Lübnan, Türkiye'nin Ortadoğu'ya Açılan Kapısı Olabilir
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Lübnan'ın Türkiye'nin Ortadoğu'ya açılan kapısı olabileceğini ifade ederek, iki ülke arasında yapılacak işbirliğinin de tüm bölgeye barış, huzur ve zenginlik getireceğini söyledi
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Lübnan'ın Türkiye'nin Ortadoğu'ya açılan kapısı olabileceğini ifade ederek, iki ülke arasında yapılacak işbirliğinin de tüm bölgeye barış, huzur ve zenginlik getireceğini söyledi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu başkanlığındaki Türk işadamları heyetiyle birlikte Lübnan'a giden Aşut, burada 'Türk-Lübnan Ekonomik Konferansı'na katıldı. Lübnanlı işadamlarıyla hangi alanlarda işbirliği yapılabileceği konusunun ele alındığı konferansta konuşan Aşut, dünya ticaretinin yeniden şekillendiğini ifade ederek, Türkiye ile Lübnan arasında bir hat çekildiğinde; üretimin söz konusu hattın doğusunda kalırken, tüketiminse batısında kalacağının
altını çizdi. Dünya ölçeğinde yaşanan ve Türkiye'yi de etkileyen ekonomik krizle birlikte rekabetin daha da keskinleştiğine dikkat çeken Aşut, bu ortamda lojistiğinse maliyeti belirleyen önemli bir etken olarak kendisini öne çıkarttığını belirtti.
Ne zaman Beyrut'a gitse, kendisini Türkiye'nin herhangi bir şehrinin sokaklarında geziyormuş gibi hissettiğini anlatan Aşut, kentte kendisini adeta evinde gibi hissettiğini de katılımcılara aktardı. Aşut, "Bölgemizde başlayan bu gecikmiş olumlu havayı daha da geliştirmek için özellikle biz işadamlarına büyük görevler düşüyor. 'Birlikten kuvvet doğar' denir. Dünyanın birçok bölgesinde ülkeler, çıkarları için zorlama birliktelikler kurmaya çalışırken; ortak tarihimiz, kültürümüz, birbirimize yakınlığımız
ve birbirimize duyduğumuz kardeşlik duygularımız bizi doğal bir işbiriliğine zorluyor. Bunu iyi değerlendirmeliyiz. Yapacağımız her türlü işbirliği, ülkelerimizi her açıdan bölgesinde güçlendirecek ve geleceğe daha güvenle bakmamızı sağlayacaktır" dedi.
"İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İŞBİRLİĞİ BÖLGEYE BARIŞ, HUZUR VE ZENGİNLİK GETİRİR"
Türkiye'nin, kıtalar arasında bir 'köprü' konumunda olduğuna işaret eden Şerafettin Aşut, bu noktada da Türkiye ile birlikte Lübnan'ın da öneminin her geçen gün artacağını ifade ederek, "Her şey aslına döner derler. Ülkelerimiz ve coğrafyamız tarihteki o parlak günlerine geri dönüyor. İşte bu aşamada, işbirliği sadece Türkiye ve Lübnan'a değil, tüm bölgeye barış, huzur ve zenginlik getirecektir" diye konuştu. Bugün gelinen noktada Türkiye'nin dünyanın en büyük 17. ve Avrupa'nın da 6. büyük ekonomisi
olduğuna işaret eden Aşut, 75 milyon olan ülke nüfusunun yarısından fazlasını gençlerin oluşturduğu bilgisini vererek, Türkiye'nin Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yıldönümüne denk gelen 2023 yılı için de kendisine 500 milyar dolarlık ihracat hedefi koyduğunu hatırlattı.
Demokrasi ve özgürlüğe inanan, inanç ve kültürlere saygılı, bölgesinde ve dünyada barışı, huzuru ve zenginliği hedefleyen Türkiye'nin büyük bir devlet olduğunu kaydeden Aşut, aynı amaç ve duyguları Lübnan'ın da taşıdığını ve söz konusu ülkenin bölgedeki öneminin de farkında olduklarını anlattı. Aşut, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Gelin bizim eksiklerimizi siz, sizin eksiklerinizi biz tamamlayalım. Ekonomik işbirliğimizi, turizm, kültür, sanat alanlarında güçlendirelim. Bizler birbirimizden ayrı kaldık,
çocuklarımız ayrı kalmasın. İşbirliği yapacağımız o kadar çok sektör var ki. Ticari ve sınai İlişkiler, gayrimenkul ve inşaat, bankacılık ve finans, turizm, ulaştırma, sigortacılık, enerji bunlardan sadece bir kaçı. Lübnan Türkiye'nin orta doğuya açılan kapısı olabilir. Farklı bölgelere işbirliği ve ortak yatırımlarla beraber girebiliriz. Bu ziyaretlerin Lübnan-Türkiye arasındaki yeni işbirliği imkanlarına zemin hazırlayacağına inanıyoruz. Türkçede bir atasözümüz var; 'Gözden uzak olan, gönülden de uzak
olur.' Bunun için daha sık bir araya gelmeliyiz. Ticaret ve Sanayi Odalarımız daha sık görüşmeli. Bakanlarımız daha sık görüşmeli. Vatandaşlarımız daha sık turistik gezilerde bulunmalı. Öğrencilerimiz değişim programları ile birbirlerini tanımalı. Ne kadar çok ortak yanımız olduğunu görmeli."
