Şener: Ülke AK Parti'nin yaz-boz tahtası değil
Hükümetin hazırladığı anayasa paketini eleştiren Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener "Maalesef sivil Anayasa yapmayı beceremeyen iktidar, Anayasa'nın bazı maddelerinin değiştirilmesini ön gören bu paketi henüz hazırlayamamıştır. Bu ülke iktidar partisinin yap-boz tahtası değil" diye konuştu.
Abdüllatif Şener, Uludağ Üniversitesi'nde `Türkiye'nin Ekonomik ve Politik Analizi' konulu konferansa katılmak için Bursa'ya geldi. Konferans öncesi Kültürpark Göl Çay Bahçesi'nde partililerle bir araya gelen Şener, Türkiye'de siyasetin çözüm üretmek yerine ülkenin üzerine karabasan gibi çöktüğünü, sorun ürettiğini söyledi.
Dünyanın hiçbir ülkesinde siyasetin sorun üretmediğini, millet için var olduğunu kaydeden Şener, iktidarın son 3 yıldır Türkiye'de hiçbir şey yapmadığını ifade etti. "Bu nedenle sorunları çözmek yerine başta iktidar olmak üzere bu ülkede siyaset varlığı ile ülkenin sırtına yük olmuştur" şöyle devam etti:
"Bu ülkede sıkıntı vermekte, sorunları çoğaltmaktadır. 3 yıldır siyasette sürekli kavga görüyoruz. Siyaset adına seyrettiğimiz manzara çirkin ve kaba sözlerdir. İktidar ve muhalefet partilerinin karşılıklı, birbirlerine karşı ağır ithamlarıdır. Kaba saba sözleridir. Kavgaları. Karşılıklı hakaretleri ve zaman zaman yumruklaşmalarıdır. Eğer bir ülkede siyaset kavga haline dönüşmüşse, kaba ve çirkin sözlerin söylendiği bir mekan haline dönüşmüşse o ülkede hiçbir dert, hiçbir sorun çözülmez."
`İKTİDAR UZLAŞI ARAMIYOR'
AK Parti iktidarının 3 yıldır sivil anayasa için kavga ettiğini ve sonunda vazgeçtiğini söyleyen Şener sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ardından Anayasa'nın bazı maddelerini değiştiren paketi önümüze sundu. Bu anayasa paketi üzerinden de kavga yapmaya devam ediyor. Önce sivil anayasa dedi kavga yaptı. Arkasından vazgeçti ortada bıraktı. Demokratik açılım dedi kavga yaptı. Bir yıla aşkın süredir muhalefet ve toplumla kavgayı derinleştirdi. Ayrışmayı, kini nefreti yaygınlaştırdı. Sonra onu da ortada bıraktı. Şimdi anayasanın bazı maddelerinde değişiklik teklifine yine kavga ile uzlaşı, mutabakat aramadan kavgayı alevlendirdi. Ama maalesef sivil Anayasa yapmayı beceremeyen iktidar, anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesini ön gören bu pakete henüz hazırlayamamıştır. Çünkü paketi önce meclise sundu, bir hafta sonra 'Bu teklifi yanlış yapmışız. Bu hali ile bunu görüşemeyiz' diyerek geri çektiler. Tekrar yeni teklif verdiler. Böyle bir iktidar dünyanın neresinde görülmüştür. Anayasanın bazı maddelerini değiştireceğiz diyerek milletvekilinin fikrini almıyor. Bir hafta sonra meclise teklifini veriyor. 'Bu teklif olmamış. Bu hali ile geçerse Anayasa Mahkemesi'nden geri döner. Ben bundan vazgeçtim.' diyor. Aynı teklifi bir iki cümle değiştirerek yeniden veriyor. Buna beceriksizlik, iş, adap, edep bilmezlik denir. Bu ülke iktidar partisinin yap boz tahtası değil."
`DEMOKRASİ ÖNCE SİYASİ PARTİLERİN İÇİNE GİRMELİ'
Türkiye Partisi'nin sivil anayasa getireceğini ve Siyasi Partiler Kanunu değiştireceğinin altını çizen Şener, "İktidarın Siyasi Partiler Kanunu'nu baştan sona değiştirmesi lazım. Bu ülkeden neden demokrasinin standartları düşük biliyor musunuz? Mevcut Siyasi Partiler Kanunu yüzünden. Siyasi partilerin içine girmeyen demokrasi ülkeye giremez. Başbakanda partilerin hukuki yapısının demokratik olmaması için sonuna kadar çaba harcıyor. Onun için Türkiye'de mevcut siyasi partiler kanunu en fazla bağlı, bağımlı kişi Başbakan'dır. Neden çünkü Başbakan partisinde demokrasi istemiyor. Başbakan, `Bütün demokratik girişimleri askıda bırakayım. Yaptığım kavga önemlidir. Yaptığım iş önemli değil' diyor" diye konuştu.
