Erdoğan: Yargı güvenilirliğini bitirmiştir
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay'ın, Ergenekon davasına bakan 9 hâkime ceza vermesine sert tepki gösterdi. Mehmet Haberal'ı tahliye etmedikleri gerekçesiyle hâkim...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay'ın, Ergenekon davasına bakan 9 hâkime ceza vermesine sert tepki gösterdi.
Mehmet Haberal'ı tahliye etmedikleri gerekçesiyle hâkimlerin tazminata mahkûm edilmesini skandal olarak niteleyen Erdoğan, "Yargı o kararla birlikte güvenilirliğini adeta bitirmiştir." dedi. Başbakan, bu kararın diğer mahkûmlara da kapı açacağı uyarısında bulundu. AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında konuşan Başbakan, Yargıtay'a şöyle seslendi: "Bunun altından neyle kalkacaksınız? Hangi hukuka, hangi maddeye dayalı olarak bu adımı atıyorsunuz? Bunun ideolojiden ayrı bir yanı olamaz. Bunun kendi özel dünyalarında verilmiş karardan başka bir özelliği yoktur."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP'li belediyelerin de ideolojik çalışmalar yaptığını belirtti. Altyapı yatırımı ve yatırım adına bir şey yapmadığını söyledi. Belediyelerle ilgili olarak Başbakan, "Kendi partili belediyelerinin olduğu yere bakın yatırım adına ne yapmış? Altyapısına bakın suyu mu, kanalizasyonu mu getirmiş, yolu mu? Bir bakın. Hiç onlarla ilgilenmek diye bir şey yok. Sadece ve sadece işi tamamen ideolojilerine hizmet noktasında ne yaparız bununla ilgileniyorlar. Gelin de bulunduğunuz yerde buradaki vatandaşım temiz bir su içebiliyor mu, atık su nerelere gidiyor, temiz su içebiliyor mu, böyle bir şey yok. Ama lafa gelince çevreciliğin de lafını yaparlar. Hepsinin dosyası var yeri geldiğinde kullanılacak. Halkın memnuniyeti artmasın istediler." dedi. Başbakan Erdoğan'ın yaptığı konuşmadaki satırbaşları şöyle:
Herkes yeni çıkış yolları arayacak: Birkaç gün önce 9 hâkime, bir dava açılması neticesinde üst mahkemenin kalkıp da ceza vermesini bu ülkede hukuk adına çok ciddi bir sıkıntı süreci olarak görüyorum. Bugüne kadar olmamış ve yeni kapıların açılmasına mesnet teşkil edecek bir adımdır. Bakınız henüz hakkında karar kesinleşmemiş ve yargı süreci devam ederken Anayasa'yı çiğneyerek, böyle bir kararı verme yetkisini üst mahkeme kendisinde nerede buluyor? Bundan sonra mahkûm olanından tutuklusuna kadar hepsi için böyle bir kapı açılacak mı? Açılacak. Şimdi herkes müracaat edip, aynı şekilde bu tür davaları açmak suretiyle kendilerine yeni çıkış yolları arayacak mı? Arayacak.
İnanmıyorum: Peki bunun altından neyle kalkacaksınız? Hangi hukuka, hangi maddeye dayalı olarak bu adımı atıyorsunuz? Bunun ideolojiden ayrı bir yanı olamaz. Bunun kendi özel dünyalarındaki verilmiş karardan başka bir özelliği yoktur. Buna ne kendileri inanıyorlar ne de milleti inandırıyorlar. Ben inanmıyorum. Kimsenin de inandığına ihtimal vermiyorum.
Terör örgütü yeni bir ihale aldı: Terör örgütü, geçmiş dönemlerde olduğu gibi yine kirli oyunların içine girmiştir, yeni bir ihale almıştır. Şu anda bunun gereğini yerine getirmektedir. Elbette ki terör örgütü yaptığı bu tür saldırılarla netice alamayacağını, hiçbir hedefe ulaşamayacağını, Türkiye Cumhuriyeti'nin bu tür girişimlere pabuç bırakmayacağını çok iyi biliyor. Esasen örgüt, bu saldırılarla farklı amaçlara farklı oyunlara hizmet ediyor. 30 yıldır tezgâhlanan oyunlar bir kez daha vizyona sürülmek isteniyor. Geçmiş dönemlere bakılırsa, bugünkü oyun daha iyi anlaşılacaktır, gerçek niyetin ne olduğu daha iyi görülecektir.
