Kentsel Dönüşümde Büyükşehire Yetki Verilmesi
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, kentsel dönüşüm ve gelişim projelerinin artık büyükşehir belediyelerince uygulanacağını hatırlattı
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, kentsel dönüşüm ve gelişim projelerinin artık büyükşehir belediyelerince uygulanacağını hatırlattı. Bu düzenlemenin, kentsel dönüşümün kaçınılmaz olduğu Mersin için önemli bir dönüm noktası olduğu gibi kentin 'son kurşun'u olarak da öne çıktığını vurgulayan Aşut, bu noktada da hedefin ıskalanması gibi bir lüksleri olmadığının altını çizdi.
Kentlerin yaşam kalitesinin arttırılmasında yerel aktörlerin yapması gerekenlere dikkat çeken Aşut, merkezi yönetimle uyum içerisinde, yerel yönetim odaklı, sorunu yerinde çözen bir sistemin bugün yaşanılan sorun ve sıkıntıların da ilacı olacağını savundu. Bunun işlevsel bir saç ayağına benzetilebileceğini anlatan Aşut, ayaklardan birinin koordinasyonun en önemli kısmı olan valilik, diğer ayağını da ciddi proje üreticisi olarak öne çıkan oda ve borsaların yanı sıra kentin sivil toplum kuruluşları
oluştururken, üçüncü kısmındaysa icra gücüne sahip olan ve işin çözüm makamı olan belediyelerin yer aldığını vurguladı.
"KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM PROJELERİNİ BÜYÜKŞEHİR UYGULAYACAK"
Aşut, büyükşehir belediyelerinin, kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayacağı alanları genişleten, kentsel dönüşüm ya da bir diğer ismiyle kamulaştırmaya yönelik kanun teklifinin, geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kabul edildiğini hatırlattı. Kanuna göre büyükşehir belediyelerinin; konut, sanayi, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanlarında rekreasyon ve sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin
tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim uygulayabileceğine işaret eden Aşut, büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı ilan etmeye yine büyükşehrin yetkili olacağını kaydetti.
"İLÇE BELEDİYELERİ DE KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ YAPABİLECEK"
Şerafettin Aşut, "Büyükşehir Belediye Meclisi'nce uygun görülmesi halinde ilçe belediyeleri de kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri yapabilecek. Kentsel dönüşüm alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşmak gerekecek. Bu alanlar kapsamında bulunan konut sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülecek ve karara bağlanacak. Belirtilen alanlarda yer alan eğitim ve sağlık alanları hariç, kamuya ait gayrimenkuller harca esas değer
üzerinden belediyelere devredilecek. Kentsel dönüşüm alanlarındaki gayrimenkul sahiplerine anlaşma olması halinde bu alanlarda hakları verilecek" dedi.
"YILLAR ÖNCE ÇÖZÜLMESİ GEREKEN SORUNLARLA ZAMAN KAYBEDİYORUZ"
Tüm bu gelişmelerin de kentsel dönüşümün kaçınılmaz olduğu Mersin için önemli bir dönüm noktası olduğunu savunan Aşut, kentin ticaret, sanayi, lojistik, tarım, gıda, dış ticaret ve turizmde yakalamış olduğu ivmeye ve gelişme paralel olarak bir kentsel yaşam kalitesinin oluşturulmasının bir zorunluluk olarak öne çıktığını dile getirdi. Mersin'in, söz konusu sektörlerde önemli birer marka ve önce kent olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini ifade eden Aşut, "Ne yazık ki 2010 yılında hala çöp, arıtma,
ulaşım ve trafik sorunları, kalitesiz yollar, otopark, göz estetiğini bozan yapılaşmalar gibi yıllar önce çözülmesi gereken sorunlarla sadece zaman kaybediyor. Yeni yasal düzenlemelerin açacağı yol, merkezi yönetimin son günlerde Mersin kamuoyuna verdiği sözler, kentimize yeni atanan Sayın Valimizin Mersin'e katacağından emin olduğumuz güçlü motivasyon ve kararlılık ve odalarımızın, borsalarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın işbirliğiyle oluşturulacak ortak akıl arzu edilen bu dönüşümü
sağlayacaktır" diye konuştu.
