Bakan Çağlayan Washington'da

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin, Amerikan firmalarını başka bölgelere açabilecek lojistik ve coğrafi konuma sahip, en rahat yatırım yapabilecek ülke olduğunu belirterek...



Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'nin, Amerikan firmalarını başka bölgelere açabilecek lojistik ve coğrafi konuma sahip, en rahat yatırım yapabilecek ülke olduğunu belirterek, iki ülkenin firmalarının, kimya, otomotiv, elektronik, makine teçhizatı, müteahhitlik sektörü başta olmak üzere birçok sektörde ortak işbirliği yaparak üçüncü ülkelerde ciddi manada söz sahibi olması gerektiğini söyledi.

Amerikan-Türk Konseyi (ATC) ile Türk-Amerikan İş Konseyi'nce (TAIK) düzenlenen yemekte konuşan Çağlayan, Türkiye ve ABD arasındaki ''model ortaklık'' kapsamında, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nde Ermeni tasarısının oylanmasıyla sekteye uğradığını ifade etti. Çağlayan, ''Bizleri ve Türkiye'yi son derece rahatsız eden ve üzen konunun (Ermeni tasarısı) senatolarda ve meclislerde konuşulması yerine tarihçiler arasında konuşulması gerekli'' dedi.
Türkiye ile ABD arasında uzun yıllara dayanan siyasi ilişkilerin ekonomik alana istenen düzeyde yansımadığını ve iki ülke arasındaki ticari rakamlarının ''söylenemeyecek kadar az miktarda'' olduğunu belirten Çağlayan, Ekonomik ve Ticari Stratejik İşbirliği Çerçevesi Anlaşması'nın yeniden canlandırılması ve yürütülmesini sağlamak için ABD Ticaret Temsilcisi Ron Kirk ile önemli görüşme yaptıklarını hatırlattı.
Geçmişteki zayıf ekonomik ilişkileri kenara bırakarak geleceğe bakmak istediklerini ifade eden Çağlayan, ''Dünyanın en büyük GSMH'sına sahip, dünya milli gelirinin yüzde 20'sini oluşturan ve en büyük ithalatçı olan ABD ile bölgesinde son derece önemli konuma gelen ve önemi giderek artan Türkiye arasında ekonomik alanda yeni işbirliği ve anlayışları temin etmeyi amaçladıklarını kaydetti.
ABD ile Türkiye'nin aynı idealleri paylaşan dost ve müttefik ülkeler olarak beraber hareket ettiğini dile getiren Çağlayan, şunları kaydetti:
''Şimdi ekonomik anlamda bu birlikteliğini üçüncü ülkeler nezdinde nasıl geliştireceğini özellikle belirlemek istiyoruz. Dünyanın süper gücü, en büyük ekonomisi olabilirsiniz, ancak bunlar tek başına dünya ekonomisinde yeterli imkana sahip olmanın yeterli şartını oluşturmuyor. 1 trilyon dolar ihracat yaparken, 1,6 trilyon dolar ithalat yapmak zorunda kalıyorsunuz ve tüm malları, hizmetleri, servisleri sizlerin üretmesi ve dünyaya pazarlaması mümkün değil. Bu konuda en rahat yatırım ve iş yapabileceğiniz, en iyi şekilde anlaşabileceğiniz ve sizi başka bölgelere açabilecek lojistik ve coğrafi konumu önemli ülkelere ihtiyacınız var. Sadece meselenin lojistik ve coğrafi avantajlardan ibaret de olmadığını, bunun yanında güçlü ekonomi, siyasi ve ekonomik istikrar ile genç nüfusa sahip ülke olmasının avantajlarını da iyi düşünmek zorundayız. İşte Türkiye, tüm bu imkanları bir arada sunan çok önemli bir pozisyona sahip.''
-''ORTAK İŞBİRLİĞİ YAPARAK ÜÇÜNCÜ ÜLKELERDE CİDDİ MANADA SÖZ SAHİBİ OLSUNLAR''-
Devlet Bakanı Çağlayan, Türk ve Amerikan firmalarının karşılıklı yatırımlarının artırmasını isteyerek, ''Türk ve Amerikan firmaları, kimya, otomotiv, elektronik, makine teçhizatı, müteahhitlik sektörü başta olmak üzere birçok sektörde ortak işbirliği yaparak üçüncü ülkelerde ciddi manada söz sahibi olsunlar. Ekonomik ve Ticari Stratejik İşbirliği Çerçeve Anlaşması ve beraberinde ortaya çıkacak çalışmalar da bunu ciddi manada tetikleyecek ve ivme kazandıracaktır. Karşılıklı ticaretimizin dengeli, sürdürülebilir olmasını ve düzenli artmasını sağlayacağımızı ümit ediyorum'' diye konuştu.
