-çağlayan: 'Abd'de Türkiye'yi Algılayamıyorlar' Şikago/los Angeles ? 20.07.2010 ? D...
AN: 'ABD'DE TÜRKİYE'Yİ ALGILAYAMIYORLAR'
ŞİKAGO/LOS ANGELES (A.
AN: 'ABD'DE TÜRKİYE'Yİ ALGILAYAMIYORLAR'
ŞİKAGO/LOS ANGELES (A.A) – 20.07.2010 – Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ABD'de Türkiye konusunda biraz algılama problemi olduğunu gördüğünü bildirerek, 'Biraz Türkiye'ye karşı şartlanmışlar. Türkiye karşıtı lobiler iyi çalışmışlar' dedi.
Bakan Çağlayan, Şikago temaslarının ardından Los Angeles'e giderken uçakta basın mensuplarıyla sohbet toplantısı yaptı. İş dünyasının temsilcileriyle bir araya gelen Çağlayan, Şikago Küresel İlişkiler Konseyi (The Chicago Counsil on Global Affairs) Başkanı Lester Crown ile bir kahvaltı yaptı. Türkiye'de Hilton Oteli yapmış, F-16 üretiminde bulunmuş, Amerikan sermayeli Forbes dergisinin zenginler listesinde 4 milyar dolarlık aile servetiyle yer almış, 80-82 yaşındaki, ABD Başkanı Barack Obama'nın çok değer verdiği, Musevi Lester Crown ile siyasi ve bölgesel ilişkileri görüştüklerini bildiren Çağlayan, ABD'de Türkiye konusunda biraz algılama problemi olduğunu, Türkiye'ye karşı biraz şartlandıklarını, Türkiye karşıtı lobilerin iyi çalıştığını gördüğünü anlattı.
Çağlayan, şöyle konuştu:
'(İsrail ve İsraillilerle ilgili hiçbir problemimiz yok) dedim. (500 sene önce Musevilere kucak açtık) dedim. (İsrail'in kendi içinde çatışma halinde, buradaki sorun İsrail'dedir) dedim. Türkiye, İsrail'e 1,5 milyar dolar, ABD'ye ise bunun iki katı kadar ihracat yapıyor. Aslında bunun 31,5 milyar dolar olması lazım. Uluslararası sularda bir gemiye saldırılmış, 9 vatandaşımız da ölmüştür. Bizim isteğimiz İsrail'in Türkiye'den özür dilemesidir. (Birileri provake etti) diyorlar. Aslında biz provake edilmemesi için çalıştık.'
İran konusunu konuştuklarını, ABD'nin İran'dan 10 bin mil uzakta oysa Türkiye'nin komşu olduğunu anlattığını belirten Çağlayan, 'Biz nükleer silahların hepsine karşıyız. Biz Brezilya ile birlikte arabuluculuk yaptık. Sorun barışcıl yollardan çözülsün diye. Biz İran'ın avukatı değiliz ama İran'da olabilecek en küçük hadise benim ülkemi ilgilendiriyor. Biz arabulucuyuz. Bir devleti korumak, kollamak, avukatlık yapmak gibi bir durumumuz yok' dedi. Çağlayan, Lester Crown'a nükleer silahlara Türkiye'nin ABD'den daha karşı olduğunu, bölgedeki nükleer silahın öncelikle Türkiye'yi etkileyeceğini söylediğini, '(nükleer silaha kimde olursa olsun karşıyız. Sizde varsa size, İsrail'de varsa İsrail'e karşıyız) dedim' diye konuştu.
Ermenistan konusunu konuştuklarını, Türkiye'nin buradaki görüşlerinin açık olduğunu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2005 yılında arşivlerin tarihçilerden oluşan bir komisyona açılmasını istediğini bildiren Çağlayan, şöyle devam etti:
'Ermenistan ve İsrail konusunda çok fazla hassasiyetleri yok. Bunu gözlemledim. Odaklandıkları konu İran. İran'ın elinde nükleer silah olduğuna inanmışlar. Ancak Türkiye'yi kendilerine dost ve müttefik görüyorlar.'
