Kadınların Korkulu Rüyası Yumurtalık Kisti
Medical Park Samsun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Ahmet Canbaz, kadınların korkulu rüyası olan yumurtalık kistleri hakkında bilgi verdi.

Yumurtalık kistlerine üreme çağındaki kadınlarda sık rastlandığına dikkat çeken Op. Dr. Mehmet Ahmet Canbaz, "Folikül kistleri yumurtlama sürecinde oluşan folikül adı verilen keseciğin aşırı büyümesiyle ortaya çıkar. Bu kistlerin çoğu 5 santim veya daha ufak çaptadır ve genellikle belirti vermezler. Folikül kistleri 1-3 adet döngüsü sonrasında kendiliğinden veya bu tür kistlerin varlığında doktor tarafından sıklıkla verilen doğum kontrol haplarının yardımıyla büzülerek kaybolurlar. Corpus luteum kistleri folikül kistlerin aksine genellikle ağrılıdırlar. Normalde belli bir süre sonunda ortadan kalkması gereken sarı cismin progesteron hormonu salgısına devam etmesiyle adet kanamasının gecikmesine neden olabilirler. Endometrioma (Çikolata kisti), endometriozis adı verilen durum yumurtalıklar içinde oluştuğunda burada içi koyu kahverengi, eskimiş kan dolu, sıvı çikolatayı andıran görünümde bir sıvı içeren kistlik oluşumlar meydana gelebilir. Polikistik over hastalığında tek büyük bir kist değil, çok sayıda ve
milimetrik boyutlarda kist yumurtalık içerisinde bulunur. Dermoid kist yumurtlama işleviyle ilgisi olmayan bir kist türüdür. İçi vücudun çeşitli dokularıyla dolu olabilir. Kistin içinde en sık cilt ve kıl yapıları görülmekle beraber, bazen diş dokusu bile görülebilir. Bu tür kistler ultrasonografide nispeten kolay tanınırlar" diye konuştu.
Dış gebelik konusuna da değinen Op. Dr. Canbaz, "Yumurtalıklara yakın komşulukta yer alan fallop tüplerinin içlerinin geçirilmiş enfeksiyonlara bağlı şişmesiyle oluşan kitleler ultrasonografide yumurtalık kisti izlenimi verebilir. Gebelik dönemde oluşan yumurtalık kistlerinin, gebelik oluşturmak için uygulanan yumurtlamayı sağlayıcı tedavilerde bir yan etki olarak yumurtalıklarda büyüme ve çok fazla sayıda kist oluşumu söz konusu olabilir. Yumurtalıklar diğer organlara göre belirti verme açısından daha
fakirdirler, çoğu kez bir şikayet oluşturmazlar ve rutin kontroller esnasında fark edilirler. En sık verdikleri belirti adet düzensizlikleri, karında şişlik, karın ağrısı, sindirim sistemi bozuklukları, idrar yolu şikayetleri gibi özgün olmayan belirtilerdir. Çok fazla büyümeyen bir yumurtalık kistidir, karın boşluğu içerisinde kendine rahatlıkla yer bulabileceği için şişlik yapmaz. Benzer şekilde hormon salgısı yapmayan kistler de adet düzensizliği oluşturmaz" şeklinde konuştu.
Dr. Canbaz, kistlerin tedavisi için şu önerilerde bulundu:
"Kistlerin tümü ameliyat gerektirmez. Yumurtalık kistleri uzun vadeli olarak şiddetli belirtilere neden olduklarında önceden gerekli incelemeler yapıldıktan sonra, planlı bir zamanda ameliyat edilirler. Torsiyon veya yırtılma gerçekleştiğinde acilen ameliyat edilirler. Yumurtalık kistlerinin boyutları arttıkça içlerindeki basınç artar ve kendi etraflarında dönerek kendilerini boğmaları veya yırtılma riskleri artar. Boğulma ve yırtılma durumlarında genellikle oldukça hazırsız bir zamanda ve optimal olmayan acil şartlarda ameliyat gerçekleşir. Bu, yumurtalığın kaybedilme riskini arttıran ve ameliyatın laparoskopi ile yapılma şansını belirgin olarak azaltan bir durumdur. Bu nedenle büyük kistlerde henüz bu tür durumlar gerçekleşmeden ameliyat edilmesi tercih edilir. Özellikle çok genç kızlarda ve menopoza yakın dönemde veya menopoza girmiş kadınlarda var olan kistler doktor için oldukça rahatsız edicidir. Bu tür durumlarda ultrasonografi ve diğer görüntüleme yöntemleri ve tümör belirteçleri bir kanseri düşündürmese dahi, kesin tanının konulması için doktor genellikle ameliyat önerir. Yine herhangi bir kadında ultrasonografide ve diğer görüntüleme yöntemlerinde kistin içinde sıvı dışında solid bir komponentin de bulunması veya tümör belirteçlerinde yükselme saptanması durumunda genellikle ameliyat önerilir."