Dünyanın hiçbir ülkesinde siyasetin sorun üretmediğini, millet için var olduğunu kaydeden Şener, iktidarın son 3 yıldır Türkiye'de hiçbir şey yapmadığını ifade etti. "Bu nedenle sorunları çözmek yerine başta iktidar olmak üzere bu ülkede siyaset varlığı ile ülkenin sırtına yük olmuştur" şöyle devam etti:
"Bu ülkede sıkıntı vermekte, sorunları çoğaltmaktadır. 3 yıldır siyasette sürekli kavga görüyoruz. Siyaset adına seyrettiğimiz manzara çirkin ve kaba sözlerdir. İktidar ve muhalefet partilerinin karşılıklı, birbirlerine karşı ağır ithamlarıdır. Kaba saba sözleridir. Kavgaları. Karşılıklı hakaretleri ve zaman zaman yumruklaşmalarıdır. Eğer bir ülkede siyaset kavga haline dönüşmüşse, kaba ve çirkin sözlerin söylendiği bir mekan haline dönüşmüşse o ülkede hiçbir dert, hiçbir sorun çözülmez."
`İKTİDAR UZLAŞI ARAMIYOR'
AK Parti iktidarının 3 yıldır sivil anayasa için kavga ettiğini ve sonunda vazgeçtiğini söyleyen Şener sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ardından Anayasa'nın bazı maddelerini değiştiren paketi önümüze sundu. Bu anayasa paketi üzerinden de kavga yapmaya devam ediyor. Önce sivil anayasa dedi kavga yaptı. Arkasından vazgeçti ortada bıraktı. Demokratik açılım dedi kavga yaptı. Bir yıla aşkın süredir muhalefet ve toplumla kavgayı derinleştirdi. Ayrışmayı, kini nefreti yaygınlaştırdı. Sonra onu da ortada bıraktı. Şimdi anayasanın bazı maddelerinde değişiklik teklifine yine kavga ile uzlaşı, mutabakat aramadan kavgayı alevlendirdi. Ama maalesef sivil Anayasa yapmayı beceremeyen iktidar, anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesini ön gören bu pakete henüz hazırlayamamıştır. Çünkü paketi önce meclise sundu, bir hafta sonra 'Bu teklifi yanlış yapmışız. Bu hali ile bunu görüşemeyiz' diyerek geri çektiler. Tekrar yeni teklif verdiler. Böyle bir iktidar dünyanın neresinde görülmüştür. Anayasanın bazı maddelerini değiştireceğiz diyerek milletvekilinin fikrini almıyor. Bir hafta sonra meclise teklifini veriyor. 'Bu teklif olmamış. Bu hali ile geçerse Anayasa Mahkemesi'nden geri döner. Ben bundan vazgeçtim.' diyor. Aynı teklifi bir iki cümle değiştirerek yeniden veriyor. Buna beceriksizlik, iş, adap, edep bilmezlik denir. Bu ülke iktidar partisinin yap boz tahtası değil."
`DEMOKRASİ ÖNCE SİYASİ PARTİLERİN İÇİNE GİRMELİ'
Türkiye Partisi'nin sivil anayasa getireceğini ve Siyasi Partiler Kanunu değiştireceğinin altını çizen Şener, "İktidarın Siyasi Partiler Kanunu'nu baştan sona değiştirmesi lazım. Bu ülkeden neden demokrasinin standartları düşük biliyor musunuz? Mevcut Siyasi Partiler Kanunu yüzünden. Siyasi partilerin içine girmeyen demokrasi ülkeye giremez. Başbakanda partilerin hukuki yapısının demokratik olmaması için sonuna kadar çaba harcıyor. Onun için Türkiye'de mevcut siyasi partiler kanunu en fazla bağlı, bağımlı kişi Başbakan'dır. Neden çünkü Başbakan partisinde demokrasi istemiyor. Başbakan, `Bütün demokratik girişimleri askıda bırakayım. Yaptığım kavga önemlidir. Yaptığım iş önemli değil' diyor" diye konuştu.