-MUHAFAZAKAR DEMOKRAT PARTİYİZ-
Katıldığı Ulusal Strateji Forumu'nda (National Strategy Forum) işadamlarının kendilerine laikliği sorduklarını bildiren Çağlayan, şöyle devam etti:
'Türkiye'nin anayasası ve yasalarının belli, İslam ülkeleri arasında en modern ülke olduğunu söyledim. Biz İslamcı bir parti değiliz. Muhafazakar demokrat partiyiz. Seçimi sordular. Ben bizim 6 yıllık iktidarımız süresinde 75, bizden önceki 30 yıllık sürede 8 milyar dolarlık doğrudan yabancı sermaye geldiğini söyledim. Bu nasıl oldu? Piyasa dostu iktidarla, yapısal sorunlarını halletmiş bir ekonomiyle oldu dedim. Seçimle ilgili en son Konda'nın anketinde bizim oyumuz kararsızlar dağıtılmış halde yüzde 45. Biz Ak Parti olarak aynı çoğunlukla iktidara geleceğiz dedim. Hiçbiri hayır olamazsınız demedi. Kimse karşı çıkmadı. Kravatına iddiaya girerim dedim. Hiçbiri benimle iddiaya girmedi. İşadamları olarak sizin için önemli olan siyasi istikrar dedim.'
-ÇAĞLAYAN'IN İŞADAMLARIYLA GÖRÜŞMELERİ-
Zafer Çağlayan, Boing Ticari Stratejilerden Sorumlu Başkanı Joe Lower, Kraft Foods Uluslararası Ticaretten Sorumlu İcra Direktörü Ken Roberts, Amerikan International Radio'nun Üst Yöneticisi (CEO) Dorel Nasui, Şikago Ticaret Odası Vakfı Başkanı Lance Pressl, Şikago Bölgesi Uluslararası Ticaret Birliği İcra Direktörü Richard Paullin, Investigroup firması Direktörü Charles F. Steilen, MacLean Power Systems Üst Yöneticisi (CEO) Barry MacLean ve Başkan Yardımcısı Margaret MacLean ile bir araya geldiğini, bütün görüşmelerde Türkiye'de yatırıma ve offset'e önem verdiklerine dikkat çektiğini anlattı.
Boing ile görüşmesinde, 1,5 ay önce New York'taki temasında olduğu gibi Türkiye'de yatırımı işlediğini bildiren Çağlayan, şunları söyledi:
'Eğer Türkiye'ye mal satmak istiyorsanız ciddi manada yatırım yapmalısınız dedim. 20 tedarikçi ile çalışıyorlarmış, bu yetmez bunun sayısını 50'ye çıkarın dedim. Havacılık sanayi yatırım destek teşviki kapsamında, Kurumlar Vergisini yüzde 2, sigorta primini yarım ödüyorsunuz. Türkiye'de tek değilsiniz Airbus da var. Bize en fazla offset, en fazla yatırım yapacak firmaya öncelik vereceğiz dedim. Sizin iş alıp almayacağınızı sağlayacak şey yatırımlarını Türkiye'ye yöneltmemiz, yönelten daha fazla pay alır dedim. Eskisi gibi değil. Türk Hava Yolları'na uçak satmak için birbirleriyle yarış ediyorlar. THY, prestijli bir firma haline geldi.
Şikago'da 2600 üyesi bulunan odasından bir heyet geldi. Onlara bir işbirliği anlaşması imzaladığımızı anlattım. Otomotiv, makine, tarım ve gıda ürünlerinde, özellikle tarımda işbirliği yapalım dedik. İstanbul ve Ankara sanayi odaları burada sizlerle de işbirliği protokolü yapalım önerisi götürdük. Üçüncü ülkelerde özellikle Ortadoğu, Kuzey Afrika, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya olmak üzere işbirliğine gidelim dedik. Amerikalılar özellikle Afrika'ya açılmak istiyorlar. Afrika'nın yolu Türkiye'den geçiyor. Bunu fark etmişler. 16 ülkeyle serbest ticaret anlaşmamız var, bizim gümrük sahamıza girerek bu ülkelere gümrüksüz girersiniz dedik. Lance Pressl, Obama'nın yakın arkadaşıyım, Obama buralı, arkadaşıyım ama şu anda o Başkan, ben de emrinde bir neferim dedi.
Richard Paulin ve Charles F. Steilen ile görüşmemde, gelin siz de Türkiye İhracatçılar Meclisi ile beraber işbirliği anlaşması yapalım dedik. Bunların bulunduğu odada 500 ihracatçı kayıtlı. Bizimle işbirliği yaparsanız giremediğiniz pazarları size sokarız, biz de sizin pazarlarınıza gireriz önerisini götürdüm. Steilen, Hong Kong'da 30 sene çalışmış bir doktor. Çin'in o zaman ihracat stratejisini hazırlamış. Bize 27 sektörle ile ilgili analizi nasıl yaptığımızı sordu. Biz de anlattık. Protokol yapma işini diğer eyaletlerde de gerçekleştireceğiz. Biz, Erbil'in ihracat stratejisini hazırlayacağız. Ortadoğu'nun bir takım ülkelerinde, Kuzey Afrika'da yoklar. Firmalarımız bir çalışma yapıp karşılıklı eşleştirecekler. Bu görevi TİM'e verdik. Biz ihracat pazarlarımızı onlara sunmayacağız. Gelecek Türkiye'de yatırım yapacaklar, ben de bizim üzerimizden ihracat yolunu göstereceğim.'