"SORUNLARIN OLDUĞU KADAR ÇÖZÜMÜN DE BİR PARÇASI OLMALIYIZ"
Oda olarak üretmiş oldukları projelerle her zaman belediyelere destek oldukları gibi işbirliği içinde hareket etmeye çalıştıklarını dile getiren Aşut, bu noktada da gerek ekonomik, gerekse kent için taşımış oldukları sosyal sorumluluk bilinciyle sosyal, kültürel ve sanatsal tüm projelere sahip çıktıklarını, gereken desteği vererek ya uygulayıcısı ya da bir parçası olduklarını söyledi. Var olan sorunların nedenini; tek bir kurumda görmedikleri gibi çözümün sorumluluğunu da yine tek bir kurama da
atmadıklarının altını çizen Aşut, açıklamasını da şöyle sürdürdü:
"Mersin hepimizindir, sorunların olduğu kadar çözümlerinde bir parçası olmamız gerektiğinin bilinci ile hareket ettik."
"MERSİN OLARAK HEDEFİ ISKALAMA GİBİ BİR LÜKSÜMÜZ YOK"
Özellikle kent merkezini canlandıracak, esnafın yoğun olduğu caddeleri tekrar eski canlılığına kavuşturması amacıyla hazırlamış oldukları 'Tarihi Kent Merkezi Projesi'ne taban olacak bir çalışmayı Mersin Üniversitesi (MEÜ) işbirliğinde ortaya koyduklarını hatırlatan Aşut, 'İstasyondan Fenere' adlı çalışmayla da belirtilen güzergahtaki tarihi binaların restore edilerek kafe, restoran, müze, kültür evi olarak kullanılmasını, yolları ve alanların yeniden düzenlenerek bir turizm rotası oluşturmayı,
otoparklarla, iyi bir aydınlatma ve güvenlikle de bölgeyi tekrar 'cazibe merkezi' yapmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Aşut, "MTSO olarak bu ciddi çalışmayı sergi ve kitap haline getirerek kamuoyu ile paylaştık. Yani gerçekleştirilmesi için hazır bir projeyi yerel belediyelerin önüne koyduk. Belediyelerin de mutlaka sıkıntıları var. Ancak her zaman söylediğimiz bir plaşmak gerekecek. Bu alanlar kapsaşey var; makamlarımız şikayet makamı değil, çözüm üretme makamıdır. Bu yeni yasal düzenleme Mersin'in son kurşunudur. Hedefi ıskalamak gibi bir lüksümüz olmadığını bilmeliyiz. Mersin olarak biriz, beraberiz ve MTSO olarak
kent için atılacak her adımın yanındayız" dedi.
Kentlerin yaşam kalitesinin arttırılmasında yerel aktörlerin yapması gerekenlere dikkat çeken Aşut, merkezi yönetimle uyum içerisinde, yerel yönetim odaklı, sorunu yerinde çözen bir sistemin bugün yaşanılan sorun ve sıkıntıların da ilacı olacağını savundu. Bunun işlevsel bir saç ayağına benzetilebileceğini anlatan Aşut, ayaklardan birinin koordinasyonun en önemli kısmı olan valilik, diğer ayağını da ciddi proje üreticisi olarak öne çıkan oda ve borsaların yanı sıra kentin sivil toplum kuruluşları
oluştururken, üçüncü kısmındaysa icra gücüne sahip olan ve işin çözüm makamı olan belediyelerin yer aldığını vurguladı.
"KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM PROJELERİNİ BÜYÜKŞEHİR UYGULAYACAK"
Aşut, büyükşehir belediyelerinin, kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayacağı alanları genişleten, kentsel dönüşüm ya da bir diğer ismiyle kamulaştırmaya yönelik kanun teklifinin, geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kabul edildiğini hatırlattı. Kanuna göre büyükşehir belediyelerinin; konut, sanayi, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanlarında rekreasyon ve sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin
tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim uygulayabileceğine işaret eden Aşut, büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde kentsel dönüşüm ve gelişim projesi alanı ilan etmeye yine büyükşehrin yetkili olacağını kaydetti.
"İLÇE BELEDİYELERİ DE KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ YAPABİLECEK"
Şerafettin Aşut, "Büyükşehir Belediye Meclisi'nce uygun görülmesi halinde ilçe belediyeleri de kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri yapabilecek. Kentsel dönüşüm alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşmak gerekecek. Bu alanlar kapsamında bulunan konut sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülecek ve karara bağlanacak. Belirtilen alanlarda yer alan eğitim ve sağlık alanları hariç, kamuya ait gayrimenkuller harca esas değer
üzerinden belediyelere devredilecek. Kentsel dönüşüm alanlarındaki gayrimenkul sahiplerine anlaşma olması halinde bu alanlarda hakları verilecek" dedi.
