CHP Genel Sekreteri Sav, suikast iddiasına ilişkin ihbar mektubunu açıkladı (2)
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreteri Önder Sav, CHP Lideri Deniz Baykal'a suikast yapılacağına yönelik ihbar mektubunu açıkladı. İhbar mektubuna gö
"Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal'ı vur emri verdi. Mustafa Sarıgül Şişli Belediye Başkan Yardımcı Osman Şevket Aslan aracılığıyla aralarında daha önce husumet bulunan ya da öyle olduğu sanılan organize suç örgütü lideri filanca kimlik numaralı Mithat Yılmaz'a Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal'ı her iki dizinden vurması için talimat verdi. Belirsiz kaynaklı 300 bin dolar nakit para belediye kasasından alınarak Osman Şevket Aslan tarafından Şişli Kasap Sokak, Eser İş Merkezi A Blok No: 16/7 adresinde bulunan iki a gıda pazarlama ve ticaret limitet şirketi. Ki; Mithat Yılmaz'ın paravan şirketi olduğu parantez içinde ifade ediliyor. Şirketinden bizzat Mithat Yılmaz'a avans olarak verilmiştir. İşin bitiminde 450 bin dolar daha ödenmek üzere 750 bin dolara anlaşma sağlanmıştır. Osman Şevket Aslan ve Mithat Yılmaz yüz yüze olmadığı durumlarda kriptolu telefonlar ile bağlantı kurmaktalar. Mithat Yılmaz'ın iki adamında daha bu kriptolu telefonlardan bulunmaktadır. Telefonlar Avukat Ayhan Kızılöz tarafından sivil bir istihbarat kurumundan sağlanmıştır. Osman Şevket Aslan Mithat Yılmaz'a eylem ile ilgili talimatı şu şekilde verdi. Bir numaralı Baykal'ın 13 Nisan 2010, saat 18.30'da Avrupa Parlamentosu'nda Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Stephan Füle ile görüşeceğini, bu görüşmeyi engellemelerini ve Baykal'ı her iki dizinden vurmaları talimatını vermiştir. Mithat Yılmaz, adamları Ahmet Akgün, Habib Akgün, Recep Katılmış, Fatih Yurttaş, Cevdet Karamahmutoğlu, Mahmut Hanedar, İbrahim Bozdemir, Bülent Şenel, Şenol Çiftçi, Murat Yılmaz ve Kanascı Leyla (erkektir) ile operasyon planını en ince ayrıntısına kadar planladılar. Sonra ne olduysa 13 Nisan 2010 saat 16.15'de Osman Şevket Aslan suikast planını ertelediğini telefonla bildirdi. Can güvenliğim nedeniyle kimliğimi deşifre etmiyorum. Ancak bu kişi ya da kişilere yapılacak operasyonlarla birlikte ses ve görüntü kayıtlarını özel TV kanalına yada en çok ücreti ödeyene satacağım. Hayatımı garanti altına almak ve kendi güvenliğimi sağlamak için bu benim hakkımdır. İhbarımı değerlendirip değerlendirmemenizin benim için pek bir önemi yok. Ama canı yanan insanlar olursa bu bilgileri teyit etmediğiniz için sizlerde bir nebze sorumlu olacaksınız. Bu yüzden bu ihbar e-malini yazarken ve gönderirken ekran görüntüsünü kayıt ediyorum. Çalışmalarınızdan dolayı sizleri kutluyor ve başarılarınızın devamını diliyorum."
HAKSIZLIK YAPMAYALIM EMNİYET BİZİ BİLGİLENDİRİYOR
İhbarın 15 Nisan günü, eylem planının gerçekleştirilmesi tasavvur edilen 13 Nisan'dan iki gün sonra İstanbul Emniyeti'ne yapıldığını kaydeden Sav, İstanbul Emniyeti'nin 1 gün sonra hemen Ankara Emniyetini haberdar ettiğini ifade etti. Emniyetin CHP'yi bilgilendirdiğini vurgulayan Sav, "Emniyet içindeki bu işlemler böyle sürerken bizim de haberimiz oluyor bir haksızlık yapmayalım. Emniyet bizim bir yetkilimize böyle bir olayın gerçekleşmekte olduğu bilgisini veriyor. Onun üzerine Genel Sekreter olarak ben Emniyet Genel Müdürü ile temasa geçtim, telefonda konuştum. Sonra onun herhalde talimatı üzerine Ankara Emniyet Müdürü beni aradı, konuyla ilgili bilgileri bölüştüler." şeklinde konuştu.