20.07.2010 11:53:30
ŞİKAGO/LOS ANGELES (A.A) – 20.07.2010 – Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ABD'de Türkiye konusunda biraz algılama problemi olduğunu gördüğünü bildirerek, 'Biraz Türkiye'ye karşı şartlanmışlar. Türkiye karşıtı lobiler iyi çalışmışlar' dedi.
Bakan Çağlayan, Şikago temaslarının ardından Los Angeles'e giderken uçakta basın mensuplarıyla sohbet toplantısı yaptı. İş dünyasının temsilcileriyle bir araya gelen Çağlayan, Şikago Küresel İlişkiler Konseyi (The Chicago Counsil on Global Affairs) Başkanı Lester Crown ile bir kahvaltı yaptı. Türkiye'de Hilton Oteli yapmış, F-16 üretiminde bulunmuş, Amerikan sermayeli Forbes dergisinin zenginler listesinde 4 milyar dolarlık aile servetiyle yer almış, 80-82 yaşındaki, ABD Başkanı Barack Obama'nın çok değer verdiği, Musevi Lester Crown ile siyasi ve bölgesel ilişkileri görüştüklerini bildiren Çağlayan, ABD'de Türkiye konusunda biraz algılama problemi olduğunu, Türkiye'ye karşı biraz şartlandıklarını, Türkiye karşıtı lobilerin iyi çalıştığını gördüğünü anlattı.
Çağlayan, şöyle konuştu:
'(İsrail ve İsraillilerle ilgili hiçbir problemimiz yok) dedim. (500 sene önce Musevilere kucak açtık) dedim. (İsrail'in kendi içinde çatışma halinde, buradaki sorun İsrail'dedir) dedim. Türkiye, İsrail'e 1,5 milyar dolar, ABD'ye ise bunun iki katı kadar ihracat yapıyor. Aslında bunun 31,5 milyar dolar olması lazım. Uluslararası sularda bir gemiye saldırılmış, 9 vatandaşımız da ölmüştür. Bizim isteğimiz İsrail'in Türkiye'den özür dilemesidir. (Birileri provake etti) diyorlar. Aslında biz provake edilmemesi için çalıştık.'
İran konusunu konuştuklarını, ABD'nin İran'dan 10 bin mil uzakta oysa Türkiye'nin komşu olduğunu anlattığını belirten Çağlayan, 'Biz nükleer silahların hepsine karşıyız. Biz Brezilya ile birlikte arabuluculuk yaptık. Sorun barışcıl yollardan çözülsün diye. Biz İran'ın avukatı değiliz ama İran'da olabilecek en küçük hadise benim ülkemi ilgilendiriyor. Biz arabulucuyuz. Bir devleti korumak, kollamak, avukatlık yapmak gibi bir durumumuz yok' dedi. Çağlayan, Lester Crown'a nükleer silahlara Türkiye'nin ABD'den daha karşı olduğunu, bölgedeki nükleer silahın öncelikle Türkiye'yi etkileyeceğini söylediğini, '(nükleer silaha kimde olursa olsun karşıyız. Sizde varsa size, İsrail'de varsa İsrail'e karşıyız) dedim' diye konuştu.
Ermenistan konusunu konuştuklarını, Türkiye'nin buradaki görüşlerinin açık olduğunu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2005 yılında arşivlerin tarihçilerden oluşan bir komisyona açılmasını istediğini bildiren Çağlayan, şöyle devam etti:
'Ermenistan ve İsrail konusunda çok fazla hassasiyetleri yok. Bunu gözlemledim. Odaklandıkları konu İran. İran'ın elinde nükleer silah olduğuna inanmışlar. Ancak Türkiye'yi kendilerine dost ve müttefik görüyorlar.'
-MUHAFAZAKAR DEMOKRAT PARTİYİZ-
Katıldığı Ulusal Strateji Forumu'nda (National Strategy Forum) işadamlarının kendilerine laikliği sorduklarını bildiren Çağlayan, şöyle devam etti:
'Türkiye'nin anayasası ve yasalarının belli, İslam ülkeleri arasında en modern ülke olduğunu söyledim. Biz İslamcı bir parti değiliz. Muhafazakar demokrat partiyiz. Seçimi sordular. Ben bizim 6 yıllık iktidarımız süresinde 75, bizden önceki 30 yıllık sürede 8 milyar dolarlık doğrudan yabancı sermaye geldiğini söyledim. Bu nasıl oldu? Piyasa dostu iktidarla, yapısal sorunlarını halletmiş bir ekonomiyle oldu dedim. Seçimle ilgili en son Konda'nın anketinde bizim oyumuz kararsızlar dağıtılmış halde yüzde 45. Biz Ak Parti olarak aynı çoğunlukla iktidara geleceğiz dedim. Hiçbiri hayır olamazsınız demedi. Kimse karşı çıkmadı. Kravatına iddiaya girerim dedim. Hiçbiri benimle iddiaya girmedi. İşadamları olarak sizin için önemli olan siyasi istikrar dedim.'
