Küresel kriz kalıcı değil mutlaka sona erecek
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye - Güney Kore İş Forumu'nda düzenlenen yemekte konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye - Güney Kore İş Forumu'nda düzenlenen yemekte yaptığı konuşma şöyle:
Korelinin yeri, Korelinin lokantası gibi tabelaları gördüğünüz zaman ya kendisi hala o dönemi yaşamış bir insandır ya da babası gidip dönmemiştir. Tabelayı da oraya asarak bunu kalıcı kılmıştır. Koreli dostlarımızda halkımızın adeta bilinç altına yerleşmiş olan dostluk hislerini karşılıksız bırakmamıştır.
Eli henüz kalem tutmaya başlayan Koreli miniklerin depremzedelerimiz için yazdıkları ve çiçeklerle süsleyerek büyükelçiliklerimize gönderdikleri mektuplar hala hafızalarımızdadır. Yarı final maçımızdan sonra Türk ve Koreli futbolcularımızla el ele verip taraftarı selamlamalarını hangi kelimelerle ifade edebiliriz ki?
İki dost ve kardeş ülkenin birbirine mesafesi bir et ve tırnak kadar yakındır. Küresel krizin ortaya çıkmasının ardından Sanayi üretimi istihdamı teşvik edecek bir dizi tedbirleri cesurca uyguladık.
Küresel ticaret ciddi şekilde daralırken Türkiye 102 milyar olan hedefine ulaştı. Türkiye'yi ziyaret eden turist sayısı 2003'te 23 milyon idi bu krizde 27 milyona ulaştı. Turizm gelirlerimiz aynı şekilde küresel krizden etkilenmemiş 2009'da 21,3 milyar dolar ile kapanmıştır. İhracat, istihdama yönelik olumlu sinyallerde gelmeye başlamıştır. Zigzaglar devam ediyor. Hızlı bir artış seyrini de müşahede etmiş durumdayız. Eylül 2008'den itibaren dünya genelinde 37 ülkenin notu düşürüldü. Yalnızca 17 ülke için not arttırımı yapıldı. Türkiye bu 17 ülke arasında yer aldı.
Türkiye ekonomisi için 2010 yılında bizim büyüme tahminimiz yüzde 3,5'tur. Bir çok uluslararası kuruluşun tahmini bu rakamın çok üzerindedir. Türkiye'nin son 7,5 yıl içinde elde ettiği yatırım ortamının iyileştirilmesidir. Yatırım ortamını güçlendirmek ve kolaylaştırmak için tarihi düzenlemeler yapıldı. Türkiye'nin çekmiş olduğu yıllık ortalama yatırım miktarı 1 milyar dolar iken bizim dönemimizde zirve yapmış ve 22 milyar dolara ulaşmıştır.
Koreli yatırımcı ve işadamlarını daha çok yatırım yapmaları konusunda bir an önce Türkiye'ye bugün geldiğiniz gibi daha farklı şekilde gelmenizi diliyorum. Şunu da hatırlatmak durumundayım küresel kriz mutlaka sona erer bu kalıcı değildir. Küresel kriz etkileri ile er yada geç telafi edilecektir. Bu süreç başlamıştır. Yatırım yapanlar kriz sürecini fırsata dönüştürenler krizden de karlı çıkacaklardır. Biz 2003 yılında uluslararası teşvik için yeni bir yasa çıkarttık. Yatırım ortamını daha da iyileştirmek için çabalarımız devam ediyor. Türkiye demokrasiye hukuka istikrar ve güven ortamına yaptığı yatırımlarla bölgesinin çok önemli bir ülkesi olmak için çaba gösteriyor.
AB ile katılım müzakerelerini yürüten bir ülkeyiz. 26. sırada iken 17. sıraya yükselmiş bir ülkeyiz. 17.sırada G-20 zirvelerinde 20 ülke olarak dünyanın geleceğini etkileyen ülkeleriz. Bu konuda ihracatta 500 milyar dolar gibi bir dengeyi yakalamanın da gayreti hesabı içerisindeyiz. Cumhuriyetimizin yüzüncü yıl dönümünde dünya Türkiye'yi mutlaka görecektir. Demokrasi ve hukuk alanında statükoyu tercih edemeyiz.
Türkiye'de yaşanan son gelişmeler özellikle de Türkiye'nin normalleştiğinin göstergeleridir. Değişim elbette kolay değildir. Tüm zamanlarda özellikle değişime karşı hep dirençler olmuştur.