Tesadüf değil: Terör örgütü anayasa referandum sürecine girerken devreye girdi. Türkiye'nin gür sedası dünyanın her yerinde yankılanıyor, işte böyle bir dönemde terör devreye giriyor. Türkiye ekonomisi, küresel kriz şartlarına karşın muhteşem bir performans sergilerken terör yine devreye giriyor. Türkiye, milli birliğini ve kardeşliğini güçlendirmek adına tarihi bir süreçte iken terör örgütü devreye giriyor; bu bir tesadüf değildir.
Kurumlarda uyum olmazsa eksik kalır: Terör ile mücadelede, devletimizin tüm kurumları ile uyum ve koordinasyon içinde kararlılıkla sürdürülmesi halinde başarı vardır. Eğer yasama, yürütme ve yargı bu noktada dayanışma içinde olmazlarsa o zaman açık söylüyorum bu işin bir kanadı eksik kalır.
Açılım bitmedi: Biz her türlü riski göze alıyoruz. Taşın altına elimizi değil vücudumuzu, yüreğimizi koyuyoruz. Terörün finansörlerine, ipleri elinde tutan baronlara, silah tüccarlarına asla boyun eğmeyeceğiz. Açılım bitmedi, aynı kararlılıkla devam ediyoruz. Bu başlıkları atan, bu ülkenin tümünü açılımda kapatmak isteyenlerdir.
Taş atan çocuklar bitene kadar tatil matil yok: Taş atan çocukların yargılanması diye bilinen konu üzerinden aylarca siyaset yaptılar. Teklifi Meclis'e getirdik, kimler destek verecek, kimler karşı çıkacak, çocukları istismar edenler, bakalım ne yapacaklar? Samimiyetle söylüyorum ki buna karşı çıkacaklar, oyalayacaklar. Temmuz başına kadar bitti bitti, aksi takdirde tatil matil dinlemiyoruz. Bu ülkede işimiz var, bitene kadar yola devam ediyoruz. Çalışacağız; beyefendiler de kuzu kuzu bizimle birlikte Meclis'e gelecekler.
Yılda 5 bin şehit verilirken açılım mı vardı?: Yılda 5 bine yakın şehidimizin olduğu dönemde milli birlik projesi var mıydı, demokratik açılım mı vardı? Niye o zaman 5 bin şehidimiz oldu? Hadi bunu açıklayın. Bugünkü şehitlerin sebebi açılım süreci değildir; terör örgütünün açılımdan duyduğu rahatsızlıktır. Bütün Kürt kökenli annelere sesleniyorum: Çocuklarınızı bu kanlı tüccarların elinden çekin alın. Yüreğinizi ortaya koyun, 'yeter artık' deyin. Anadolu kadınına yakışan şekilde masaya yumruğunuzu vurup çocuklarınıza sahip çıkın.
Diğer bölgelerdeki annelere de sesleniyorum. Teröre inat kardeşlik ve dayanışmamızı yüceltelim. Milletçe bir kez daha kucaklaşalım.
Bu ülkenin başbakanı sünepe mi?: 'İsrail ve AK Parti hükümeti' gitmeli diyen köşe yazarları var bu ülkede. Bunu televizyon karşısında söyleyecek kadar maşallah cesur. Bu ülkenin başbakanı bunu seyredecek kadar sünepe mi? Öyle mi? Hangi patrondan gücünü alırsan al, hangi medya grubunun mensubu olursan ol bizi bağlamaz, biz gücümüzü halktan ve haktan alıyoruz.
Bahçeli'ye: Sen kaç kere Kırgızistan'a gittin?: Kırgızistan konusunu bile MHP'nin lideri beyefendi istismar ediyor. Gerek Roza ile gerekse başbakan yardımcısı ile görüşmelerimi sürekli yaptım. Dün kendilerine 'Özbek ve Kırgız'ı ayırmayın, ayrılmasına müsaade etmeyin' dedim. Sen hayatında kaç kere Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan'a gittin, 3,5 yıl başbakan yardımcılığı yaptın? Ama biz hepsine 3-4-5 kere gittik. İlgili bakan arkadaşlarım orada mekik dokuyorlar.
Zaman