-ÇAĞLAYAN'IN İŞADAMLARIYLA GÖRÜŞMELERİ-
Zafer Çağlayan, Boing Ticari Stratejilerden Sorumlu Başkanı Joe Lower, Kraft Foods Uluslararası Ticaretten Sorumlu İcra Direktörü Ken Roberts, Amerikan International Radio'nun Üst Yöneticisi (CEO) Dorel Nasui, Şikago Ticaret Odası Vakfı Başkanı Lance Pressl, Şikago Bölgesi Uluslararası Ticaret Birliği İcra Direktörü Richard Paullin, Investigroup firması Direktörü Charles F. Steilen, MacLean Power Systems Üst Yöneticisi (CEO) Barry MacLean ve Başkan Yardımcısı Margaret MacLean ile bir araya geldiğini, bütün görüşmelerde Türkiye'de yatırıma ve offset'e önem verdiklerine dikkat çektiğini anlattı.
Boing ile görüşmesinde, 1,5 ay önce New York'taki temasında olduğu gibi Türkiye'de yatırımı işlediğini bildiren Çağlayan, şunları söyledi:
'Eğer Türkiye'ye mal satmak istiyorsanız ciddi manada yatırım yapmalısınız dedim. 20 tedarikçi ile çalışıyorlarmış, bu yetmez bunun sayısını 50'ye çıkarın dedim. Havacılık sanayi yatırım destek teşviki kapsamında, Kurumlar Vergisini yüzde 2, sigorta primini yarım ödüyorsunuz. Türkiye'de tek değilsiniz Airbus da var. Bize en fazla offset, en fazla yatırım yapacak firmaya öncelik vereceğiz dedim. Sizin iş alıp almayacağınızı sağlayacak şey yatırımlarını Türkiye'ye yöneltmemiz, yönelten daha fazla pay alır dedim. Eskisi gibi değil. Türk Hava Yolları'na uçak satmak için birbirleriyle yarış ediyorlar. THY, prestijli bir firma haline geldi.
Şikago'da 2600 üyesi bulunan odasından bir heyet geldi. Onlara bir işbirliği anlaşması imzaladığımızı anlattım. Otomotiv, makine, tarım ve gıda ürünlerinde, özellikle tarımda işbirliği yapalım dedik. İstanbul ve Ankara sanayi odaları burada sizlerle de işbirliği protokolü yapalım önerisi götürdük. Üçüncü ülkelerde özellikle Ortadoğu, Kuzey Afrika, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya olmak üzere işbirliğine gidelim dedik. Amerikalılar özellikle Afrika'ya açılmak istiyorlar. Afrika'nın yolu Türkiye'den geçiyor. Bunu fark etmişler. 16 ülkeyle serbest ticaret anlaşmamız var, bizim gümrük sahamıza girerek bu ülkelere gümrüksüz girersiniz dedik. Lance Pressl, Obama'nın yakın arkadaşıyım, Obama buralı, arkadaşıyım ama şu anda o Başkan, ben de emrinde bir neferim dedi.
Richard Paulin ve Charles F. Steilen ile görüşmemde, gelin siz de Türkiye İhracatçılar Meclisi ile beraber işbirliği anlaşması yapalım dedik. Bunların bulunduğu odada 500 ihracatçı kayıtlı. Bizimle işbirliği yaparsanız giremediğiniz pazarları size sokarız, biz de sizin pazarlarınıza gireriz önerisini götürdüm. Steilen, Hong Kong'da 30 sene çalışmış bir doktor. Çin'in o zaman ihracat stratejisini hazırlamış. Bize 27 sektörle ile ilgili analizi nasıl yaptığımızı sordu. Biz de anlattık. Protokol yapma işini diğer eyaletlerde de gerçekleştireceğiz. Biz, Erbil'in ihracat stratejisini hazırlayacağız. Ortadoğu'nun bir takım ülkelerinde, Kuzey Afrika'da yoklar. Firmalarımız bir çalışma yapıp karşılıklı eşleştirecekler. Bu görevi TİM'e verdik. Biz ihracat pazarlarımızı onlara sunmayacağız. Gelecek Türkiye'de yatırım yapacaklar, ben de bizim üzerimizden ihracat yolunu göstereceğim.'
20.07.2010 11:53:30
