Mayıs ayı ihracat rakamı, yüzde 24,89 artışla 9 milyar 69 milyon dolar oldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) mayıs ayı ihracat rakamlarını açıkladı.

Mayıs ayı ihracat rakamı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24,89 artışla

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) mayıs ayı ihracat rakamlarını açıkladı.

Mayıs ayı ihracat rakamı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24,89 artışla 9 milyar 69 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2010 yılının ilk beş ayındaki ihracat yüzde 23,42 artışla 44 milyar 153 milyon dolar olurken, son oniki aydaki ihracat ise 105 milyar 460 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

Mayıs ayında en fazla ihracat yapan sektör, 1 milyar 358 milyon dolar ile otomotiv olurken, Demir Çelik 1 milyar 180 milyon dolar, Hazır Giyim ve Konfeksiyon sektörü ise 1 milyar 53 milyon dolar ihracat ile otomotiv sektörünü takip etti. Tarım sektörleri Mayıs ayında 1 milyar 113 milyon dolar ihracatla toplam içinde yüzde 12,28 pay alırken, sanayi sektörleri payı 7 milyar 614 milyon dolar ihracat ile yüzde 83,96, madencilik ürünlerinin payı ise 341 milyon dolar ile yüzde 3,76 oldu. Mayıs ayında en fazla ihracat artışını yüzde 88,6 ile madencilik sektörü, yüzde 53 ile fındık ve mamulleri sektörü ve yüzde 51,12 ile gemi ve yat sektörleri yakaladı.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, ihracat rakamlarını Osmaniye Organize Sanayi Bölgesindeki Tosyalı Holding fabrikasında açıkladı.

Büyükekşi, yılın ilk 5 ayında en fazla ihracat yapılan 4 ülkede ciddi değişimler olduğunu belirterek, "Almanya'ya ihracatımız yüzde 19, İtalya'ya yüzde 33, Fransa'ya yüzde 22, İngiltere'ye yüzde 37 arttı. Yine diğer Avrupa ülkelerine yaptığımız ihracatta artışlar sürüyor. İspanya'ya ihracatımız yüzde 55, Romanya'ya yüzde 30, Hollanda'ya yüzde 20, Belçika'ya yüzde 21, Yunanistan'a yüzde 1, Bulgaristan'a yüzde 6, İsveç'e yüzde 41 artış gösterdi. En fazla ihracat yaptığımız 30 ülkeden sadece ikisine ihracatımız geriledi. Bu ülkeler Mısır ve Cezayir. Komşu ve çevre ülkelere ihracatımız artmaya devam ediyor. Tunus'a yüzde 82, Suudi Arabistan'a yüzde 61, İsrail'e yüzde 47, Suriye'ye yüzde 43, İran'a yüzde 42, Rusya'ya ihracatımız yüzde 33, Libya'ya yüzde 25, BAE'ye yüzde 22, Azerbaycan'a yüzde 16, Irak'a ihracatımız yüzde 2 arttı. Uzak pazarlara yaptığımız ihracatta artıyor. ABD'ye ihracatımız yüzde 28, Çin'e yüzde 115, Singapur'a ihracat yüzde 397, Hindistan'a yüzde 22, Brezilya'ya yüzde 113, Şili'ye ise yüzde 215 artış gösterdi." dedi.

Türkiye'nin ihracattaki büyümesinin yüksek tempoda devam ettiğini anlatan Büyükekşi, "Mayıs ayında da gelenek bozulmadı. Aralık ayından bu yana çift haneli rakamlarda ihracat büyümesine imza atıyoruz. İhracatımızın temposunu farklı pazarlara yönelerek arttırıyoruz. Geleneksel pazarlarımızda daha fazla yer alarak tempomuza tempo katıyoruz. Zor dönemlerle karşılaşsak da bu zorlukların üstünden gelmeye devam edeceğiz." diye konuştu.

Dış ticarette dünyanın dört bir yanında önemli girişimlerde bulunduklarını vurgulayan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, "Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Brezilya ve Şili'deydik. Maalesef yaşanan müessif olay nedeniyle Başbakanımız Şili ziyaretini yarıda kesti. Ben de aylık ihracat açıklamamız için heyetten ayrılarak Türkiye'ye geldim. Bu ziyaretler, Başbakan düzeyinde gerçekleştirilen ilk ziyaret olma özelliği taşıyor. O yüzden de büyük öneme sahip. İlişkilerimizi dünyanın dört bir yanında geliştirmeye çabası içerisindeyiz. O yüzden dış ticarette ilişkilerimizin zayıf olduğu ülkelere özel önem veriyoruz. Brezilya ve Şili'nin de içinde bulunduğu Güney Amerika kıtasının Türkiye'nin ihracatından aldığı pay yüzde 0,9. İthalattan aldığı pay ise yüzde 1,2. Bu bölgeye ihracatımız hızlı bir şekilde artıyor. İlk 5 ayda ihracatımız Brezilya'ya yüzde 113, Şili'ye ise yüzde 215 artış gösterdi. Daha da artacağına inanıyoruz. Çünkü bu gezi, çok verimli ve pozitif sonuçları olan bir gezi oldu. Türkiye ve Brezilya dünyanın yeni büyük oyuncuları. İki ülke de G-20 platformu üyesi. Brezilya ile birlikte Türkiye'nin arabuluculuğunda İran'ın zenginleştirilmiş uranyum takasını kabul etmesi tüm dünyada yankı buldu. Dolayısıyla dış siyaset alanında farklı işbirliklerine gidiyoruz. Türkiye gelişen ülkelerle dış ticaretimizi geliştirmek için büyük çaba sarf ediyor. Aynı şekilde geçen hafta Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Kazakistan'a çok önemli sonuçların alındığı bir geziyi TUSKON'la beraber organize ettik. Orta Asya hem kültürel hem de ticari ilişkilerimizin çok iyi olduğu bir bölge. Türkiye dış ticaret ve dış siyaset potansiyelini birleştirip geliştirerek dünyada daha saygın bir yere gelecektir." şeklinde konuştu.

