, "Türkiye bir ekonomik, sosyal ve siyasi dönüşüm yaşıyor. 2002 yılının Türkiye'siyle bugünün Türkiye'si çok farklı. 2002'de 3 bin dolarlar seviyesinde olan milli gelirimiz 10 bin dolar seviyesine çıkmış durumdadır. O günün ekonomik ortamı o günün temel hak ve özgürlükler noktasındaki ortamı o günün hukuk ve yargı sistemi konusundaki Türkiye'nin konumu ile bugünkü konumu çok farklı. Türkiye her alanda lig
atlayan her alanda sınıf atlayan bir ülke oldu. Bu dönem içerisinde Türkiye sürekli ilerledi. 2002 yılında Türkiye hazinesi yüzde 66 faizle borçlanırken bugünlerde bu rakam yüzde 8'lere düşmüş durumda ve bu durum dünyanın son yüz yıldır yaşadığı en büyük ekonomik krizin olduğu dönemde gerçekleşiyor. Türkiye dünya ülkeleri ile mukayese edildiği zaman pek çok dönemde kendi krizini yaşamıştır" dedi.
Bakan Babacan, 2000-2001 yılları dünyada krizin yaşandığı bir yıl olmadığını düz yolda giderken bir bakıma otobüs arabaların arasında yuvarlanmıştır benzetmesini yaptı. Babacan, "Her kriz Türkiye'de faizlerin artması, borsa yükselmelerinin düşmeleri ve kurların artmasıyla anılır. Oysaki bu krizde Türkiye'de faizler düşmüştür, TL istikrarını korumuştur ve bugün İMKB rekor arkasına rekor kırmıştır. Bizim 2002-2007 arasında gerçekletirmiş olduğumuz reformlar, bankacılık sektörüyle ilgili yapmış olduğumuz
reformlar, kamu maliyesiyle ilgili yaptığımız reformlar ekonomik yapımızı sağlamlaştırmıştır. Amerika'nın Avrupa'nın en büyük bankaları bu krizde sarsılmıştır. İflas eden bankalar olmuştur ancak devlet desteğiyle ayakta kalanlar olmuştur. Türkiye'de hiçbir bankamız bu krizde sorun yaşamamıştır. Hatta Amerika ve Avrupa'daki bankaların Türkiye operasyonlarına baktığımızda bunların sahipleri aynı yöneticileri aynı kendi evlerinde büyük kriz yaşarken Türkiye'deki operasyonları sapasağlam ayaktadır. Çünkü
Türkiye'de bizim kurallarımıza uymak zorundadırlar. Bizim kurallarımız en kötü senaryoda dahi bankaları sağlam tutacak bir çerçevededir. Bu krizi yaşadı Türkiye ama bu kriz ekonomimizde bir çöküşe sebep olmadı. Sadece bir yavaşlamaya sebep oldu. Bu da ağırlıklı olarak ihracattaki düşüşten kaynaklanan bir yavaşlama oldu ama şimdi çok hızlı bir toparlanma dönemindeyiz. Şu anda dünyada en hızlı toparlanan ülkelerden biriyiz" şeklinde konuştu.
