Ak Parti 2. Gençlik Sempozyumu (2)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıran Anayasa değişiklik maddesine oy vermeyen BDP'yi eleştirerek, "Bunlar partilerinin kapatılmasından rahatsız değil, tam aksine memnunlar

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıran Anayasa değişiklik maddesine oy vermeyen BDP'yi eleştirerek, "Bunlar partilerinin kapatılmasından rahatsız değil, tam aksine memnunlar. Çünkü oradan nemalanıyorlar. Şimdi BDP'ye oy verenlerin karşısına nasıl çıkacaklar? Hangi yüzle, hangi gerekçeyle parti kapatmalarından şikayet edecekler? Meclis'te yasakçı zihniyete alkış tuttunuz. Statükonun devamından yana olduklarını ayan beyan ortaya koydular" dedi.
Başbakan Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen 'Üstünlerin Hukukundan Hukukun Üstünlüğüne' konulu 2. Gençlik Sempozyumu'na katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, MHP'nin, CHP'nin ve BDP'nin tek bildiğinin karşı çıkmak, muhalefet etmek, aka kara, karaya ak demek olduğunu belirterek, "Çözüme karşı olanlar, değişime karşı olanlar, demokratikleşmeye karşı olanlar aynı yolun yolcusu olduklarını ortaya koydular" dedi.
Siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıran Anayasa değişikliğinin 8. maddesine oy vermeyen BDP'ye de yüklenen Erdoğan, "Şimdi buradan BDP'ye, BDP milletvekillerine soruyorum. Hani özgürlükçüydünüz? Hani demokrattınız? Hani hukuk devletinden yanaydınız? Hani parti kapatmalardan rahatsızdınız? Hani çözüm istiyordunuz? Bunlar partilerinin kapatılmasından rahatsız değil, tam aksine memnunlar. Çünkü oradan nemalanıyorlar. Şimdi BDP'ye oy verenlerin karşısına nasıl çıkacaklar? Onlara bu emaneti yükleyenlere
nasıl hesap verecekler, hangi yüzle, hangi gerekçeyle parti kapatmalarından şikayet edecekler? Meclis'te yasakçı zihniyete alkış tuttunuz. Çözümsüzlükten nemalanıyorlar, statükonun devamından yana olduklarını ayan beyan ortaya koydular" diye konuştu.
Ne CHP'nin ne de BDP'nin oy kullanabildiğini belirten Erdoğan, "Bunlar sadece konuştular. Oya gelince çekip gittiler. Niye? Çünkü liderleri öyle talimat verdi. 'Sakın oy kullanmayın'. Ama bunu ifade edemiyorlar. 'Ben size güvenmiyorum'. Kendilerine güvenmiyorlar, çok acı ya. Çok acı bu. Hani demokrattınız, özgürdünüz? Özgür iradenizi sandığa yansıtamadınız. Ama biz 335 milletvekilimizi gönderdik, oylarını kullandılar. Evet 8. madde olayı arzu etmediğimiz gibi oldu. Eğer biz dikta uygulaması yapsaydık
olay böyle olmazdı. Ama biz demokrasiye inanıyoruz, biz milletvekillerimizin özgür iradesini aynen kullanmasını istiyoruz. AK Parti kadrosu bugün bir kez daha millet emanetine sahip çıkmanın haklı gururunu yaşıyor" şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan, muhalefetin milletin egemenlik hakkını suiistimal ettiğini belirterek, "İstedikleri kadar orada tilki kurnazlığına gitsinler, hak tecelli etti. Onlar talimatla, emirle, direktifle hareket ettiler. Kendilerine güvenemedikleri gibi, kendi arkadaşlarına da güvenmediler. Ama biz milletimize güvendik, inandık. Milletimiz de bize güvendi ve neticede hamdolsun, işte dün gece milletimizin arzu ettiği şekilde gerçekleşti. Biz buralara aziz milletimizin hayır dualarıyla, öksüzlerin, yetimlerin,
gariplerin, fukaraların umudu olarak geldik" dedi.
Dün tüm saldırılara, tüm engellemelere, tüm psikolojik yıpratma çalışmalarına rağmen tarih yazmayı başardıklarını ifade eden Erdoğan, "Şunu da bütün kalbimle söylüyorum; böyle bir hareketin, böyle bir kadronun, AK Parti'nin bir üyesi, bir neferi, bir mensubu olmaktan dolayı dün bir kez daha gurur duydum. Bu gururu şahsıma yaşatan tüm arkadaşlarıma, tüm kardeşlerime, bize destek olan, bize katkı veren, hayır duasını bizlerden eksik etmeyen tüm vatandaşlarıma bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi.
Elazığ depreminden sonra hastanede yaralıları dolaşırken 90 yaşındaki o ninenin dualarını ve söylediklerini unutamadığını belirten Erdoğan, "Elinde büyük bir tespih Kürtçe ifadelerle şunu söylüyor: 'Ben namazdan önce kalktım. Tespihimi çekiyordum. Baktım sallanmaya başladık. Çatı sallanıyor, kerpiç ev. Bir taraftan da size dua ediyordum. O anda ne oldu bilmedim, kaldım altında. Sonra gelip beni çıkarmışlar. Ama hep size dua ettim. Şimdi de siz buraya geldiniz' diyor. İşte bu tevafuk, işte o duaların
neticesi. Ve biz ayaktayız. 90 yaşında. At denize balık bilmezse halik bilir. Sorumluluğumuz bu, mesuliyetimiz bu. Biz gönül huzuru içindeyiz" diye konuştu.