Ben birkez daha buradan Kore savaşının 64. yıldönümünde ölen şehitlerimizi rahmet diliyorum.
Korelinin yeri, Korelinin lokantası gibi tabelaları gördüğünüz zaman ya kendisi hala o dönemi yaşamış bir insandır ya da babası gidip dönmemiştir. Tabelayı da oraya asarak bunu kalıcı kılmıştır. Koreli dostlarımızda halkımızın adeta bilinç altına yerleşmiş olan dostluk hislerini karşılıksız bırakmamıştır.
Eli henüz kalem tutmaya başlayan Koreli miniklerin depremzedelerimiz için yazdıkları ve çiçeklerle süsleyerek büyükelçiliklerimize gönderdikleri mektuplar hala hafızalarımızdadır. Yarı final maçımızdan sonra Türk ve Koreli futbolcularımızla el ele verip taraftarı selamlamalarını hangi kelimelerle ifade edebiliriz ki?
İki dost ve kardeş ülkenin birbirine mesafesi bir et ve tırnak kadar yakındır. Küresel krizin ortaya çıkmasının ardından Sanayi üretimi istihdamı teşvik edecek bir dizi tedbirleri cesurca uyguladık.
Küresel ticaret ciddi şekilde daralırken Türkiye 102 milyar olan hedefine ulaştı. Türkiye'yi ziyaret eden turist sayısı 2003'te 23 milyon idi bu krizde 27 milyona ulaştı. Turizm gelirlerimiz aynı şekilde küresel krizden etkilenmemiş 2009'da 21,3 milyar dolar ile kapanmıştır. İhracat, istihdama yönelik olumlu sinyallerde gelmeye başlamıştır. Zigzaglar devam ediyor. Hızlı bir artış seyrini de müşahede etmiş durumdayız. Eylül 2008'den itibaren dünya genelinde 37 ülkenin notu düşürüldü. Yalnızca 17 ülke için not arttırımı yapıldı. Türkiye bu 17 ülke arasında yer aldı.
Türkiye ekonomisi için 2010 yılında bizim büyüme tahminimiz yüzde 3,5'tur. Bir çok uluslararası kuruluşun tahmini bu rakamın çok üzerindedir. Türkiye'nin son 7,5 yıl içinde elde ettiği yatırım ortamının iyileştirilmesidir. Yatırım ortamını güçlendirmek ve kolaylaştırmak için tarihi düzenlemeler yapıldı. Türkiye'nin çekmiş olduğu yıllık ortalama yatırım miktarı 1 milyar dolar iken bizim dönemimizde zirve yapmış ve 22 milyar dolara ulaşmıştır.
Koreli yatırımcı ve işadamlarını daha çok yatırım yapmaları konusunda bir an önce Türkiye'ye bugün geldiğiniz gibi daha farklı şekilde gelmenizi diliyorum. Şunu da hatırlatmak durumundayım küresel kriz mutlaka sona erer bu kalıcı değildir. Küresel kriz etkileri ile er yada geç telafi edilecektir. Bu süreç başlamıştır. Yatırım yapanlar kriz sürecini fırsata dönüştürenler krizden de karlı çıkacaklardır. Biz 2003 yılında uluslararası teşvik için yeni bir yasa çıkarttık. Yatırım ortamını daha da iyileştirmek için çabalarımız devam ediyor. Türkiye demokrasiye hukuka istikrar ve güven ortamına yaptığı yatırımlarla bölgesinin çok önemli bir ülkesi olmak için çaba gösteriyor.
AB ile katılım müzakerelerini yürüten bir ülkeyiz. 26. sırada iken 17. sıraya yükselmiş bir ülkeyiz. 17.sırada G-20 zirvelerinde 20 ülke olarak dünyanın geleceğini etkileyen ülkeleriz. Bu konuda ihracatta 500 milyar dolar gibi bir dengeyi yakalamanın da gayreti hesabı içerisindeyiz. Cumhuriyetimizin yüzüncü yıl dönümünde dünya Türkiye'yi mutlaka görecektir. Demokrasi ve hukuk alanında statükoyu tercih edemeyiz.
Türkiye'de yaşanan son gelişmeler özellikle de Türkiye'nin normalleştiğinin göstergeleridir. Değişim elbette kolay değildir. Tüm zamanlarda özellikle değişime karşı hep dirençler olmuştur.
Ben birkez daha buradan Kore savaşının 64. yıldönümünde ölen şehitlerimizi rahmet diliyorum.