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu başkanlığındaki Türk işadamları heyetiyle birlikte Lübnan'a giden Aşut, burada 'Türk-Lübnan Ekonomik Konferansı'na katıldı. Lübnanlı işadamlarıyla hangi alanlarda işbirliği yapılabileceği konusunun ele alındığı konferansta konuşan Aşut, dünya ticaretinin yeniden şekillendiğini ifade ederek, Türkiye ile Lübnan arasında bir hat çekildiğinde; üretimin söz konusu hattın doğusunda kalırken, tüketiminse batısında kalacağının
altını çizdi. Dünya ölçeğinde yaşanan ve Türkiye'yi de etkileyen ekonomik krizle birlikte rekabetin daha da keskinleştiğine dikkat çeken Aşut, bu ortamda lojistiğinse maliyeti belirleyen önemli bir etken olarak kendisini öne çıkarttığını belirtti.
Ne zaman Beyrut'a gitse, kendisini Türkiye'nin herhangi bir şehrinin sokaklarında geziyormuş gibi hissettiğini anlatan Aşut, kentte kendisini adeta evinde gibi hissettiğini de katılımcılara aktardı. Aşut, "Bölgemizde başlayan bu gecikmiş olumlu havayı daha da geliştirmek için özellikle biz işadamlarına büyük görevler düşüyor. 'Birlikten kuvvet doğar' denir. Dünyanın birçok bölgesinde ülkeler, çıkarları için zorlama birliktelikler kurmaya çalışırken; ortak tarihimiz, kültürümüz, birbirimize yakınlığımız
ve birbirimize duyduğumuz kardeşlik duygularımız bizi doğal bir işbiriliğine zorluyor. Bunu iyi değerlendirmeliyiz. Yapacağımız her türlü işbirliği, ülkelerimizi her açıdan bölgesinde güçlendirecek ve geleceğe daha güvenle bakmamızı sağlayacaktır" dedi.
"İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İŞBİRLİĞİ BÖLGEYE BARIŞ, HUZUR VE ZENGİNLİK GETİRİR"
Türkiye'nin, kıtalar arasında bir 'köprü' konumunda olduğuna işaret eden Şerafettin Aşut, bu noktada da Türkiye ile birlikte Lübnan'ın da öneminin her geçen gün artacağını ifade ederek, "Her şey aslına döner derler. Ülkelerimiz ve coğrafyamız tarihteki o parlak günlerine geri dönüyor. İşte bu aşamada, işbirliği sadece Türkiye ve Lübnan'a değil, tüm bölgeye barış, huzur ve zenginlik getirecektir" diye konuştu. Bugün gelinen noktada Türkiye'nin dünyanın en büyük 17. ve Avrupa'nın da 6. büyük ekonomisi
olduğuna işaret eden Aşut, 75 milyon olan ülke nüfusunun yarısından fazlasını gençlerin oluşturduğu bilgisini vererek, Türkiye'nin Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yıldönümüne denk gelen 2023 yılı için de kendisine 500 milyar dolarlık ihracat hedefi koyduğunu hatırlattı.
Demokrasi ve özgürlüğe inanan, inanç ve kültürlere saygılı, bölgesinde ve dünyada barışı, huzuru ve zenginliği hedefleyen Türkiye'nin büyük bir devlet olduğunu kaydeden Aşut, aynı amaç ve duyguları Lübnan'ın da taşıdığını ve söz konusu ülkenin bölgedeki öneminin de farkında olduklarını anlattı. Aşut, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Gelin bizim eksiklerimizi siz, sizin eksiklerinizi biz tamamlayalım. Ekonomik işbirliğimizi, turizm, kültür, sanat alanlarında güçlendirelim. Bizler birbirimizden ayrı kaldık,
çocuklarımız ayrı kalmasın. İşbirliği yapacağımız o kadar çok sektör var ki. Ticari ve sınai İlişkiler, gayrimenkul ve inşaat, bankacılık ve finans, turizm, ulaştırma, sigortacılık, enerji bunlardan sadece bir kaçı. Lübnan Türkiye'nin orta doğuya açılan kapısı olabilir. Farklı bölgelere işbirliği ve ortak yatırımlarla beraber girebiliriz. Bu ziyaretlerin Lübnan-Türkiye arasındaki yeni işbirliği imkanlarına zemin hazırlayacağına inanıyoruz. Türkçede bir atasözümüz var; 'Gözden uzak olan, gönülden de uzak
olur.' Bunun için daha sık bir araya gelmeliyiz. Ticaret ve Sanayi Odalarımız daha sık görüşmeli. Bakanlarımız daha sık görüşmeli. Vatandaşlarımız daha sık turistik gezilerde bulunmalı. Öğrencilerimiz değişim programları ile birbirlerini tanımalı. Ne kadar çok ortak yanımız olduğunu görmeli."