"YOLLARA DÜŞECEĞİZ"
Başbakan Erdoğan, vazifesini yapmakta olan, yapmaya gayret eden, emanete sahip çıkmış olmanın rahatlığı içinde olduklarını belirterek, referandum için kampanya başlatacaklarını yineledi. Erdoğan, "Şimdi artık karar da, yetki de aziz milletimizde. Şimdi yollara döküleceğiz. Milletimize gidiyorum, milletimize bunları anlatacağız. Ne diyeceğiz? Üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçiyoruz. Son kararı aziz milletimiz söyleyecek, son kararı aziz milletimiz verecek. Söz de onun, karar da onun. Biz bir
yol açtık, o yoldan emaneti milletimize ulaştırdık. Artık emanet asıl sahibinde ve o ne derse o olacak" diye konuştu.
Gençlere de seslenen Başbakan Erdoğan, gençlerden bulundukları her yerde Anayasa değişikliğinin neden gerekli olduğunu anlatmalarını istedi. Bu konuda dokuman hazırlayacaklarını belirten Erdoğan, Anayasa değişikliğinin Türkiye'ye neler kazandıracağını hep birlikte anlatacaklarını söyledi.

"YALAN ÜRETİM MERKEZİ KURDULAR"
Başbakan Erdoğan, özellikle son iki haftadır TBMM içinde kasıtlı olarak estirilen gerilim rüzgarının gençleri asla siyasetten uzaklaştırmamasını isteyerek, şöyle konuştu:
"Muhalefet, bir kez daha orada kötü bir sınav verdi. Muhalefet bir kez daha siyasetin seviyesini aşağılara çekti. Bizim siyasete itibar kazandırma yönündeki gayretli çabalarımıza rağmen muhalefet siyasete ve siyasetçilere itibar kaybettirmek için elinden geleni yaptı. Bugüne kadar hiçbir kavganın taraftarı olmadığımız gibi son iki haftadır hiçbir kavgada taraf olmadık. İftiraları cevapsız bırakmadık. İthamlara, iddialara sabırla cevap verdik. Onlar yalan üretti. Adeta bir yalan üretim merkezi kurdular.
Biz sabırla yalanlarını boşa çıkarttık. Onlar kavga çıkarttılar, biz aklıselimi öne çıkarttık. Bizi kendi ruh iklimlerine, kendi gergin ruh hallerine ekmek için her yolu denediler ama biz o yola girmedik. Görüşmeleri televizyon ekranlarından izleyen vatandaşlarım eminim ki AK Parti'nin yapıcı üslubu ile muhalefetin yıkıcı üslubunu bir kez daha karşılaştırma imkanı buldu. Bu manzaralar sizi rahatsız etmesin. Bizim arkadaşlarımız bir konuşurken üç katı konuşma hakkını elde ediyorlardı sadece gruplar olarak.
Bir de buna bağımsızları eklersek bu daha da artıyordu. Bu manzaraları değiştirecek olan sizlersiniz. Siyasette aktif yer alarak hem TBMM'nin hem Türkiye'nin çehresini değiştirecek olanlar sizlersiniz."
Türkiye'de yıllarca gençlere güvenilmediğini anlatan Başbakan Erdoğan, gençlere yıllarca siyasetin yolunun açılmadığını ama AK Parti'nin gençlere siyasetin yolunu açtığını ifade etti. Seçilme yaşını 25'e düşürdüklerini belirten Erdoğan, önümüzdeki seçimlerde 25 yaşındaki gençlerin parlamentoda görüleceğini söyledi. Şair Necip Fazıl Kısakürek'in seslendiği gibi kendisinin de gençlere seslendiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şöyle diyor Üstat: 'Zaman bendedir ve mekan bana emanettir şuurunda bir gençlik'. Bunu halletmemiz lazım. İnşallah böyle bir gençliğe sahip olacağız. Yine Arif Nihat Asya'nın gençlere seslendiği gibi seslenmek istiyorum. 'Delikanlım işaret aldığın gün atandan yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan, sana selam getirdim Ulubatlı Hasan'dan, sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın, Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın" dizelerini dile getirdi.
(MÜG-CC-Y)