"YILLAR ÖNCE ÇÖZÜLMESİ GEREKEN SORUNLARLA ZAMAN KAYBEDİYORUZ"
Tüm bu gelişmelerin de kentsel dönüşümün kaçınılmaz olduğu Mersin için önemli bir dönüm noktası olduğunu savunan Aşut, kentin ticaret, sanayi, lojistik, tarım, gıda, dış ticaret ve turizmde yakalamış olduğu ivmeye ve gelişme paralel olarak bir kentsel yaşam kalitesinin oluşturulmasının bir zorunluluk olarak öne çıktığını dile getirdi. Mersin'in, söz konusu sektörlerde önemli birer marka ve önce kent olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini ifade eden Aşut, "Ne yazık ki 2010 yılında hala çöp, arıtma,
ulaşım ve trafik sorunları, kalitesiz yollar, otopark, göz estetiğini bozan yapılaşmalar gibi yıllar önce çözülmesi gereken sorunlarla sadece zaman kaybediyor. Yeni yasal düzenlemelerin açacağı yol, merkezi yönetimin son günlerde Mersin kamuoyuna verdiği sözler, kentimize yeni atanan Sayın Valimizin Mersin'e katacağından emin olduğumuz güçlü motivasyon ve kararlılık ve odalarımızın, borsalarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın işbirliğiyle oluşturulacak ortak akıl arzu edilen bu dönüşümü
sağlayacaktır" diye konuştu.
"SORUNLARIN OLDUĞU KADAR ÇÖZÜMÜN DE BİR PARÇASI OLMALIYIZ"
Oda olarak üretmiş oldukları projelerle her zaman belediyelere destek oldukları gibi işbirliği içinde hareket etmeye çalıştıklarını dile getiren Aşut, bu noktada da gerek ekonomik, gerekse kent için taşımış oldukları sosyal sorumluluk bilinciyle sosyal, kültürel ve sanatsal tüm projelere sahip çıktıklarını, gereken desteği vererek ya uygulayıcısı ya da bir parçası olduklarını söyledi. Var olan sorunların nedenini; tek bir kurumda görmedikleri gibi çözümün sorumluluğunu da yine tek bir kurama da
atmadıklarının altını çizen Aşut, açıklamasını da şöyle sürdürdü:
"Mersin hepimizindir, sorunların olduğu kadar çözümlerinde bir parçası olmamız gerektiğinin bilinci ile hareket ettik."
"MERSİN OLARAK HEDEFİ ISKALAMA GİBİ BİR LÜKSÜMÜZ YOK"
Özellikle kent merkezini canlandıracak, esnafın yoğun olduğu caddeleri tekrar eski canlılığına kavuşturması amacıyla hazırlamış oldukları 'Tarihi Kent Merkezi Projesi'ne taban olacak bir çalışmayı Mersin Üniversitesi (MEÜ) işbirliğinde ortaya koyduklarını hatırlatan Aşut, 'İstasyondan Fenere' adlı çalışmayla da belirtilen güzergahtaki tarihi binaların restore edilerek kafe, restoran, müze, kültür evi olarak kullanılmasını, yolları ve alanların yeniden düzenlenerek bir turizm rotası oluşturmayı,
otoparklarla, iyi bir aydınlatma ve güvenlikle de bölgeyi tekrar 'cazibe merkezi' yapmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Aşut, "MTSO olarak bu ciddi çalışmayı sergi ve kitap haline getirerek kamuoyu ile paylaştık. Yani gerçekleştirilmesi için hazır bir projeyi yerel belediyelerin önüne koyduk. Belediyelerin de mutlaka sıkıntıları var. Ancak her zaman söylediğimiz bir plaşmak gerekecek. Bu alanlar kapsaşey var; makamlarımız şikayet makamı değil, çözüm üretme makamıdır. Bu yeni yasal düzenleme Mersin'in son kurşunudur. Hedefi ıskalamak gibi bir lüksümüz olmadığını bilmeliyiz. Mersin olarak biriz, beraberiz ve MTSO olarak
kent için atılacak her adımın yanındayız" dedi.