İSTANBUL EMNİYETİ İHBARIN KAYNAĞINA İNMEYE ÇALIŞMIŞ
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün ihbar geldikten sonra sadece Ankara'ya bilgi vermekle yetinmediğini aktaran Sav, polisin ihbarın yapıldığı kaynağa inmeye çalıştığını söyleyerek, "O ihbarın yapıldığı yerin bir internetcafe olduğu ama cafenin kameramasının çalışmadığı, bunun bir hard diske alındığı bilgilerine varıldı. Sonra Şişli Savcılığı işe el koyuyor. Şişli Savcılığı bunun bir özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın görevi olabileceğini varsayarak onlara bu evrakı havale ediyor, gönderiyor. Onlar da bu bizim işimiz değil diyerek tekrar Şişli Savcılığı'na evrakı geri gönderiyor. Şişli Savcılığı'nda şimdi inceleme kendi boyutları içinde sürüyor." dedi.
İKİ AYAĞI BIRAKIP BAŞKA YERE ATEŞ ETSE NE OLUR?
Son ihbarın CHP'ye yapılan saldırılardan biri olduğunu söyleyen Genel Sekreter Sav, "İki ayağından vurun diyor. Burada 10 kişinin adı geçiyor. Birisi tetikçi galeyana gelip iki ayağı bırakıp başka yere ateş etse ne olur? O zaman hesap verilemeyecek bir boyuta gelir iş." şeklinde konuştu.
GÖRÜNTÜLERE MYK KANİ OLURSA GİRERİZ
Konuşmasının ardından CHP Genel Başkanı Baykal'ın olduğu iddia edilen görüntülerin sorulması üzerine Sav, "Hayır, o bir başka boyutta o olayın incelemesi yapıldığı için, gizliliğini de taşıdığı için mahkeme o konuda gizlilik kararı, yasak kararı verdiği için o konuya girmiyorum. Ama o konuya da değişik boyutlarıyla girmemiz gerektiğine Merkez Yönetim Kurulumuz kani olursa hiç kuşkunuz olmasın sizi o konu içinde çağırır gerekli aydınlatmayı yaparız." karşılığını verdi.
ŞİMDİYE KADAR NEDEN AÇIKLAMADINIZ?
Bir basın mensubunun "Şimdiye kadar neden açıklamadınız?" sorusuna Sav, yeterli veriye ulaşamadıklarını belirterek cevap verdi. Sav, "Ankara Emniyet Müdürü ile görüştüğümü söylüyorum. Daha dün Genel Başkan Yardımcımız bu size söylediğim ek bilgileri bize getirdi. Ayağının tozuyla, geldi, 15 dakika oldu. Toplantıyı da biraz o nedenle geç tuttuk uçaktaki bir gecikme nedeniyle. O bilgilere ulaşmadan bunları tam olarak sizlerle bölüşmenin uygun olmadığını düşündük." değerlendirmesini yaptı.
İSTANBUL EMNİYETİ SIKI KORUMA TERTİBATI ALDI
İhbarın ardından polisin sıkı koruma tertibi aldığını vurgulayan Sav, "Genel Başkan'la ilgili hakkını yemeyelim İstanbul'a gidiş gelişlerinde daha farklı, daha sıkı bir koruma tertibatı aldıklarını fark ettik." şeklinde konuştu.
Sav'a 'Konuşmanızın başında isimler saydınız. Şu anda başka bir siyasi oluşumun içerisinde olan, onun bu talimatı verdiği konusunda.' denilmesi üzerine devletin resmi belgesine göre konuştuğunu aktardı. Sav, "Bakın hiçbir şey eklemedim. Ben sadece devletin resmi belgesini aktardım. Hiçbir kişiyi itham etmedim. Hiçbir kişiyle sorunumuzu, bireysel sorunumuzu masaya getirmedim." dedi.