TİM STRATEJİK ATILIMLARIN MERKEZİNDE YER ALDI

Türkiye'nin Mayıs ayında stratejik önemde üç önemli atılım yaptığını anlatan Büyükekşi, TİM olarak bu gelişmelerin merkezinde yer aldıklarını dile getirdi.

Büyükekşi, şu açıklamalarda bulundu: "Bu gelişmeler, Rusya Devlet Başkanı Medvedev ve beraberinde heyetin Türkiye'yi ziyareti ile Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın önce Yunanistan'ı, ardından da Güney Amerika'ya düzenlediği ziyaretlerdi. Bu üç ziyaret neden stratejikti?. Çünkü, Rusya 19,7 milyar dolar ile bizim en çok ithalat yaptığımız ülke. 3,3 milyar dolar yıllık ihracat ile de en fazla ihracat yaptığımız 6. pazarımız. Rusya ile 16,4 milyar dolarlık bir dış ticaret açığımız var. Rusya'ya özel önem veriyoruz. Çünkü bu dış ticaret açığını kapatma arzumuz var. Diğer taraftan da Rusya büyük bir pazar. Bunu değerlendirmemiz gerekiyor. Rusya ile vizeler kaldırıldı. Sadece vizelerin kalkması bile kritik bir gelişme. Bu ziyaretin etkileri tüm dünyada yankılandı. Çünkü Türkiye'nin Rusya ile ilişkilerini çok üst boyuta taşıması oldukça önemseniyor. Türkiye ABD ile çok gelişmiş siyasi ve ekonomik ilişkiye sahip. AB yolunda olan Türkiye'nin dış ticaretinde büyük bir AB ağırlığı var. Hem AB hem de ABD ile yakın ilişkiler kurmuş Türkiye'nin Rusya ile de bu denli yakınlaşması tüm dünyanın gözünün Türkiye'ye kaymasına neden oluyor. Peki biz neden Rusya'ya önem veriyoruz?. Çünkü Rusya 150 milyona yaklaşan nüfusu ve 2 trilyon dolarlık büyüklüğe sahip ekonomisi ile büyük bir pazar. 2023 İhracat Stratejimizi çizerken tüm sektörlerimiz istisnasız olarak Rusya'yı stratejik pazar statüsüne koydular. Medvedev ziyareti sırasında konulan 5 yılda 100 milyar dolar ticaret hedefi son derece tarihi bir hedeftir. Bu hedef hem üreticilerimiz hem de ihracatçılarımız için çok iyi bir gelişmedir. Yine Mayıs ayı içinde Yunanistan'a tarihi bir ziyaret gerçekleştirdik. Yunanistan ziyareti ve imzalanan anlaşmalar, Türkiye'nin komşularıyla sorunlarını çözme konusunda ne kadar kararlı olduğunun bir göstergesi. Her iki ülkede dış güvenlik için çok ciddi kaynaklar ayırıyorlar. Hatta Yunanistan'ın girdiği kriz ortamında bu sık sık dile de getirildi."

İSRAİL BÜYÜK BİR YANILGI İÇİNDE

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Osmaniye'deki konuşmasında Hatay'daki terör saldırısı ile Akdeniz'de insani yardım gönüllülerine yapılanları kınadı.

Büyükekşi, Uluslararası sularda, ilaç, giysi, kırtasiye, çimento, demir, jeneratör gibi insan yaşamı için gerekli olan en temel malzemeleri taşıyan silahsız insanlara saldırı düzenlendi. Barış gönüllüsü masum insanların bir kısmı hayatlarını kaybetti. Büyük bir dram yaşandı. insanlık bu olay dolayısı ile bir kez daha sınavdan geçecek. Bu sınav insanlık kavramının teröre karşı mücadelesini belirleyecek niteliktedir." dedi.

Yaşananlara karşı gerçek bir tavır alınması gerektiğini vurgulayan Büyükekşi, "Avrupa Birliği, ABD ve dünyanın geri kalan kısmı alçakça bir devlet terörü olduğu çok açık olan bu saldırı karşısında gerçek bir tavır alamadığı sürece dünyada adalet duygusunun yerleşmesi, bireysel ve örgütlü terörün önlenmesi mümkün değildir. Kimsenin gerçek bir güvenlik ve esenlik duygusu içinde olması mümkün değildir. Korkuyu dünyaya egemen kılmaya çalışanlar tekrar kazanmış olacak. Ancak uzun vadede İsrail, bizim gemimize el koyarak, insanlarımızı öldürerek, tüm dünyaya meydan okuyarak dünya milletlerinin bir üyesi olarak yaşamaya devam edeceğini düşünüyorsa büyük bir yanılgı içindedir. İnsanlığın vicdanı tüm kötülükleri yenecek güçtedir. İnsanlığın kırmızı çizgilerini aşanlar, insanlık tarihi boyunca hep kaybettiler. Biz TİM olarak, Ortadoğu'nun barış ve refah bölgesi olmasını istiyoruz. Çatışmalardan ve nükleer silahlardan arındırılmış, her ulusun uluslar arası hukuk ile belirlenmiş sınırlar içinde barış içinde yaşamasını diliyoruz. Maalesef yaşananlar bu temennimizi boşa çıkarmaktadır." ifadesini kullandı.