Bakan Kavaf: Bebek ölümlerinde 2015 yılı hedeflerine 2003 yılında ulaşıldı
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, bebek ölüm oranındaki azalmada Türkiye'nin uluslararası hedeflere ulaştığını belirterek; "Be
Sakarya Üniversitesi ' nce düzenlenen 1 . Uluslararası Kadın ve Sağlık Kongresi ' ne katılan Kavaf , kadın sağlığı ve kadına yönelik şiddet konusunda değerlendirmelerde bulundu . Türkiye ' de kadın ve sağlık alanında sağlam bir hukuki zemin ile kurumsal yapılanmanın mevcut olduğunu kaydeden Kavaf , yazılı düzenlemelerin yanı sıra uluslararası sözleşmelerle kabul ettikleri standartlara uygun olarak , son yıllarda kadın sağlığına yönelik çok önemli gelişmeleri hayata geçirdiklerini ifade etti . 1994 yılı Kahire Konferansı ' nda ' bin yıl kalkınma hedefleri ' kapsamında ülke taahhütleri ve ulusal hizmetlerin çoğu kez planlanan zamandan önce gerçekleştiğini vurguladı .
Ortalama yaşam süresinin arttığını , ilk evlenme yaşının yükseldiğini , doğurganlık hızının azaldığını , doğum öncesi ve sonrası hizmetlerden yararlanma oranlarının da arttığına dikkat çeken Kavaf , Kahire Konferansı ' nda yer alan hedefler doğrultusunda , 2005 – 2015 yıllarını kapsayan ' Sağlık Sektörü İçin Ulusal Stratejiler ve Eylem Planı ' nın uygulamaya geçtiği günden bu yana Türkiye ' nin temel politika belgesini oluşturduğunu anlattı .
Türkiye ' de 1963 yılından bu yana her 5 yılda bir nüfus ve sağlık araştırmaları yapıldığını hatırlatan Kavaf , şunları söyledi : " Son olarak 2008 yılında yapılan araştırma raporuna göre , doğurganlık ve yaş ilişkisi incelendiğinde kadınların erken yaşlarda çocuk doğurma eğilimlerinin değişmeye başladığı görülmektedir . 15–49 yaş grubundaki kadınlarda doğurganlık oranında gözlenen yüzde 30 ' luk azalma Türkiye ' de bu yaş grubundaki kadınların çocuk doğurmaya başlamak için daha fazla beklediklerini veya anne olmayı geciktirdiklerini göstermektedir . Raporda yer alan bir önemli diğer nokta ise bebek ölüm oranındaki azalmadır . Ülkemiz bu konuda uluslararası hedeflere ulaşmıştır . Hatta bu konuda 2015 yılı hedeflerine 2003 yılında ulaşılmış olması sevindirici bir gelişmedir . Bebek ölümlerinin 2003 ila 2008 yılları arasında yüzde 48 oranında azaldığı bir gerçektir . Aynı dönemde çocuk ölüm hızında yüzde 33 azalma yaşanmıştır . 5 yaş altı çocuk ölüm hızında ise yüzde 41 azalma gerçekleşmiştir . "
Bebek ve çocuk ölümlerinin yanı sıra anne ölümlerinin de üzerinde durulması gereken önemli bir konu olduğuna vurgu yapan Bakan Kavaf , Türkiye ' de doğum öncesi bakım , sağlıklı koşullarda doğum ve doğum sonrası bakım verilerinde yıllar itibariyle iyileşme görüldüğünü söyledi . 2009 yılı verilerine göre anne ölüm oranının yüz bin canlı doğumdan 18 , 2 ' ye düştüğünü belirten Kavaf , " Doğuşta beklenen yaşam süresi de yıllar itibariyle giderek yükselmektedir . 2009 yılı için kadınlarda beklenen yaşam süresi 74 , 4 iken erkelerde ise bu yaş 69 . 5 ' dir . " dedi .