Türkiye'nin serbest piyasa kurallarına sonuna kadar bağlı, hakim ve gereklerini yerine getirmeye çalışan tutumda olduğunu ve özel sektör-kamu diyaloğunu en iyi şekilde tesis ettiğini belirten Çağlayan, Türkiye'nin 2001 yılında 36 milyar dolar olan ihracatının 2008 yılında 132 milyar dolara çıktığını, 2008 yılında 335 milyar dolarlık dış ticaret hacmi oluştuğunu ve GSYH'nın 742 milyar dolara ulaştığını dile getirdi.
Türkiye'nin ihracatının yüzde 90'ından fazlasını sanayi ürünlerinin oluşturduğunu anlatan Çağlayan, ihracatın yüzde 60'ına yakınının Avrupa kıtasına yapıldığı ve bunun özellikle otomotiv, demir-çelik, tekstil-konfeksiyon, beyaz eşya ve makine-tesisat sektörü gibi öncelikle ve önemli alanlarda olduğunu bildirerek, ''Yıllar önce Avrupa'dan makine getirmek zorunda kalan Türkiye, bugün Avrupa kıtasına ciddi manada makine ihracatı yapar konuma gelmiştir'' dedi.
-''TÜRKİYE, MAASTRICT KRİTERLERİNDEN BİLE DAHA İYİ KONUMDA''-
Devlet Bakanı Çağlayan, 2023'te dış ticaret hacmini 1 trilyon dolara, ihracatı da en az 500 milyar dolara çıkarmak istediklerini belirterek, ''Kişi başına milli geliri 30 bin dolardan fazla olacak, 2 trilyon dolar üzerinde GSMH'sı olacak bir Türkiye hedefliyoruz'' ifadesini kullandı.
Türk ekonomisinin OECD içinde finans sektörüne hiç müdahale etmeden krizden başarılı çıkan tek ülke olduğunu vurgulayan Çağlayan, bütçe ve mali disipline verilen önem sonucunda, 80'den fazla ülkenin kredi notu düşerken Türkiye'nin arttığını ve Türkiye'nin kredi notu 2 kademe yükselen tek ülke olduğunu söyledi.
Çağlayan, krizde, reel sektöre desteğe rağmen Türkiye'nin bütçe açığının şu anda yüzde 5'i geçmediğini ve iç ile dış borç toplamının GSMH'nın yüzçde 45'inde kaldığını anımsatarak, ''Türkiye, bana göre, AB'nin ekonomik anayasası olarak kabul edilen Maastrict kriterlerinden bile çok çok daha iyi bir konumdadır'' diye konuştu.
Yunanistan gibi ülkelerdeki sorunların bütçe açıklarının yüksekliği ve kamu borçlarının gelirlerinin tamamına yakın olması veya geçmesinden kaynaklandığına işaret eden Çağlayan, yaptıkları yeni yasa çalışmasıyla Türkiye'nin AB'ye bile örnek olacak davranış içine girdiğini söyledi.
Çağlayan, yasanın Bakanlar Kurulu'ndan çıktığını, bugün veya yarın TBMM'ye gideceğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Şimdi Türkiye, IMF, Dünya Bankası veya herhangi bir kuruluşun kendisinden istemesine gerek duymadan kendi mali kurallarını kendisi koyan bir kanunu TBMM'den geçirmek üzere. Türkiye, bundan sonra istenildiği gibi borçlanılamayacağını, bütçe açıkları verilemeyeceğini ve bunların belli öngörülü bir program içerisinde olacağını kanun haline getiriyor. Bu, Türkiye'yi gelecek bütün şoklardan ciddi şekilde koruyacak paratoner olacak. Şimdi bunu AB başta olmak üzere birçok ülkenin kendi ülkesinde de uygulamak istediğini paylaşmak isterim.''
-''ÇOK ÖNEMLİ GÜCÜMÜZ İNSAN SERMAYESİ''-
Zafer Çağlayan, tüm bu çalışmaları Türkiye'yi dünyada en önemli ve en güvenli yatırım yapılabilir ülke haline getirmek için belirterek, krizden sonraki çalışmaları ve yeni mali kurallarla Türkiye'ye yatırımın çok daha fazla artacağını söyledi.
1973-2002 yılları arasında 15 milyar dolar olan doğrudan toplam yabancı sermaye rakamının, 2003-2009 yılları arasında 75 milyar dolara çıktığını dile getiren Çağlayan, genç ve dinamik iç pazarı olan 73 milyon nüfuslu Türkiye'nin, yalnız ekonomik değil insan sermayesiyle önemli bir pazar olduğunu kaydetti.
Çağlayan, bir soru üzerine, çerçeve anlaşmasının iki ülke arasındaki ticaret hacmini ''çok kısa süre içerisinde çok anlamlı hale getireceğini'' söyledi. Kurulacak iş konseyinin birçok sorunu çözülebileceğini belirten Çağlayan, tütün ve ilaç konusundaki sorunlara değinerek, Türkiye'nin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ve uluslararası kurallara bağlı olduğunu, hiçbir istismar, vergi kaçakçılığı ve kayıt dışılığa izin vermediklerini bildirdi.
Öte yandan Çağlayan, Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği Rezidansı'nda Coca Cola şirketi Başkanı Muhtar Kent'i de kabul etti.

Zaman