" KADINA YÖNELİK ŞİDDET BİR İNSAN HAKLARI İHLALİDİR "
Kadına yönelik şiddeti de değerlendiren Kavaf , şiddetin kadının hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını olumsuz olarak etkilediğini ifade etti . Kadına yönelik şiddetin önemli bir halk sağlığı sorunu olarak karşılarına çıktığını dile getiren Kavaf , kadına yönelik şiddetin bir insan hakları ihlali olduğunu bildirdi .
2008 yılında yapılan bir araştırmaya göre , Türkiye ' de eşi veya aile yakınları tarafından fiziksel şiddete maruz bırakılan kadınların oranının yüzde 39 olduğunu kaydeden Kavaf , sözlerini şöyle sürdürdü : " Sadece cinsel şiddete maruz kalan kadınlarımızın oranı yüzde 15 , 3 ' dür . Fiziksel ve cinsel şiddetin birlikte yaşanma oranı ise yüzde 41 , 9 ' dur . Yaşadıkları fiziksel şiddet sonucunda yaralanan kadınları oranı yüzde 25 ' dir . Her 10 kadından biri hamileliği sırasında fiziksel şiddete maruz kalmıştır . Bu çok önemlidir , çünkü annelik kutsaldır . Kadına hamileliği sırasında uygulanan şiddet hem anneye hem de çocuğa zarar verir . Kabul edilmesi mümkün olmayan bir insan hakları ihlalidir . Bir insan hakkı ihlali olarak nitelendirilen kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması için en etkili yöntemlerden biri konuya ilişkin farkındalığın ve duyarlılığın artırılmasıdır . Bu kapsamda bakanlığım ile İçişleri Bakanlığı , Sağlık ve Adalet bakanlıkları ile eğitim protokolleri imzalandı . Bu protokoller çerçevesinde 40 bin 400 kolluk kuvveti ile 366 aile mahkemesi hâkimi ve cumhuriyet savcısına kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik eğitimler verildi . "
" BİR KADININ KADINLIK HALLERİ ASLA ERTELENEMEZ , PARASI OLSUN YÂDA OLMASIN TEDAVİ EDİLMEK ZORUNDA "
Türkiye Büyük Millet Meclisi ( TBMM ) Sağlık Komisyonu Başkanı Prof . Dr . Cevdet Erdöl ise Sosyal Güvenlik Kanunu ' nda yaptıkları değişiklikle anneye özel durumlarda kişi ister primini ödesin ister ödemesin , parası olsun ya da olmasın tedavisinin yapılmasını kanunlaştırdıklarını söyledi .
" Kanunun buyruğu olarak bir kadının kadınlık halleri asla ertelenemez " diyen Erdöl , " 8–10 yıl öncesinin gazetelerine bakının . Her hafta , her ay belki her gün ' Bir kadın bebeğiyle rehin kaldı ' haberlerini görürdünüz . Bebeğini almaya gider anne , bebeğini vermezlerdi . Cenazesini almaya giderdi , cenazesini alamazdı . Bu hastanelerimizdeki yöneticilerimizin sorunu değildi . Bu sistemin sorunuydu . Şartlı nakit transferleri ile fakir insanların bile özellikle hamilelik dönemini hastanelerde kontrol edilmelerini , kontrol edildikten sonra da doğumlarını da hastanelerde yapmalarını sağladık . Ücra yerlerde kar , kış olduğunda hastaneye ulaşamaz endişesi taşıyan anne adaylarını doğumdan belli bir dönem önce şehre alıp , misafir edip , doğumdan sonra güvenli bir zaman geçtikten sonra evine gönderen bir anlayışı getirdik . Sosyal Güvenlik Kanunu ' nda yaptığımız değişiklikle eğer analık hali varsa , primini ödese de ödemese de anneye özel durumlarda mutlaka tedavisinin yapılmasını biz kanuna vurduk . Kanun zoru ile kanunun buyruğu olarak bir kadının kadınlık halleri asla ertelenemez , parası var ya da yok , sosyal güvencesi var ya da yok , buna bakılmaksızın tedavi edilmesi zorunludur diye kanuna biz koyduk . Bu çok büyük anlayış değişikliğidir . " ifadesini kullandı .
